T. C. ANKARA 4.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/306 Esas - 2022/342
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
HAKİM..
KATİP..
DAVACI ...
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Dava konusu edilen “.....sayılı seri ve tanınmış olan markalar ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, zira davacının “... uygulamasının, davacının müşterilerinin yakıt tüketimlerini kontrol altına almasını sağlayan, verimlilik amaçlı bir sistemde 2005 yılından beri aktif bir biçimde kullanıldığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunun TÜRKPATENT tarafından da kabul edildiğini, ancak dava konusu edilen markanın kapsamına giren emtiaların davacının .... sayılı markasının da kapsamında yer almasına rağmen taraf markaları arasında, dava konusu edilen markanın kapsamında kalan mal ve hizmetler açısından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının marka olarak kendisine “...” ibaresini seçerek bu özgün, tanınmış ve ayırt edici niteliği yüksek markalara yakınlaşma çabası içerisinde olduğunu ileri sürerek, .....sayılı kararının iptaline ve... sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzemediğini, taraf markalarında ortak olan “....” ibaresi dışında başkaca kelime unsurlarının da bulunduğunu, zaten taraf markalarında ortak olan “.” ibaresinin yerleşik bir anlamı haiz tasviri /tanımlayıcı bir kelime olması nedeniyle tek başına markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, her ne kadar davacı taraf “...” ibaresini barındıran seri markalar oluşturduğunu beyan etmişse de, bu durumun kabulü halinde ...”lı hiçbir markanın tescil edilemeyeceği anlamının çıkacağını, böyle bir durumun kabulünün mümkün olmadığını, taraf markalarının genel görünümleri itibariyle de benzemediğini, davalının markasının kapsamında kalmış olan emtialar göz önüne alındığında somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının da gerçekleşmemiş olduğunu, davalının davacının markasından haksız olarak yararlanma ya da markayı gerçekte kullanmayıp yedekleme gibi bir saiki olmadığını, zaten de davacının kötü niyet iddialarını ispat edemediğini, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuştur.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın ....sayılı markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı ve SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, Türk patentin.... sayılı YİDK kararının iptalinin, davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. YİDK kararının 06/09/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 02/11/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ....sayılı kararında; " ...Markaların benzerliği hususu itiraza konu Markalar Dairesi Başkanlığı kararında da kabul edilmiş olduğundan bu husus çekişme konusu olmaktan çıkmış durumdadır?. Kurul da, markaların benzer olduğu yönündeki tespiti onamaktadır. Ancak, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı veya benzer olmadıkları tespit edildiğinden başvuruya konu hizmetler bakımından markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Muterize ait 'opet' markası tanınmış markalardan olmakla birlikte, somut uyuşmazlıkta markaların benzerliği ve markalar arasındaki karıştırılma ihtimali hususu, 'yakıt kart' ibaresi ile ilgili olduğundan, muterize ait 'opet' markasının tanınmışlığı somut olayla alakalı görülmemiştir. Başvurunun iyi niyet kurallarına aykırı biçimde yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanamadığından, bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekmiştir. İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.” Şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... .. 09,35.Sınıf . ... 04,09,35,37,39,42.Sınıf .. 04,09,35,37.Sınıf (ve diğerleri........)
Bilirkişi heyetinden alınan 25.07.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "1) Davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalardan42 sadece... sayılı marka özelinde, karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davacının diğer markaları ile dava konusu edilen markanın benzeşmediği,
2.Davalının markasının kapsamında kalmış olan emtialar ile davacının .... sayılı markasının tescilli olduğu emtialar arasında ayniyet/türdeşlik/benzerlik/ilinti bulunmadığı,
3.Davalının markasının kapsamında kalmış olan emtiaların hitap ettiği tüketiclerin/alıcıların, bu emtiaları satın aldığı anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyesinin düşük olmadığı,
4.Bu değerlendirmeler nedeniyle, karşılaştırılan markaların karıştırılma ihtimalinin/ iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
5.Davacının “tanınmış marka” iddiasının davalının 2019 89105 sayılı markasının hükmüne/tesciline bir etkisinin/engelinin olamayacağı,
6.Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği,
7.Dava konusu edilen 03.09.2021 tarihli ve .... Kararının, yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olduğu,
8.Davacının, 2019 89105 sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminin, yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı,. " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının " .." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber başvuru kapsamında bırakılan emtailar açısından mal/hizmet benzerliği oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulu gerçekleşmediği; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,4 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3.AAÜT uyarınca 15.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit şekilde verilmesine,
4.Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile....Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 05/12/2022 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)