Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5183 E. , 2023/1111 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 17-18-21-25/09/2020 tarihlerinde yayınlanan “...” adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirket hakkında 463.332,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı toplantıda alınan 15 no.lu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 17-18-21-25/09/2020 tarihlerinde yayınlanan "...” adlı programda, katılımcıların ailevi meselelerinin çözülmeye çalışıldığı, ... isimli şahsın, ... isimli karısının kayıp olduğu gerekçesiyle programa başvuru yaptığı, programda 17/09/2020 tarihli yayından itibaren ... ve ailesinin çevresinde yaşanan olayların her gün işlendiği, 25/09/2020 tarihli yayında, ...'nin hamile olduğu çocuğun babasının kim olduğuna ilişkin şüphelerin konu edildiği, yayın esnasında konu ile ilgili olarak "DNA testi açıklanıyor, son dakika, 6 aylık bebeğin babası kim? ... mi? Yoksa komşu ... mi?" şeklinde alt yazılara ekranda yer verildiği, devamında program sunucusu tarafından "... konusu ile devam ediyoruz. Bugün aslında beklenen gün sevgili seyirciler. DNA testinin sonucu ortaya çıkacak, dünyaya gelen 6 aylık bebeğin biyolojik babası kim?" şeklinde ifadeler kullanıldığı ve çocuğun babasının ... olmadığının açıklandığı, ardından ... tarafından programda konuk avukat olarak yer alan ...'den, eşinden boşamayı ve çocukların velayetinin kendisine verilmesinin istendiği, bunun üzerine program sunucusunun "Bu konuda anlaşacaksınız anlaşmalı boşanmayı biz yaparız. Ama onun haricinde çekişmeli boşanmaya giderse o süreç zaten sizin takip edebileceğiniz..." şeklinde ...'nın bu talebini yanıtladığı, programda konunun işlenişi sırasında programa katılan kişiler ve sunucu tarafından kullanılan ifadelerin toplumun millî ve manevî değerlerine aykırı nitelik taşıdığı, bu nedenlerle dava konusu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan yayın hizmetleri, "...Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlâka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirkete idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Üst Kurul kararı üzerine bakılan davanın açıldığı, dosya içeriğinde yer alan bilgi, belge ve CD kayıtları ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Türk Medeni Kanunu'nun 285. maddesi gereği evlilik birliği içinde doğan çocuğun babasının, babalık karinesi gereği koca olduğu, dava konusu yayında katılımcıların boşanma ve velayet konularında program sunucusu tarafından yanlış yönlendirildikleri, programın bu tarz durum ve olayların konuşulabildiği bir platform gibi aksettirildiği, dolayısıyla, katılımcıların program sunucusunu aile hukuku meselelerine ilişkin yetkili görmelerinden dolayı temel insan hakları ihlâllerine rıza gösterdikleri, programa katılan ...'nın program sunucusu ve konuk avukattan, boşanma ve velayet gibi haklarını sağlamasını istediği, ...'nin bu isteğine karşılık olarak sunucunun "Anlaşmalı boşanmayı biz yaparız" şeklindeki ifadeleriyle, katılımcıların program hakkında her şeyi konuşabilecekleri, sanki bir mahkeme salonundaymış gibi hareket edebilecekleri bir ortam izlenimine inandırıldığı ve bunu teyit eden ifadelerin kullanıldığı, konunun işlenişi sırasında kullanılan ifadelerin, toplumun millî ve manevî değerlerine aykırı nitelik taşıdığı ve bunun kamuoyunda evliliğe ve aile yapısına dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, söz konusu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin ihlâl edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu yayında milli ve manevi değerlere, aile kavramına aykırı yayın ilkesi ihlâllerinin bulunmadığı, dava konusu yayında işlenen konuların toplumsal hayatta bir gerçeklik arz ettiği, program katılımcılarının programa kendi istekleri ile katıldıkları ve program formatından haberdar oldukları, yayının niteliğinin dikkate alınmadığı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, programa katılan kişiler her ne kadar rızaları ile programa katılmış olsalar da kişilik hakkının vazgeçilemez haklardan olduğu, doğacak çocuğun babasının kim olduğuna yönelik tartışmaların çocuğun kişilik haklarını zedeleyeceği, yayının Türk aile kavramına dair kabullere tamamen aykırı olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.