6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/8120 E. , 2014/9828 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/11/2012
NUMARASI : 2010/1455-2012/1313
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tesbiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracılığın tespiti ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, 01.11.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile Teyyareci Fehmi sokakta bulunan 37 nolu musakkaf iş yerinin kiracısı olduğunu, Emlak ve İstimlak Müdürlüğünce gönderilen 15.09.2010 tarihli yazı ile sözleşmenin 01.11.2010 tarihinde sona ereceğinden kiralananın tahliye edilmesinin istendiğini, davaya konu taşınmazın ihale ile kiraya verilmediğini, bu nedenle 2886 Sayılı Yasa hükümlerinin somut olaya uygulanamayacağını belirterek çekişmenin önlenmesi ve kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava konusu yerin 2886 Sayılı Yasa'ya göre kiraya verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 2886 Sayılı Yasa'nın 75.maddesi gereğince davacının kiracılık ilişkisinin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanun'unun 5737 Sayılı Kanun'un 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Kanun'unun 15/p-3. maddesi hükmüyle belediye taşınmazları, 5538 Sayılı Kanun'un 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ve son olarak 5737 Sayılı Kanun'un 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasal süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasa'nın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanun'una tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden, gerekse mülkiye amirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez.
Olayımıza gelince; davacı ile davalı arasında 1.11.2003 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlenmiş, ancak kiracılık ilişkisi 2886 Sayılı Devlet İhale Kanun'u uyarınca ihale ile tesis edilmemiştir.
Davalı tarafından dava konusu kiralanan ilk olarak 21.12.1992 tarihinde ihale ile dava dışı Kemal İlhan’a kiralanmışsa da, kira ilişkisinin 2886 Sayılı Yasa'nın 66.maddesi uyarınca davacıya devredildiğine ilişkin her hangi bir delil sunulmamıştır. Dava konusu işyeri, davacı kiracıya 2886 Sayılı Devlet İhale Kanun'u uyarınca kiraya verilmediği gibi anılan yasada belirtilen usule göre kira ilişkisi devredilmediğinden olaya 2886 sayılı yasanın 75.maddesi hükmünün uygulanma ihtimali yoktur. Bu durumda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kiralananın niteliğine ve dava açılış tarihine göre 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümlerine göre tayin ve tespiti gerekir. Kiralanan 6570 Sayılı Yasa'nın 1.maddesi kapsamında kalan taşınmazlardan olup davalı kiralayanın süre bitimine dayalı olarak tek yanlı fesih hakkı yoktur. Bu nedenle davacının kiracılığının tespiti ve davalının muarazasının giderilmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.