6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/4781 E. , 2014/7246 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2011/481-2013/287
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. H.. Ö.. ve davalı vekili Av. M.. Ö.. ve Av. Z.. A.. geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava sözleşmenin haksız fesih nedeniyle kira süresi sonuna kadar olan kira paralarının ve kaybedilen plastik kasa bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2.Davacı vekilinin yoksun kalınan kira bedeline yönelik, davalı vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, taraflar arasında 30.04.2008 tarihli ve 5 yıl süreli plastik kasa kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davalıya özel olarak üretilen 243.976 adet katlanabilir plastik meyve kasasının 0,31 TL/ay + KDV kira bedeli üzerinden davalıya kiraya verildiğini, davalının keşide ettiği 22.07.2011 ve 01.08.2011 tarihli ihtarnameler ile sözleşmeye konu kasaları kaybettiğinden bahisle sözleşmeyi haksız ve tek tarafları olarak feshettiğini, sözleşmenin 4.madde kayıp kasa bedelinin 4 Euro+Kdv olarak belirlendiğini, ancak bu bedelin 5 yıl süre ile kira alınacağından hareketle belirlenmiş bir bedel olduğunu, bu nedenle kayıp kasa bedellerinin sözleşme sonunda ödeneceğinin kararlaştırıldığını, kaldı ki sözleşmenin 8. Maddesine göre, davalının sözleşme süresi içinde kasaları satın almak istemesi durumunda davacı ile mutabakata varması gerektiğini, dönem içinde kayıp kasa olması halinde bunların kira bedellerinin sözleşme sonuna kadar ödenmeye devam edilmesi ve sözleşme sonunda 4 Euro + KDV üzerinden bedellerinin ödenmesi gerektiğini, oysaki davalının süresinden önce sözleşmeyi feshedip sözleşme sonu için kararlaştırılan bedel üzerinden kasalara sahip olmaya çalıştığını, davalının haksız feshin sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, sözleşmenin 4.maddesi hükmüne göre davalının kira süresi sonuna kadar olan kira bedelleri yanında, sözleşme sonu için öngörülen adedi 4 Euko+KDV üzerinden kayıp kasa bedellerini ödemesi gerektiğini, söz konusu alacağın tahsili için davalı hakkında İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün 2011/15002 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, belirterek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise; sözleşmenin feshinin hukuka uygun olduğunu, kayıp kasalar için kira bedeli ödenmesinin sözleşmeyi çekilmez kıldığını, davacıya iadesi mümkün olmayan kasalara yönelik olarak müvekkilinin satın alma talebinin davalıdan karşılık görmediğini, kabul manasına gelmemek kaydı ile hem kasa bedeli hem kira bedeli istenemeyeceğini davacının kayıp kasalar için talep ettiği 4 Euro+ KDV bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı nedene dayanmadığı, davalının sözleşme süresi sona ermeden sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, sözleşme süresi sonuna kadar mahrum kalınan kira bedeli ve kaybedilmiş olan kasaların bedelini ödemekle yükümlü olduğu gerekçesi ile kayıp kasa bedeli ve kira bedeli olarak 4.781.305 TL üzerinden itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 30.04.2008 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin konusu; davalının tüm lojistik depolarında kullanacağı veya tedarikçilerine alt kiraya verebileceği plastik meyve kasalarının davacı tarafından temin edilerek davalıya kiraya verilmesidir. Sözleşmede kira bedeli kasa başına aylık 0,31 TL+Kdv olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 4.maddesi “…….sözleşme dönemi boyunca kasaların herhangi birinin kayıp veya kullanılamayacak olması durumunda C... kasa bedelini sözleşme sonunda Odesaya ödeyecektir. Kasa bedeli boyut ayrımı yapılmaksızın 4 Euro+Kdv olarak belirlenmiştir” hükmünü içermektedir. Sözleşmenin 8.maddesi ise “……beş yıllık sözleşme süresince kira bedeli sabit kalacaktır. C... dönem içinde kiraladığı kasaları satın almak istemesi halinde Odesa ile mutabakata varması gerekecektir” hükmünü içermektedir. Davalı 22.07.2011 keşide tarihli ihtarname ile toplam 245.000 adet plastik kasadan ciddi adedinin kayıp olduğunu belirterek davacıya sözleşmenin feshini bildirmiş, ihtarın tebliğ edilememesi üzerine aynı konuda keşide ettiği ikinci ihtar 03.08.2011 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Davacı, fesih bildirimi ile sözleşme ilişkisinin sona erdiğinden hareketle kaybolan kasa bedellerini ve sözleşme süresi sonuna kadar işleyecek kira bedellerinin tahsilini istemiştir. Kural olarak kiracı, kira sözleşmesi kapsamında kendisine verilen şeyi özenle kullanmak ve kira süresi sonunda da aldığı hali ile iade etmekle yükümlüdür. İadesi mümkün olmaya kasalara yönelik olarak taraflar sözleşmenin 4.maddesinde, sözleşme sonunda ödenmek üzere 4 Euro+Kdv kasa bedeli kararlaştırmışlardır. Kasaların kaybedilmesi davalının kusuruna dayalı olup aksi davalı tarafından kanıtlanamadığından kasa bedellerine yönelik istemin kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacının yoksun kalınan kira bedeline yönelik istemine gelince; kira sözleşmesinin 4.maddesi ile tarafların hedeflediği husus; sözleşme konusu menkullerin (kasaları) sayıca bir kısmının kaybedilmesi veya kullanılamaz duruma düşmesi halinde kiracının kira parasında kesintiye gitmeyip sözleşme sonuna kadar kira bedelini tam ödemesi ve sözleşme sonunda da eksik kasa miktarı kadar (adeti 4 Euro+ Kdv üzerinden) kiraya verene tazminat ödenmesidir. Ne var ki davalı kasaların tamamına yakın bir kısmını kaybettiğini ileri sürmüş olup aksi davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Sözleşmeye konu kasaların tamamının veya tamamına yakın bir kısmının iadesi mümkün olmayacak şekilde kaybedilmesi her iki taraf yönünden sözleşmenin ifasını imkansız kılmıştır. İfa imkansızlığının söz konusu olduğu hallerde (sözleşme konusu şeyin yok olması, telef olması, kaybedilmesi vs.) kira ilişkisi kendiliğinden son bulacağından somut olayda sözleşmenin 4.madde hükmünün uygulanma imkanı da ortadan kalkacaktır.
Geçerli bir borç ilişkisinin doğumundan sonra meydana gelen ve ifa imkanını kısmen veya tamamen ortadan kaldıran haller eğer borçlunun kusuru ile meydana gelmişse bu takdirde borçlu alacaklının bu yüzden maruz kaldığı zararı tazmin ile yükümlü olur. Somut olayda kusurlu imkansızlığa davalı sebebiyet vermiş olup bu kapsamda kiraya verene tazminat ödemekle yükümlüdür. Öte yandan zarar gören de TBK’nun 52.maddesi hükmü uyarınca zararın artmaması için kendisinden beklenen tutum ve davranışları sergilemekle yükümlüdür.
Bu kapsamda mahkemece sözleşme ilişkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren davacının zararın azalması için ne yapması gerektiğinin araştırılarak mevcut koşullar çerçevesinde makul bir süre belirlenerek kalan sözleşme süresine ilişkin tazminatın bu şekilde belirlenmesi gerekir. Kabul şekline göre de; dava kabul ile sonuçlanmış olup davacının takip aşamasında ve dava açarken ödediği yargılama harcının, yargılama giderleri kapsamında davalıya yükletilmesi gerekirken bu husus nazara alınmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.