6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/5323 E. , 2014/8043 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Beypazarı İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2013/101-2013/119
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi amacıyla yapılan takibe itiraz edilmemesi, yasal süresi içerisinde de takibe konu kira parasının ödenmemesi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK 462/8 maddesi uyarınca, acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, kısıtlı (veya küçük) adına vasinin dava açması vesayet makamının iznine tabidir. Husumete izin alınmadan dava açılması ve yargılama sırasında da kısıtlılığın (veya küçüklüğün) devam etmesi halinde husumete izine ilişkin eksik işlemlerin yargılama sırasında tamamlanmasında yasal engel olmadığı gibi yargılama sırasında kısıtlılığın (veya küçüklüğün) bir şekilde sona ermesi halinde ise dava (fiil) ehliyetini kazanan kısıtlı (veya küçük) tarafından veya kısıtlılığın vefat ile sona ermesi halinde ise mirasçıları tarafından takip edilebileceğinden bu durumda husumete izin alınmasına artık gerek yoktur.
Olayımıza gelince; Davacı alacaklı K.. B..'ın Beypazarı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/59 E. 2012/188 K. sayılı ilamı ile kısıtlanmasına ve kendisine vasi olarak E.. B..'ın atanmasına karar verilmiştir.
İcra takibi de, alacaklı K.. B..asisi E.. B.. tarafından davacıya vesayeten yapılmış, dava ve takip öncesinde vasi tarafından TMK.nun 426/8 maddesi gereğince vesayet mahkemesinden izin alınmamıştır. Vasinin TMK'nun 426/8 maddesi gereğince husumete izin kararı almadan yargılamayı yürüttüğü düşünülse de, dosyanın geri çevrilmesi üzerine davalı vekilinin verdiği beyan dilekçesinden ve UYAP ortamında alınan nüfus kayıt örneğinden kısıtlının karardan sonra 26.12.2013 tarihinde öldüğü anlaşıldığından husumete izine ilişkin usulü işlemlere gerek kalmamıştır. Bu durumda mahkemece kısıtlı olan davacının ölümü nedeniyle mirasçıları tespit edilerek ve davada yer almaları sağlanarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.