6. Hukuk Dairesi 2014/9865 E. , 2014/10966 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Isparta 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2013
NUMARASI : 2013/242-2013/666
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalı vekilinin dava açılmadan önce yapılan ödemelere ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 05.11.2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 05.04.2012 tarihinde başlattığı icra takibi ile 05.02.2012 tarihinde ödenmesi gereken 61.651 TL kira bedeli, 1697 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.348 TL'nin tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalı yasal süresinde yaptığı itirazı ile borca ve ferilerine itiraz etmiştir.
Davalı tarafından dava açılmadan önce 17.4.2012 tarihinde 10.000 TL’nin icra dosyasına yatırıldığı anlaşılmaktadır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay HGK'nun 2011/13-29 Esas 2011/56 Karar 09.02.2011 tarihli kararında da açıklandığı üzere, İtirazın iptali davasında, dava tarihinden önce yapılan ödemeler düşülerek alacağın varlığının dava tarihi gözetilerek belirlenmesi ve davacının dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre icra inkar tazminatına hükmedilmesi dava ekonomisi ve yararlar dengesine uygundur. Ayrıca, takip konusu alacak için borçlunun icra dairesi dışında yaptığı ödemeler, takip konusu alacaktan İcra Müdürlüğünce kendiliğinden mahsup edilemeyeceğinden, harici ödemelerin İcra Müdürlüğünce kabulü için, alacaklının muvafakati gerektiğinden, genel mahkemede görülen itirazın iptali davasında mahkemece kısmi ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğuna dair bir karar verilmesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Öte yandan, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç ( alacağın tahsili ), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre; gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Ayrıca dava açılmadan önce ödenen kısım için icra inkar tazminatına hükmedilemez. Bu nedenle dava açılmadan önce borcun bir kısmı ödendiğine göre bu kısım düşüldükten sonra bakiye alacak yönünden itirazın iptaline ve hüküm altına alınan bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.