6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/9652 E. , 2014/11799 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2014
NUMARASI : 2013/803-2014/505
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava akde aykırılık nedeniyle tahliye ve kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 316.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
Olayımıza gelince davacı davalının sözlü kira akdi ile dava konusu kiralananda kiracı olduğunu yanındaki dükkanı da işgal ettiğini,taşınmaza kötü kullandığını,suyu kaçak kullandığını,elektrik ve su bedellerinin ödenmediğini,kira bedelini de düşük gösterdiğini gönderilen ihtarı da dikkate almadığını belirterek kiralananın akde aykırılık nedeniyle tahliyesini ödenmeyen 1.500 TL kira bedelinin tahsilini istemiştir.Davalı ise taraflar arasında sözlü değil yazılı kira sözleşmesi olduğunu bitişiğindeki dükkanın işgal edildiği iddiasının doğru olmadığını,önceki dükkanın aylık kirasına bu dükkanın kirasının da ilave edilerek büro olarak kullanıldığını 3 yıldır bu duruma davacının itiraz etmediğini,yapılan imalatların ise kiralama amacına uygun olarak yapıldığını akte aykırı davranmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Tahliyesi istenen yer konut ve çatılı iş yeri sözleşmeleri hükümlerine tabidir.Konut ve çatılı iş yeri kiralarına tabi yerlerde akte aykırılık nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için yukarda açıklandığı gibi TBK 316/2 maddesi uyarınca otuz günlük süreli ihtar tebliğ edilmesi gerekir.Davacının dava dilekçesindeki belirttiği kaçak su kullanıldığı iddiası kanıtlanamadığı gibi elektrik, su ve kira bedelinin ödenmemesi ve kiralanan yerin dışında başka bir dükkanın işgal edilmesi akte aykırılık olarak kabul edilemez. Bu nedenle akte aykırılık nedeniyle açılan tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı 18.07.2013 tarihli dilekçesinde davalının aylık 1.500 TL kira borcu olduğunu belirtmiş davalı ise 22.07.2013 tarihinde PTT ile online olarak davacı adına göndermiştir.Bu durumda davalı tarafından gönderilen 22.07.2013 tarihli 1.500 TL havalenin davacı tarafından alınıp alınmadığı üzerinde durularak sonucuna gör alacak konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacağın kabulüne de karar verilmesi doğru değildir Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Kabule göre de akte aykırılığın giderilmesi için davalıya gönderilen ihtarnamede otuz gün süre verilmediği, verilen sürenin kiralananın otuz gün içinde tahliye edilmesini içerdiği TBK.nın 316/2.maddesine uygun olmadığının gözetilmemesi hatalı olmuştur.