6. Hukuk Dairesi 2014/11187 E. , 2014/11903 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2014/109-2014/366
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması, tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılmasına, tahliyeye karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 01.01.2011 başlangıç tarihli 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak davalı borçlu hakkında, 07.01.2014 tarihinde başlattığı tahliye istekli icra takibi ile, aylık 3850 TL'den ödenmeyen 2014 Ocak ayı ile muaccel olan dönem sonuna kadarki kira bedelleri toplamı olarak 45960 TL'nin tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde, kira sözleşmesinin yapılmasından sonra devam ettirilmediğini, işyerinin G.. G.. tarafından işletildiğini ve 3 yıldır kira bedellerinin de onun tarafından yatırıldığını belirtmiştir. Mahkemece, takibe konu Ocak 2014 kira bedelinin süresinde ödenmesi nedeniyle muacceliyet koşulunun gerçekleştiğinden bahisle istemin kabulüne karar verilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı borçlunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2.Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346. maddesinde, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde, Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de, Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur.
Bununla birlikte, 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunu’nda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Uyuşmazlık konusu olmayan taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kira bedellerinin her ayın ilk beş gününde ve peşin ödeneceği, 3. maddesinde aylık kira bedellerinin süresinde ödenmemesi halinde sonra gelen aylar kira bedellerinin muaccel olacağı kararlaştırılmış ise de, dosya kapsamından kiracının TTK’nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda, mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK’nun 346. maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek, değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Öteyandan davalı borçlu temyiz dilekçesine eklediği, Üsküdar ...... Noterliğinin 17.02.2014 düzenleme tarihli .......yevmiye nolu düzenleme şeklinde Emanet Tutanağı ile kiralananın karardan önce boşaltılarak anahtarlarının adı geçen noterliğe bırakıldığını ileri sürdüğüne göre bu emanet tutanağının davacı alacaklıya tebliğ edilip edilmediğinin tespiti ile, tebliğ edilmesi halinde tebliğ tarihi tahliye tarihi kabul edilerek o tarihe kadarki kira, alacağı ile tahliye hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.