12. Ceza Dairesi 2012/19748 E. , 2013/15776 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.Dosya kapsamına göre, sanığın, eşiyle ilişkisi olduğunu düşündüğü, katılan adına arkadaşlık sitelerinde üyelik işlemleri yaparak, elektronik posta adresi oluşturduğu sitelerde, katılanın bilgisi ve rızası dışında, ona ait cep telefonu ve evde kurulu telefon numaraları ile MSN adresini yazıp, katılanın fotoğraflarını koyduğunun iddia edilmesi karşısında, kanıtlanması halinde eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı; anılan maddede öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Kabul ve uygulamaya göre de:
Sanık ve eşinin, katılanla aralarında samimiyet bulunduğu dönemde, katılanın fotoğraflarını temin etmiş olmaları, tanık Aygül Kaya'nın, “...bir gün sanığın yanına gittiğimde, eşi ile müşteki arasında bir ilişki olduğundan şüphelendiğinden bahsetti. Sevil'i internete vereceğini söyledi, onun bende resimleri var, internete vereceğim, dedi.” şeklindeki anlatımı ve taraflar arasında husumet bulunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi için; katılanın beyanlarında geçen arkadaşlık sitelerine, onun adına üyelik işlemlerinin yapıldığı bilgisayarın, internet servis sağlayıcısı ve internet servis sağlayıcısı tarafından verilen IP adresinin tespit edilmesi, tespit edilen IP adresinin belirtilen tarih ve saatte hangi abone tarafından kullanıldığının ve o abonenin kimlik ve açık adres bilgilerinin belirlenmesi, IP adresini kullanan abonenin sanıkla bağlantısı araştırılıp, gerektiğinde eşiyle beraber internet kafe işlettiklerini beyan eden sanığın iş yerinde ve evinde kullandığı bilgisayarlar üzerinde, bilişim uzmanı üç kişilik bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak, katılana ait cep telefonu ve evde kurulu telefon numaraları ile MSN adresinin yazıldığı ve katılanın fotoğraflarının konulduğu üye profillerinin, sanığın kullanımında olan bilgisayar aracılığıyla oluşturulup oluşturulmadığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde, sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.