6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/9383 E. , 2014/11348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/03/2014
NUMARASI : 2014/22-2014/240
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne,akdin feshine ve tahliyeye karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388.maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesinde belirtilmiştir.
Buna göre karar, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Karar gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır.
Somut olayda; Davacı vekili,dava dilekçesinde ,itirazın kaldırılması,takibin devamı ve tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,dava konusu yerin kaçak olması ile ilgili davanın derdest olduğunu,davacının hukuki yararı bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece,davanın kabulüne,akdin feshine ve tahliyeye karar verilmiştir.
Hükmün gerekçe kısmında “...davalı itirazlarını İİK'nun 269/b ve c maddelerindeki belgelerle kanıtlayamadığı,itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar vermek gerektiği...” yazılmış ancak,hüküm fıkrasında davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen sadece tahliyeye karar verilmiş,itirazın kaldırılmasına ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece, hem davanın kabulüne karar verilip hem de taleplerin tümü hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyerek,kararın gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratacak şekilde müphem,yargıtay denetimine elverişli olmayan bir karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.