6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/3239 E. , 2014/6576 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2013/68-2013/1304
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davaya konu kiralananı, 22.06.2012 tarihinde satın aldığını, taşınmazın satın alındığı ve kiralananın altı ay içinde tahliye edilmesi hususunu bildirir 26.06.2012 tarih ve 12620 Y.N ihtarnamenin 17.07.2012 tarihinde davalı kiracıya tebliğ edildiği halde, kiralananın tahliye edilmediğini, müvekkilinin inşaat mühendisi olduğunu, taşınmaza da inşaat malzemesi satış yeri olarak kullanmak üzere ihtiyacının bulunduğunu belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde ihtarın tebliğine ilişkin hiçbir itirazda bulunmaksızın, davacının ihtiyacının samimi olmadığını, kiraların düzenli ödendiğini, davacının taşınmazı içerisinde kiracı olduğunu bilerek satın aldığını, davanın reddini savunmuş, ön inceleme safhasından sonra 01.07.2013 tarihinde verdiği dilekçe ile kiralananı önceki kiracı Migros A.Ş. den devraldıklarını, şirketlerinin genel merkezlerinin İstanbul olduğunu, ihtiyacın ve satın alınmanın bir ay içerisinde şirkete bildirilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece 17.07.2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamenin “Şok Market .. Şubesi” adresine gönderildiğini, şubenin herhangi bir tüzel kişiliği olmadığını, ihtarnamenin Şok Marketler Tic. A.Ş. Üsküdar/İstanbul” adresine gönderilmesi gerektiğini, buna göre bir aylık sürede ihtarname tebliğ edilmediğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ihtarname süresinde kabul edilse dahi davacının inşaat mühendisi olduğunu ve zabıta araştırmasına göre halen müteahhitlik yaptığını ve ihtiyaçlarını bu şekilde karşıladığı, ayrıca davacının sunduğu yazı içeriklerine göre de şantiye şefi olarak mesleki faaliyetini sürdürdüğü, mevcut işinin bulunduğu bu nedenle ihtiyacının samimi olmadığı belirtilerek davanın süreden ve ayrıca esastan reddine karar verilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir. Her ne kadar satın alınma tarihi itibari ile henüz Türk Borçlar Kanunu hükümleri yürürlüğe girmemiş ise de, ihtara ilişkin aynı düzenleme 6570 Sayılı Yasada da yer aldığından satın almanın ve ihtarın mülga yasa döneminde yapılmış olması da sonucu değiştirmez.
Olayımıza gelince; Taraflar arasındaki uyuşmazlık 17.07.2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamenin şubeye tebliğ edilmesi halinde geçerli olup olmadığına ilişkidir. Tebligat “Şok Marketler Ticaret Anonim Şirketi ..Şubesi” olarak ticaret sicilinde kayıtlı ve belirtilen şube için kullanılan kiralanan adrese gönderilmiştir. Her ne kadar tebligata “Şok Market .. Şubesi” yazılı ise de, tebligat usulüne uygun olarak şirket çalışanına tebliğ edilmiştir. Nitekim davalının da cevap dilekçesinde bu tebligattan haberi olmadığı, bu nedenle kiraları önceki malike yatırdığı gibi iddiaları da bulunmamaktadır. Tebligat Kanun'unun 12. maddesinin 2. fıkrasında “Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.” şeklinde düzenleme olup, davaya konu uyuşmalığın söz konusu şubeye ilişkin olması nedeni ile yapılan tebligat usulüne uygundur. Bu nedenle mahkemenin süresinde tebliğ edilen ihtarname bulunmadığından bahisle davanın reddine ilişkin gerekçesi yerinde değildir.
Öte yandan, mahkemece davanın “dava şartı” olmadığından bahisle reddine karar verildikten sonra, işin esasına ilişkin değerlendirme yapması doğru değil ise de; Mahkemece bu husus da değerlendirilerek davacının inşaat mühendisi olduğu,şantiye şefi olarak çalıştığı, zabıta araştırmasına göre de müteahhitlik yapması nedeniyle taşınmaza ihtiyaç iddiasının samimi olmadığı kabul edilmiştir. Davacının hali hazırda çalışıyor olması ihtiyacının samimi olmadığı sonucunu doğurmaz. Zira davacı tarafından söz konusu taşınmazın yatırım için değil, ticari faaliyette bulunulmak için satın alındığı belirtilmiş olduğundan tüm delillerin birlikte değerledirmesi olayın özelliğine göre ihtiyacın samimi ve zorunlu olup olmadığı üzerinde durulması gerekir. Kaldı ki dinlenen davacı tanığı da davacının beyanlarını doğrulamıştır. Mahkemece, mahallinde keşif yapılarak taşınmazın yapılmak istenen işe elverişli olup olmadığı da değerlendirilmemiştir. Bu nedenle sırf davacının mevcut işinin olması nedeniyle ikinci bir iş yapma isteğinin tahliye nedeni olmayacağına ilişkin mahkeme gerekçesi de, olayın özelliğine ve toplanan delillere göre (davacının bu amaçla taşınmazı aldığını iddia etmesi, inşaat mühendisi olması, yapmak istediği iş, oda kayıtları nazara alındığında yaptığı işin kendi işi olmaması, şantiye şefi olarak ücretli çalışıyor olması v.s) uygun değildir. Bu itibarla, mahkemece, kiralananın ihtiyaca uygunluğu yeterince araştırılmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.