6. Hukuk Dairesi         2014/8462 E.  ,  2014/12232 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 21/04/2014

NUMARASI : 2013/1057-2014/587

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. E.. D.. ve davacılar vekili Av. H.. A.. geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne,davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalının araç kiralama işi yaptığını, davacıların davalıya ait iş yerinden .....plakalı aracı kiraladıklarını ve araç kira bedellerini peşin ödedikleri için davalının 28.01.2013 tarih ve 2.400 TL bedelli ve 09.03.2013 tarihli 1.416.-TL bedelli faturaların davacı tarafa kapalı olarak teslim ettiğini,kiralanan aracın güvencesi olarak davacıların dava konusu bonoyu boş olarak imzalayıp davalıya verdiğini,davacı R.. Y..'ın diğer davacı şirketin yetkilisi ve sahibi olarak bonoları imzaladığını,davalı ile aralarında araç kiralama dışında başka ticari ilişki bulunmadığını,davalının borç verildi iddiasının gerçek olmadığını,davacının davalıyı tanımadığını,aracın davalıya teslim edilmesine(iade) rağmen kira sözleşmesinin ekinde bulunan boş bonoların takibe konulduğunu,takip konusu bononun teminat senedi olduğunu,tarafların ticari defterleri incelendiğinde güvence için verildiğinin anlaşılacağını belirterek Antalya 1. İcra Müdürlüğünün 2013/3944 esas sayılı dosyasında takibe konulan bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacılar lehine % 20 kötüniyet tazminatı verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili,cevap dilekçesinde,takibe konu bonoda asıl borçlunun davacı R.. Y.. olduğunu, diğer davacı şirketin kefil olduğunu, davacı şirket ile ticari bir ilişkilerinin bulunmadığını, kıymetli evrakın ticari defterlere işlenmemesinin bedelsizlik iddiasının ispatında kullanılamayacağını, bononun davacı R.. Y..'a verilen borç kaşılığı alındığını,oto kiralama işi için alınmadığını, bononun keşide tarihinin 2012 yılı olmasına rağmen oto kiralama sözleşmesinin 2013 yılına ait olduğunu, sözleşme altında bir boş senet bulunduğunu,o kiralama için senet keşide edilmediğini,ayrıca davalı tarafından davacı şahsa kiralanan aracın, davacının yapmış olduğu kaza nedeni ile kullanılamaz hale geldiğini, davalının aracı tamir ettirmek zorunda kaldığını, bu konudaki hak ve taleplerini saklı tuttuğunu belirterek davanın reddini savunmuş,mahkemece,davanın kabulüne,davacıların Antalya 1.İcra Müdürlüğünün 2013/3944 Esas sayılı takibin dayanağını teşkil eden 01.10.2012 keşide tarihli 40.000 TL bedelli 01 Kasım 2012 vade tarihli bono nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kabul olunarak 8.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

Davalı tarafından davacılar aleyhine Antalya 1.İcra müdürlüğünün 2013/3944 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde 6.5.2013 tarihli takip talebi ile örnek 10 ödeme emri gönderilerek 40.000 TL asıl alacak ve 3.107,08 TL işlemiş faiz toplamı 43.107,08 TL'nin tahsilinin talep edildiği,takip talebinde 1.10.2012 tanzim ve 1.11.2012 vadeli 40.000 TL bedelli bonoya dayanıldığı,her iki borçlunun(dosyamız davacıları) ödeme emrine itiraz etmedikleri görülmüştür.

Davacı tarafça davalı ile aralarındaki araç kiralama sözleşmesi nedeniyle teminat senedi olarak boş olarak davalıya verildiği iddia edilmiş,davalı tarafça da davacılardan R.. Y..'a ödünç para verilmesi nedeniyle alınan bono olduğu savunulmuştur.

Takip konusu bono incelendiğinde nakden düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafça davacılardan R.. Y..'a ödünç verilen para karşılığında bononun düzenlendiği savunulduğuna göre davalı tarafça bononun düzenlenme sebebi talil edilmemiştir. Bu durumda ispat külfeti davacı tarafta olup,davacılar bonoya karşı ileri sürdüğü iddialarını(bedelsizlik iddiasını) aynı kuvvette yazılı delille kanıtlamak zorundadır(dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 201.maddesi(1086 sayılı HUMK'nun 290.mad.)).Yazılı delil sunulamaması halinde ise,davacıların delil listesinde “her türlü delil” denilerek yemin deliline de dayanılmış olduğundan ,davacıların davalıya yemin teklif etme hakları hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
11.11.2014 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 HMK md.201 K6100 md.201