Esas No
E. 2021/75
Karar No
K. 2023/1296
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/75

KARAR NO: 2023/1296
KARAR TARİHİ: 21/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/06/2019

NUMARASI : 2015/... ESAS 2019/... KARAR

DAVACILAR : 1-...

2-... - ...

VEKİLLERİ: Av. ...

Av. ...

DAVALILAR: 1-....

2....

VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 21/12/2023
YAZIM TARİHİ: 21/12/2023

... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2019 tarih ve 2015/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ :

Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 12 şubesi ile ... Marketleri çalıştırdığını, davalı şirket ile 10 yıldır ticaret yaptığını, tüm borçlanmalarına yalnızca vadeli banka çeki vererek ödeme yaptığını, 2013 yılının ilk aylarında müvekkilinin davalı tedarikçi firma ... Paz. Ltd. Şti.'nin sahibi ... ile mal alımlarının devamı için birkaç defa görüşme yaptığını ancak davalı firma teklif veremediğinden 2013 yılında mal alımı yapamayacaklarını davalı şirket sahibine söylediğini, davalı şirket sahibinin ödeme günü gelmemişte olsa tüm borçların kapatılmasını istediğini, para yoksa borcun karşılığında stoklarda bulunan muhtelif mallardan mal verin dediğini, müvekkili ...'ın davalı şirketin sahibi olan ...'a önceden teminat olarak verilmiş ve ...'ın üzerinde kendi imzası olan 690.000.TL tutarlı teminat senedi olduğunu dikkate alarak davalı ...'in bu talebini kabul etmek zorunda kaldığını, davalı şirketin sahibi ...'ın mal verildikten sonra 53 adet çekin iadesini yapacağı, daha sonra birlikte hesaplaşma yapılacağı, borçlu veya alacaklı çıkması halinde her iki tarafında borcunu nakit olarak ödeyeceğini, borç bakiyesinin sınıflanması halinde teminat senedinin iadesi yapılacağının anlaşıldığını, müvekkilinin 457.577,43.TL tutarındaki malları faturaları ile davalı firmaya verdiği, davalının çekleri ve teminat senedini vermemek için hesaplaşmaya gelmediğini, davalı ... Dağ. Paz. Ltd. Şt.'nin sahibi olan ...'ın müvekkilinin 2013 yılında kendisinden mal alımı yapamayacağını söylemesine kızdığını ve intikam duygusu ile hiçbir alacağı yokken, iade edilmesi gereken 690.000.TL tutarlı teminat olarak verilen senedi ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... sayılı dosyası ile icraya koyarak şirkete ait 12 şubede haciz yapıldığını, müvekkinin haczedilen malların kaldırılmaması şirketin faaliyetine devam etmesi ve piyasanın haczi duymaması için senedin gerçek bir borcu teşkil etmemesi nedeni ile her zaman şikayetçi olabileceğini düşünerek borcu kabul etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin davalı şirketin sahibi olan ...'ın talep ettiği malları vererek tüm borçlarını ödediğini, üstelik müvekkili ... Marketçilik Ltd. Şti'nin davalı şirketten alacaklı duruma geldiğini, 53 adet çekinde iade edilmediğini, müvekkilinin bahse konu 690.000.TL tutarlı senedi teminat olarak verdiğini, teminat senedi olmasından dolayı her iki şirketin defter kayıtların da da kaydının olmadığını, müvekkilinin davalı ... Limited Şirketi'nin teminat senedini 28.02.2013 tarihinde icra takibine koyduktan sonra, davalı şirketin 28.02.2013 tarihinde herhangi bir mal alımına dayanmayan yalnız müvekkilini borçlandırma amaçlı toplam 398.360,95.TL tutarlı 10 adet sahte fatura kestiğine dair bilgi aldıklarını, davalı şirketin yapmış olduğu hacizler neticesinde müvekkilinin 12 şubesinin yağmalanarak kapatıldığını, stoklarındaki malların alındığını, müvekkili (... Market) ... Marketçilik Ltd. Şti''nin ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığına karar verilmesini, ve 690.000.TL tutarlı senedin iptal edilmesine karar verilmesini, davalı ... Dağ. Paz. Ltd. Şt haksız ve kötüniyetli icra takibi yaptığından müvekkillerine tahminen 18.000.000.TL maddi zarar verdiğinden davalının İİK hükümlerine göre % 20 tazminat ödemesine karar verilmesi, davalının ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Esas sayılı dosyasından 400.000.TL para aldığını, 400.000.TL paranın 07.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte ödenmesini, müvekkili ... ile ilgili müvekkilinin ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... sayılı dosyasında dosyasında borçlu olmadığına karar verilmesi, 690.000.TL tutarlı senetten dolayı borçlu olmadığına karar verilmesi ve senedin iptali, davalının İİK hükümlerine göre % 20 tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekilinin cevap dilekçesi ile; müvekkilleri ... Dağ. Ve Paz. Ltd. Şti alacağını temlik ettiğinden husumet düşmediğini, müvekkili şirketin ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... sayılı dosyasından olan alacağını ... ... . Noterliği'nin 15.05.2014 tarih ... nolu temliknamesi ile İ... isimli kişiye temlik ettiğini, davanın icra takip dosyasını temellük eden kişiye açılması gerektiğini, müvekkili ... 'ın davalı ... Dağ. ve Paz. Ltd. Şt'nin yetkilisi olduğunu, davacı lehtarı ... Dağ. ve Paz Ltd. Şt olan senetten dolayı menfi tespit ve istirdat davası açtığını, senette hak sahibi icra takibinde de alacaklı olmayan ... 'ın davalı gösterilmesinin hatalı olduğunu, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının senedin teminat senedi olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, kambiyo senedinin sebepten soyut olduğunu, alacaklının menfi tespit davasında senedin bağlandığı temel ilişkiyi ispatlamak zorunda olmadığını, senedin deftere kaydedilmemiş olmasının hükümsüz olduğu sonucunu doğurmayacağını, davacı tarafın icra takibinde borcu kabul ettiğini, davacının icra takibinden önce ödeme güçlüğüne düştüğünü, müvekkilinin ilk haciz yapan şirket olmadığını, ... Gıda Dağ. Nak. Ltd. Şti. ile ... Et Market Ltd. Şti.'nin davalı şirketle birlikte icra takibi başlattığı, müvekkili şirketin ticari defterlerinde görülen alacağın iş bu davanın konusu dışında kaldığını, defter incelenmesine gerek bulunmadığını, müvekkilinin sahte fatura düzenlemediğini ve davacıdan alacaklı olduğunu iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

...

1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2019 tarih ve 2015/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararı ile; davalı ...'ın menfi tespit ve istirdat davasında pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, davalı şirketin ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Esas sayılı takip dosyasındaki tüm hak ve alacaklarının tamamını dava dışı ... 'e temlik ettiği, yapılan bilirkişi incelemesine göre davacı şirket tarafından temlik tarihi olan 15.05.2014 tarihine kadar icra dosyasına toplam 347.137,29.TL ödeme yapıldığı, istirdat davası yönünden davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunurken menfi tespit davası yönünden icra dosyasına konu tüm alacak davalı şirket tarafından dava tarihinden önce 15.05.2014 tarihinde dava dışı ... 'e temlik edilmesi nedeniyle davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, davacıların davaya konu bonoyu davalı şirkete teminat amacıyla verildiğini iddia ettiği, bir senedin teminat olarak verildiğinin ancak yazılı belge ile kanıtlanabildiği, davacıların bu konuda herhangi bir delil ileri sürmediğini, ayrıca ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Esas Sayılı takip dosyasında yapılan 08.03.2013 tarihli haciz tutanağında davacı şirket yetkiliside olan ... tarafından " borç bizim borcumuzdur..gerek kendi adıma gerekse şirket adına açılmış olan takibin kesinleşmesine tüm itiraz ve sürelerden feragat edecek şekilde muvafakat vermekteyim" şeklinde beyanda bulunarak gerek kendi adına gerekse davacı şirket adına borcu kabul ettiği gerekçesi ile davalı ... yönünden; menfi tespit ve istirdat davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Dağıtım Paz.Ltd.Şti yönünden; menfi tespit davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, istirdat davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf talebi ile; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda müvekkillerin teminat senedi olarak düzenleyip verdikleri 690.00,00.TL bedelli senedin davalının ticari defterlerinde bulunmadığının tespit edildiğini, T.T.K 64. Maddesine göre davalının iş bu senet ile ticaret yaptığını ispatlayamadığını, müvekkilinin anılan bu senet nedeniyle davalıya borcunun olmadığını, bilirkişi raporunda karşılıksız çıkan çekler listesinde bulunan 01/01/2013 tarih ile 07/03/2013 tarihli arasında çekler davalının defterlerinde iade olarak kayıtlı olan çekler olduğunu, iş bu çeklerin karşılıksız kalan çekler olmadığını, bilirkişinin bu çekleri karşılıksız çekler olarak yazdığını, müvekkilinin sahte faturalar olarak beyanda bulunduğu toplamda 398.360,00.TL olan faturaların davalının defter kayıtlarında olduğunun ve ... imzalı olduğunun bilirkişi raporunda belirtildiğini, bilirkişi raporları ile de müvekkilinin borçlu olmadığı tespit edilmiş iken yerel mahkemece davanın reddi yönünde karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar davalı ... Şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle menfi tespit davasının reddine karar verilmiş ise de dosyada mevcut temlikname tarihinde de görüleceği üzere temlik tarihinin 15/05/2014 olduğunu, icra dosyasında bulunan tahsilat ve reddiyatların incelendiğinde temlik tarihinden sonra dosyaya herhangi bir tahsilat yapılmadığının, dosyadan yapılan son reddiyatın davalıya 23/08/2013 tarihinde yapıldığının, davalıların açıkça kötü niyetli bir şekilde hareket ettikleri aşikar iken davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, diğer yandan menfi tespit yönünden müvekkilin muhatabının davalılar olduğunu, dosyayı temlik ederek yapmış oldukları haksız fiillerden kaçınmaları düşünmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosya incelendiğinde görüleceği üzere dosyada halen alacaklı olarak görüldüğünü, diğer yandan temlikname incelendiğinde görüleceği üzere yaklaşık 500.000,00.TL'lik dosya alacağının 22.000,00.TL gibi bir rakama temlik edildiğini, dosya temlik edilirken 22.000,00.TL üzerinden harç ödendiğini, dosya alacağın 22.000,00.TL miktar dışında kalan kısmından davalıların sorumlu olduğunu, bu bakımdan davalıların menfi tespit yönünden sorumluluklarının devam ettiğini, bu nedenlerle davanın reddi yönünde kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, her ne kadar ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle red kararı verilmiş olsa da; davalılardan ... diğer davalı şirketin sahibi ve tek yetkili olduğunu, karşılığı olmayan senet ile yapılan tüm işlemler ...'ın talimatıyla kasıtlı olarak yapıldığını, ... açıkça teminat olarak verilen ve karşılığı olmayan bir senet ile müvekkilleri bir anlamda batırmak amacıyla bu işlemleri yaptığını, müvekkilinin icra ve haciz tehdidi altında borcu kabullenmek zorunda kaldığını, müvekkilinin mahkemede dinletmek istediği tanıklarının dinlenmediğini, müvekkilinin davalıya yazılan tüm çekleri, banka kayıtlarını, faturaları ve özellikle davalının ticari defter ve kayıtlarını delil olarak gösterdiğini, bu gösterilen deliller incelendiğinde; dosyada mevcut bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere senedin teminat senedi olduğunun ispatlandığını, davalı bir şirket olup uhdesine aldığı senet ve sair kıymetli evrakları ticari defterlerine kaydetmek zorundu olduğunu, ayrıca bu durumu bilanço şeklinde vergi dairesine bildirmek ile yükümlü olduğunu, senedin teminat senedi olduğunu ispatlamak için tüm deliller taraflarınca mahkemeye sunulduğunu, sundukları deliller ile de bilirkişi raporunda senedin teminat senedi olduğu belirtildiğini, bu hususlarda göz önüne alınarak; teminat senedi varlığını ispatlamak için tarafımızdan dosyaya sunulan deliller ve bilirkişi raporu da göz önüne alındığında mahkemenin bu gerekçesinde haksız olduğu ve hatalı değerlendirme ile karar verdiği ortaya çıktığı aşikar olduğundan iş bu red kararının kaldırılarak haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, hatta an itibariyle alacaklı durumda olduğunu, yerel mahkemenin Anadolu Bankası'ndan 12 adet çek bilgisi talep ettiğini,

Bilirkişi raporunda Anadolu Bankası'nın çeklerinin 6 adet çek bilgisi olduğunu, ya banka bilgileri göndermemiş ya da bilirkişi tarafından çek bilgileri eksik yazıldığını, Ziraat ve Vakıflar Bankası'nın çeklerinde davalının adı belirtilmediği için bilirkişi hesaplamalarında bu çekleri dahil etmediğini belirttiğini, müvekkilinin alınan çek tazminatlarıyla ve yapmış olduğu mal iadeleri de göz önüne alındığında davalı taraftan alacaklı olduğunun ortada olduğunu, ayrıca icra dosyasından yapılan 348.784,51.TL'nin de müvekkilden alacağı olmamasına rağmen cebri icra yoluyla zorla tahsil ettiğinin aşikar olduğunu, hal böyle iken davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, takibe konu senet incelendiğinde teminat senedi olduğunun açıkça görüleceğini, Bilirkişinin raporda tespit ettiği gibi defterdeki borç durumu da gözönüne alındığında senedin teminat olduğunu, ayrıca 690.000,00.TL gibi yüksek bir rakamlı borçlanma davalının defterlerinde bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir surette davalıya senet ile borçlanmadığını, hep banka çeki ile borçlanmış olup bu husus defterler ile de sabit olduğunu, takibe konu senedin defter kayıtlarında yer almadığı da bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, takibe konu senet üzerinde müvekkil ...'ın da imzası bulunduğunu, bu nedenlerle müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasından tahsil edilen paraların müvekkillere ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin bu süre zarfında sadece çek ile çalışmış olup senet ile çalışmadığını, davalı ile birlikte çalıştığı yüksek cirolu dört şirkete teminat senedi vermiş olup davalının haczinden sonra diğer üç firmada ihtiyati haciz kararı ile işlem yaptığını, müvekkilinin çalıştığı diğer yaklaşık 100 civarında firma ise çeklerinin vadesi gelmediği için ihtiyati haciz kararı alamadığını, davalı taraf iş bu senedin teminat senedi olmadığını alacak senedi olduğunu ve ticari faaliyeti ile ilgili olmadığını öne sürmekte olup; iş bu icra takibinden gelen miktarların şirket hesabına gönderilmesi dahi davalının teminat senedini işleme koyduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle bilirkişi raporundaki eksik araştırma nedeniyle de iş bu kararın bozulması gerektiğini, davaya konu olayda ticaret yapan iki şirket, defterlerde borcun varlığı ve teminat olarak verilen bir senet bulunduğunu, davalının 15.02.2013 tarihindeki kayıtlarıyla orantılı aldığı teminat senedini icraya koyduğunu, senedin teminat senedi olarak verildiğinin kabulü gerektiğini, öncelikle davalıların mal varlıklarının üzerine tedbir konulmasını talep ettiklerini, davanın reddi yönünden verilen karar karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını ve iş bu usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına karar verilerek haklı davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLER

... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... Esas, 2019/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibarıyla "Menfi Tespit (Bonodan Kaynaklanan)" talebine ilişkindir.

Davacılar vekili dava dilekçesi ile, davacının davalı şirket ile 10 yılı aşkın süredir çalıştığını, davalı şirketten mal alımı yaptığı sürelerde alınan malların bedellerinin her ay bir defa hesaplaşarak vadeli banka çeki vererek ödeme yaptığını, 2013 yılında mal alımı yapılamayacağının söylemesi üzerine ödeme günü gelmemiş tüm borçların ödenmesinin istendiğini, bunun üzerine borç karşılığında mal teslimi yapılması konusunda anlaşıldığını, toplam 457.577,43.TL mal teslimi yapılmış olmasına rağmen çeklerin ve teminat senedinin iade edilmediğini, 690.000.TL bedelli teminat senedinin ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Esas sayılı takip dosyası ile icraya konulduğunu, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu, ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ve icra dosyasından ödenen paranın istirdatına karar verilmesini talep etmiş, davalılar davalı şirket tarafından icra takip dosyasının temlik edildiğini, davalı şirket temsilcisinin senette hak sahibi ve icra takibinde alacaklı olmadığını, senedin teminat senedi olduğunun yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davalı ... yönünden menfi tespit ve istirdat davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Dağıtım Paz.Ltd.Şti yönünden menfi tespit davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, istirdat davasının reddine karar karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan ... 3. İcra Müdürlüğünün 2013/...

E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde;

takip alacaklısı ... Dağ. Ve Paz. Tic. Ltd. Şti. tarafından takip borçluları ... Marketçilik San. Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine toplam 692.902,91.TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, takip dayanağını 15/02/2013 tanzim tarihli 04/03/2013 vade tarihli 690.000,00.TL bedelli bononun oluşturduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan ...

14.Noterliği'nin ... .05.2014 tarih ... yevmiye numaralı temliknamesinin incelenmesinde devir eden ... Dağıtım ve Pazarlama Limited Şirketi tarafından devir alan ... 'e ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... sayılı icra dosyasındaki tüm hak ve alacaklarının tamamını temlik alan ... isimli kişiye harca esas değer 22.000.TL bedel karşılığında gayrikabili rücu olarak devir ve temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında uyuşmazlık; kambiyo senetlerine mahsus takibe konu 15/02/2013 tanzim 04/03/2013 vade tarihli iki adet 690.000,00.TL bedelli bononun teminat senedi olup olmadığı, bedelsiz olup olmadığı ve bu nedenle davacıların senetlerden dolayı davalılara borçlu olup olmadığı, noktalarında toplanmaktadır.

Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği, ispat yükü tekrar davacı- borçlu tarafa geçmektedir. Kambiyo senetleri illeten mücerret olup, senet borçlusu tarafından, senedin gerçek bir borç ilişkisini göstermediği, senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde ispatlanmalıdır. Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemesi nedeniyle, borç alacaklıya ödenmiş olursa, İİK m.72/6 uyarınca menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğinden istirdat davası olarak devam edilir.

Senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin HMK madde 200'deki düzenleme uyarınca senetle ispatı zorunludur.

HMK 201. maddesi gereği; senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı savunma olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler,

HMK’nın 203. maddesindeki istisna kapsamında kalmadığı sürece HMK 200. maddedeki ispat sınırının altında olsa dahi ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.

Somut olayda davacı taraf takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ve bu nedenle de borcunun olmadığını ileri sürdüğü, senet metninde senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir kaydın yer almadığı, bu durumda ispat külfetinin davacıda olduğu, takip konusu bononon teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın hangi ilişkinin teminatı olduğu, senet üzerine konulmuş bir kayıtla ya da takip dayanağı senedin tanzim ve vade tarihi ile miktarı belirtilmek suretiyle atıf yapılan bir sözleşme ile ispatlanması gerektiği, bu konuda tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça, dava konusu senedin teminat senedi olduğu, ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddianın yazılı ve kesin delil ile ispatlanamadığı, gibi ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Esas sayılı takip dosyasında yapılan 08.03.2013 tarihli haciz sırasında davacı şirketin yetkilisi davacı ...'ın kendisi ve şirket adına borcu kabul ettiği, bonoların yasanın aradığı şekil şartlarına uyularak, usulüne uygun düzenlenmeleri koşulu ile mücerretlik ilkesi uyarınca, temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak, tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olduğu, davacı tarafça takip konusu bononun teminat senedi olduğunun ve bu nedenle borçlu olunmadığı iddiasının usulüne uygun deliller ile ispat edilemediği, davacılar tarafından dava konusu bononun davalı şirketin ticari defterlerinde yer almadığı bu nedenle alacağının bulunmadığı iddia edilmiş ise de, senedin ticari defterlerde kayıtlı olmaması onu hükümden düşürmeyeceği, dava konusu bonoda davalı ... 'ın herhangi bir sıfatı bulunmadığı, icra takibine konu alacağın davalı şirket tarafından 15.05.2014 tarihinde dava dışı ... 'e temlik edildiği, bu durumda ilk derece mahkemesince davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin, davalı ... Dağıtım Paz. Ltd. Şti. hakkındaki menfi tespit davasının pasif husumet yokluğundan , istirdat davasının reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1.-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2019 tarih ve 2015/... Esas, 2019/... sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 215,45.TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3.-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,

4.-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5.-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,

6.-6100 sayılı HMK'nın 359/3 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,

Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 21/12/2023 tarihinde karar verildi. ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.