12. Ceza Dairesi 2021/10715 E. , 2023/5116 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekilinin 18.06.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; çiftçi olan müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 11.05.2017 tarihinde tutuklandığını, 07.01.2019 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda beraatine kararı verildiği, haksız tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 24.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının maddi tazminat talebinin belgelendirilemediğinden reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/169 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2019/5371 Esas, 2020/1299 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; Maddi tazminatın hatalı hesaplandığından fazla olduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın kısmen reddedildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Tazminat talebinin esasını oluşturan Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/56 Esas, 2017/135 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 11.05.2017 - 07.01.2019 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.04.2019 tarih, 2019/583 Esas - 2019/418 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında beraat kararı verildiği, beraat hükmünün18.04.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında aynı talep nedeniyle açılan davanın bulunmadığını ve mahsup kararı bulunmadığı, davacı tarafın gelir belgeleyici bir evrak sunmaması sonucu, davacının tarım işçisi olduğu ve asgari ücret ile çalıştığından maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edildiği belirlenerek, 30.924,67 TL maddi ve 55.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatın miktarının fazla olduğundan 45.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/56 Esas, 2017/135 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 11.05.2017 - 07.01.2019 tarihleri arasında 606 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.04.2019 tarih, 2019/583 Esas - 2019/418 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 18.04.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken eksik manevi tazminata hükmedilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri yönünden;
1.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken davacı bakımından eksik manevi tazminata hükmedildiğinden, davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2.Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
3.Hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğu yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış olup, tutuklu kalınan döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesap edilen “30.408,14 TL” yerine hatalı hesaplama ile bu miktarın üzerinde kalacak şekilde “30.924,67 TL” olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-3) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2019/5371 Esas, 2020/1299 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan "30.924,67 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "30.408,14 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.