8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi tüm dosya kapsamı ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın "Köy Tüzel Kişiliğine Ait veya Köylünün Ortak Yararlanmasındaki Taşınmazlara Tecavüz'' suçunu işlediğinin sabit olduğuna mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay sanığın ... Köyü 163 Ada 2 numaralı merayı herhangi bir hakka dayanmaksızın kullandığı, söz konusu parselin batısında bulunan yola ağaç dikmek ve tarım aleti koymak suretiyle tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın ... Köyü'nde bulunan yola ağaç dikmek ve tarım aletleri koymak suretiyle tecavüzde bulunduğu, Mahkemece yapılan keşif sonucu tanzim edilen raporda sanığın tecavüzünün devam ettiğinin görüldüğü, mahalli bilirkişi, tanık ve ihbar eden beyanlarından suça konu yerleri sanığın kullandığını ve suça konu yerlerin köylünün ortak kullanımında olan yerler olduğunun anlaşıldığı, yola yapılan tecavüzün ağaç dikmek suretiyle keşif tarihi itibarıyla da devam ettiği gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında 163 ada 2 parselin batı tarafında kalan köy yoluna tarım aletlerini koymadığını, bu yol üzerinde dikili olan söğüt ağaçlarının da kendisi tarafından dikilmediğini, kendisini ihbar eden köy muhtarı ...'ın muhtarlık seçimlerinde kendisine oy vermediği için kendisine husumet beslediğini savunduğu, keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ...'ın beyanında suça konu köy yolu üzerine köylülerin bazen tarım aletleri koyarak kullandıklarını, başkaca bilgi ve görgüsünün olmadığını beyan ettiği, mahkemece yapılan gözlemde de iki söğüt arasında kalan ve mahalli bilirkişi ... beyanına göre 25-30 yıl önce yol geçen kısmın yeşillik konumunda olduğu ve yol olarak kullanılmadığının tespit edildiği, 21.05.2019 tarihli kadastro teknikeri tarafından düzenlenen raporda 163 ada 2 nolu parselin batısındaki kadastro yoluna tarım aletleri konularak yolu kapatmak suretiyle yapıldığı iddia edilen tecavüzün keşif tarihi itibariyle bulunmadığının bildirildiği, sanık tarafından dikildiği iddia edilen söğüt ağaçlarının ne zaman ve kim tarafından dikildiğine dair dosya kapsamında sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanığın aşamalarda suça konu köye ait yola tecavüzünün bulunmadığını söz konusu yolda bulunan ağaçların kendisine ait olmadığını savunması karşısında, suça konu yerde teknik ve mahalli bilirkişiler eşliğinde keşif yapılıp köye ait yolda bulunan ağaçların yaşları ile bakımlarının yapılıp yapılmadığı ve kime ait oldukları tespit edilip köy yoluna tecavüzün ne şekilde gerçekleştiği hususunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 nci maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış... " ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmesi nedeniyle kararlar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan neden ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın