10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi gereğince açılmış zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.6102 Sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir. TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.Somut olayda; davacı tarafın şirkete ait 2019 yılı yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile 2019 yılı alış faturalarını 02.12.2022 tarihinde kaybolduğunu muhtemelen meydana gelen kaza sırasında dereye düştüğünün 13.01.2023 tarihinde fark edilmesi sebebiyle zayi belgesi verilmesi istemine yönelik davayı açtığı, her ne kadar davacı şirket yetkilisi ----- meydana gelen kazaya ilişkin mağdur sıfatıyla alınan beyanında ‘kendi şirketime ait muhtelif evraklar kayboldu, muhtemelen dereye düşmüşlerdir’ şeklinde beyanda bulunmuş ve bu evrakların içerisinde dava konusu 2019 yılına ait defter ve faturaların da bulunduğu 13.01.2023 tarihinde fark edildi şeklinde beyanda bulunulmuş ise de saklamakla yükümlü bulunulan salt 2019 yılına ait defter ve faturaların hangi sebeple araç içerisinde bulunduğuna yönelik hiçbir gerekçe öne sürülmediği kaldı ki bahse konu evrakların araç içerisinde olması halinde basiretli tacir sorumluluğu taşıyan davacı şirket yetkilisince en başından itibaren bu hususun bilinmemesinin sonradan farkına varılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği bununla birlikte kaza ile beyan arasında ki geçen 42 güne dair herhangi bir sağlık raporu veya geçerli bir mazeret dahi sunulmadığı dikkate alındığında zayi belgesi verilmesi istenilen defter ve faturaların zayi olduğuna dair kesin ve inandırıcı kanıtın sunulmadığı, davacı tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği ancak defterlerin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, zayii belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın