10. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/159 Esas, 2020/405 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2021/258 Esas, 2021/462 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanığın yararlanacağına dair ilkenin ihlal edildiğine, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Tanık Furkan ile sanık arasında husumet bulunduğuna, soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğine, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Tanık Tuncay Pozam'ın dinlenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 8. Re'sen gözönüne alınacak sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında başlatılan soruşturmanın istihbari bilgiye dayalı olması ve usulüne uygun olarak alınan dinleme kararlarıyla tespit edilen konuşmalar birlikte değerlendirildiğinde; 2 nci eylemde; tanık Atilla ve sanık arasında geçen konuşmalarda tanığın sanıktan uyuşturucu madde istediğinin anlaşılması, sanık ile tanık arasında gerçekleşen buluşmanın akabinde tanıktan sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5F-MDMB-PICA ve JWH-018 içeren maddenin ele geçilmesi ve tanığın da soruşturma aşamasında bu maddeyi ismini "Aliş" olarak bildiği kişiden aldığını beyan ederek sanığı teşhis etmesi birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bu eylem yönünden Atilla'ya uyuşturucu madde sattığı kabul edilmiş; 3 üncü eylemde; kolluk görevlilerince tanık Furkan'ın sanıkla konuşmasının uyuşturucu ticaretine yönelik olduğunun değerlendirilmesi üzerine tanık ile sanık buluştuktan sonra tanığın aracının durdurulması, tanık üzerinden 3 paket halinde daralı olarak 28,67 gram sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5F-MDMB-PICA ve JWH-018 içeren maddenin ele geçilmesi, tanığın soruşturmada uyuşturucuyu başka bir şahıstan aldığını beyan etmesine karşın kovuşturmada istihbari bilgiler ve dinleme kayıtlarıyla uyumlu şekilde sanığın çalıştırdığı kahvehaneden 3 çıkı halinde aldığını beyan etmiş olması, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin dosya kapsamında tespit edilen diğer uyuşturucu maddeler ile aynı içeriğe sahip olması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın Furkan'a uyuşturucu madde sattığı kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükümde, suç tarihleri 17.01.2020 ile 31.01.2020 olduğu halde gerekçeli karar başlığında "2019" olarak yazılması ile sanığın adli sicil kaydında yer alan Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2015 kesinleşme tarihli, 2015/439-2015/479 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilam hakkında ihbar koşulları oluştuğu halde ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması hususunda hüküm oluşturulmaması hususları eleştirilip, hükümde karar kesinleşmeden önce gerçekleşen gözaltı ve tutukluluk halleri nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan hapis cezasından mahsup edilmesi yönünde hüküm kurulmaması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2021/258 Esas, 2021/462 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafından "...öncelikle 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığının kararı ile hapse çevrilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilerek bu karar doğrultusunda infazına, bu karara ilişkin infaz şekline de uyulmaması halinde hapis cezası olarak infazına karar verileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapıldı)..." ibaresi çıkarılarak yerine “...ödenmeyen adli para cezasının...” ibaresinden sonra gelmek üzere “hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap