12. Ceza Dairesi 2013/5088 E. , 2013/22289 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 52/2, 53/1-2 maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, 25.11.2011 tarihli duruşmada, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katılmasına karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında ...'nin katılan olarak gösterilmesi ile 24.11.2010 tarihli yakalama tutanağına göre, suç tarihinin 24.11.2010 olduğunun anlaşılması karşısında, gerekçeli karar başlığında, 25.11.2010 olarak belirtilmesi hususları mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yapılan ihbar üzerine, sanığın, şehirlerarası bir otobüs ile elinde bulunan eserleri ...'dan ...'e götürdüğünün bildirilmesi üzerine, bahse konu otobüste yapılan aramada, sanığın oturduğu koltuğun üzerinde bulunan poşet içerisinde kültür varlıklarının ele geçirildiği, sanığın, “söz konusu eserleri, Süleyman isimli kişinin satması için kendisine verdiğini” beyan ettiğine dair ifadesi karşısında, ticari amaçla kabul ettiğinin anlaşıldığı, ancak, ele geçirilen eserlerin miktarı gözönüne alındığında, mahkemece alt sınırdan uzaklaşılmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan tarafsız bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescile tabi olup olmadıkları, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, dosyanın tarafı konumundak... Müzesi uzmanlarının düzenlemiş oldukları raporun hükme esas alınması,
Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.