8. Ceza Dairesi         2021/11749 E.  ,  2023/9672 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/300 E. 2016/309 K.
SUÇ: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 20.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.

2.İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 14.06.2016 tarihli, 2015/300 E. - 2016/309 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle, 1 yıl 3 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri Atılı suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanığın adına kayıtlı hattan aranan katılana "Bankadan arandığı, kart aidatının iade edileceği" söylenerek kart bilgilerinin ve telefonuna gelen şifrenin alındığı ve akabinde kartından 300 TL çekim yapıldığı iddiasına ilişkindir.

2.Katılana ait Ziraat Bankası 4446 **** **** 6895 numaralı kredi kartı ile, ... isimli şirketten internet üzerinden, 3D şifreli olarak, 300 TL'lik alışveriş yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.

3.Mağduru arayan 0212 *** ** 00 numaralı hattın sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE

A. Sanığın temyiz sebepleri yönünden;

Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanık adına kayıtlı olduğu belirlenen 0212 *** ** 00 numaralı hattan aranan katılana, "Bankadan arandığı, kart aidatının iade edileceği" söylenerek kart bilgilerinin istenildiği, bunun üzerine katılanın kartına iade yapılacağı düşüncesi ile Ziraat Bankası 4446 **** **** 6895 numaralı kredi kart bilgileri ve telefonuna gelen şifreyi verdiği, akabinde kartından eknox isimli şirketten internet üzerinden, 3D şifreli olarak, 300 TL'lik alışveriş yapıldığı sabittir.

Sanık her ne kadar savunmasında, "Danışmanlık hizmeti verdiklerini, müşterinin onayı olmadan işlem yaptıklarını " beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Diğer yönlerden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 14.06.2016 tarihli, 2015/300 E. - 2016/309 Karar sayılı sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
06.12.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku