Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/4956
Karar No
K. 2023/696
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/4956 E.  ,  2023/696 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2022/4956
Karar No: 2023/696
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: 02/09/2019-06/09/2019 ve 23/09/2019-25/09/2019 dönemlerinde ... Elektrik Mühendislik Müşavirlik İnşaat Turizm (... ) pay piyasasında, 07/01/2020-10/01/2020 döneminde ... Değerler A.Ş. (... ) pay piyasasında,11/10/2019-14/10/2019 döneminde ...Yatırım Holding A.Ş. (...) pay piyasasında ve 13/09/2019 tarihinde ... Sünger Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler ve "..." takma adıyla telegram hesabı üzerinden yapılan paylaşımlarla Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan eylemlerin gerçekleştirilmiş olduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 1.127.020,92-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; Kurul uzmanlarınca hazırlanan raporda davacının söz konusu paylarda ve tarihlerde alım yaptıktan sonra, "... " isimli telegram hesabı üzerinden paya ilişkin olumlu yorumlar yaparak yatırımcıları (takipçilerini) doğrudan bu payları satın almaya yönlendirdiği ve sonrasında kendisinin bu paylarda satış pozisyonuna girdiği, davacının yatırımcılara ilgili payda alım tavsiyesi verirken kendisinin ters yönlü işlem yaparak payları satmasının Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrasında tanımlanan eylemleri oluşturduğu, eylemlerin inceleme dönemleri boyunca defalarca tekrarlandığı, Kurulca sürekli bir biçimde paylara yatırımcı çekilip ters yönlü işlemlerle kâr elde edilmeye çalışıldığının değerlendirilerek davacı tarafından yönetildiği kabul edilen annesi ... ve babası ...'ye ait hesaplar üzerinden elde edilen menfaat de hesaba katılarak idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı,

Söz konusu paylarda gerçekleştirilen işlemler ile davacı tarafından paylaşılan mesajlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından teknik analiz ve kişisel öngörülerden ziyade piyasadaki yatırımcıları doğrudan bir payı satın almaya dönük şekilde olumlu yorumlar yapıldığı, mesajların içeriğinin herhangi bir bilgiye dayalı olmaksızın payın tavan fiyattan işlem göreceğini öngören açıklamalar şeklinde olduğu ve bu paylaşımların ardından ise kendisinin ilgili paylarda satış pozisyonuna girdiği, davacının yatırımcılara (takipçilerine) ilgili payda alım tavsiyesi verirken, yorum veya tavsiyesini değiştirmeden veya bu tavsiye mesajlarının üzerinden 5 iş günü de geçmeden kendisinin ters yönlü işlem yaparak payları sattığı hususunda tereddüt bulunmadığı ve bu durumun Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrasında yer verilen piyasa bozucu eylem tanımına uyduğunun açık olduğu,

Ancak, davacının kendi hesabının yanı sıra aynı zamanda annesi ... ve babası ...'nin hesaplarını yönetmek suretiyle de ..., ..., ... ve ... pay piyasasında realize menfaat elde ettiği kabul edilerek işlem tesis edildiği, ifadesi istenilen davacının, annesine ve babasına ait hesaplar üzerinden söz konusu işlemleri gerçekleştirmediği yönünde beyanda bulunmaması, aksine ailesinin rızasıyla yeri geldiğinde onlar adına işlem yaptığını belirtmesi ve dava dilekçesinde de annesi ile babasına ait hesaplar üzerinden ilgili işlemleri kendisinin gerçekleştirmediğini iddia etmemesi karşısında davacı tarafından annesinin ve babasının hesapları üzerinden piyasa bozucu nitelikteki eylemlerin gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği, ancak davacının annesinin ve babasının hesapları üzerinden yapılan söz konusu işlemler nedeniyle menfaat elde edildiğinden bahisle davacı hakkında artırım yapılarak idari para cezası uygulanabilmesi için bu işlemleri gerçekleştiren kişinin davacı olduğunun yanı sıra annesinin ve babasının hesapları üzerinden yapılan işlemlerden menfaat elde eden kişinin de davacı olduğunun ortaya konulması gerektiği, davacının annesine ve babasına ait kişisel hesaplar üzerinden gerçekleştirilen işlemler neticesinde elde edilen ve bu hesaplara yansıyan menfaatin sadece davacıya ya da ilgili hesapların sahipleriyle birlikte davacıya ait olduğu yönündeki ispat külfetinin ise davalı idareye ait olduğu, davacının beyanının tek başına ilgili hesaplardaki işlemler sayesinde davacının menfaat elde ettiğini ortaya koymak için yeterli olmadığı, söz konusu işlemler neticesinde menfaat elde eden kişinin ya da kişilerden birinin davacı olduğunu ortaya koyan başkaca tespit, bilgi ve belgenin bulunmadığı dikkate alındığında, davacının menfaat elde ettiği hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamadığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; 6362 sayılı Kanun'da eylemlerin piyasa bozucu olarak nitelendirilmesi için eylem neticesinde menfaat elde edilmesi şartının aranmadığı, idari para cezasının miktarının artırılmasında menfaat temin edilmiş olması şartının arandığı, ancak menfaatin kim tarafından elde edildiği noktasında kanunda herhangi bir ayrım yapılmadığı, somut olayda da menfaat temin eden belirlenememekle birlikte piyasa bozucu eylemi gerçekleştiren şahsın bu eyleminden sorumlu tutulmasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı,

Olayda, söz konusu paylarda gerçekleştirilen işlemler ile davacıya ait "..." takma adlı Telegram hesabından paylaşılan mesajlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından yüklü miktarda alım yapıldıktan sonra teknik analiz ve kişisel öngörülerden ziyade piyasadaki yatırımcıları doğrudan bir payı satın almaya yöneltecek şekilde Telegram hesabı üzerinden olumlu yorumlar yapıldığı, söz konusu paylarla ilgili paylaşılan mesajların içeriğinin herhangi bir bilgiye dayalı olmaksızın payın tavan fiyattan işlem görmesini sağlayacak nitelikte olduğu ve bu paylaşımların akabinde kendisinin ilgili paylarda satış pozisyonuna girdiği, dolayısıyla davacının yatırımcılara (takipçilerine) ilgili payda alım tavsiyesi verirken, yorum veya tavsiyesini değiştirmeden veya bu tavsiye mesajlarının üzerinden 5 iş günü de geçmeden kendisinin ters yönlü işlem yaparak payları sattığı hususunda tereddüt bulunmadığı ve bu durumun Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrasında yer verilen piyasa bozucu eylem tanımına uyduğu açık olduğundan, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, yargı yerlerinin karar verirken kullandıkları gerekçenin tutarlı olması, hakkaniyete uygun bir yargılama yapıldığı kanaatini uyandıracak ifadeler kullanması gerektiği, idari para cezası uygulanmasını gerektirecek somut nedenlerin açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği, davalı idarece somut idari işlem özelinde hiçbir savunma yapılmadığı, idari para cezalarında ilgililerin işlemlerinin kronolojik sırası, bunların işlem konusu paya ve genel olarak borsaya etkileri ve şayet yatırımcı grubu varsa arasındaki bağlantının açıklanması gerektiği, yatırım yapacağı payları ve piyasanın gidişatını öngörerek yatırımlarından kâr elde ettiği, bu durumun kendisi gibi küçük yatırımcıların ilgisini çektiği ve gruba dahilinden çok daha önce kurulmuş olan "..." telegram hesabına davet edilmesine neden olduğu, bu grupta tıpkı diğer yatırımcılar gibi görüş alışverişinde bulunduğu, ferdi olarak hangi işlemlerinin piyasa bozucu eylem teşkil ettiği, bu işlemlerin miktarı ve kronolojik sırası veya bunlara ilişkin belgelerin bildirilmediği, para cezasının sebebine yönelik bilgilendirme yapılmadan savunmasınıın alındığı, söz konusu paylara ilişkin görüş açıklamalarının yatırımcıların yatırım kararlarına etki edebilecek nitelikte olmadığı, grup üyelerinin borsa hakkında teknik analizlerini ve gözlemlerini paylaştığı, birbirlerinin fikrini alarak tahminlerinin sağlamasını yaptıkları, grupta yapılan her paylaşım okunmadan önce Tebliğin öngördüğü şekilde grup üyelerinin uyarıldığı ve aydınlatıldığı, yatırımcı kararlarını etkileyecek yoğunlukta olmayan bilgi alışverişinin piyasa bozucu eylem teşkil etmediği, aksi kabul edilse bile fikirlerini paylaştığı yatırımcıların ve kendisinin işlemlerinin, pay piyasalarındaki doğal işleyişi bozacak nitelikte olmadığı, Tebliğde düzenlenen bir fiil sebebiyle yüklü miktarda idari para cezası uygulanmasının kanunilik ilkesine aykırı olduğu, Kurul tarafından suç duyurusunda bulunulması üzerine hakkında ceza davası açıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, birbirinden tamamen farklı nitelikteki işlemler nedeniyle tesis edilen iki ayrı idari işlem bulunduğu, davacının izinsiz sermaye piyasası faaliyetleri nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olmasının dava konusu idari para cezasıyla ilgisi bulunmadığı, savunma isteme yazısında davacıya ayrıntılı bilgilendirme yapıldığı, işlemlerin kronolojik sırasının ve yatırımcı grubu ile ilişkilerinin ortaya konulması gerektiğine yönelik iddiaların piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) suçuna ilişkin olduğu, davayla ilgisi bulunmadığı, 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesinde piyasa bozucu eylemleri belirleme yetkisinin Kurul'a bırakıldığı, işlemin kanunilik ilkesine uygun olduğu, davacının annesi ve babasının hesapları üzerinden işlem gerçekleştirdiğini açıkça kabul ettiği, menfaat hesaplamasının hukuka uygun olarak yapıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile, davacı tarafından 02/09/2019-06/09/2019 ve 23/09/2019-25/09/2019 dönemlerinde ... Elektrik Mühendislik Müşavirlik İnşaat Turizm (...) pay piyasasında, 07/01/2020-10/01/2020 döneminde ... Menkul Değerler A.Ş. (...) pay piyasasında,11/10/2019-14/10/2019 döneminde ... Yatırım Holding A.Ş. (... ) pay piyasasında ve 13/09/2019 tarihinde ... Sünger Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler ve "..." takma adıyla telegram hesabı üzerinden yapılan paylaşımlarla Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan eylemlerin gerçekleştirilmiş olduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 1.127.020,92-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

İdari para cezasına uygulanmasına ilişkin Kurul kararı öncesinde Kurul uzmanlarınca yapılan inceleme kapsamında davacıya gönderilen savunma isteme yazısında, ... pay piyasasında 02/09/2019 tarihinde ... ve ... hesabına net alım, 05/09/2019 tarihinde ... hesabından net satım, .. tarihinde ... ve ... hesaplarından net satım işlemlerinin gerçekleştirildiği, ... pay piyasasında ... tarihinde ... hesabından net alım, 09/01/2020 tarihinde net satım, 10/01/2020 tarihinde net satım yapıldığı ve diğer hususlara yer verilerek söz konusu işlemlerle Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan eylemlerin oluştuğu sonucuna varıldığı, bu kapsamda 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi kapsamında nihai değerlendirmenin yapılabilmesi için anılan Kanun'un 105. maddesi uyarınca yazıda belirtilen hususlarla ilgili savunmasını sunması gerektiği davacıya bildirilmiştir.

Davacı tarafından Kurul'a sunulan savunma yazısında "yazı içeriğinde ismi geçen ..., ... annem ve babam olmaktadır. İkametgâhımız aynı olup aynı evde yaşamaktayız. ... Ben şahsım 10 yaşındayken bile borsada annem ve babam işlem yapmaktaydılar. Bu husus bile tek başına benim herhangi bir yönlendirme yapmadığımı net ortaya koymaktadır. ... Ben de ailemin borsa tutkusuyla birlikte onlardan onların ricasıyla ve izniyle babamın işlerinin yoğunluğundan dolayı işlemlerini onların adına yeri geldi yaptım. ... Orta ölçekli şirketleri araştırarak risk getirisini göz önüne alarak ..., ..., ..., ...bu hisse senetlerinde risk alarak işlem yaptım. ..." ifadelerine yer verilmiştir.

Kurul uzmanlarınca hazırlanan Denetleme Raporunda, davacıdan alınan savunmada annesi ve babasının işlemlerine ilişkin olarak bazen onların hesabından işlem yaptığını ifade ettiği, bu ifade kapsamında ... ve ... hesaplarından ... ve ... pay piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerin de davacı tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı belirtilmiş ve davacının söz konusu pay piyasalarında gerçekleştirdiği işlemlere ek olarak annesi ve babasının hesaplarından gerçekleştirilen işlemler sonucu elde edilen menfaatler de ayrı ayrı hesaplanarak toplam net realize menfaat hesaplanmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Piyasa bozucu eylemler" başlıklı 104. maddesinde, "(1) Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz."; "İdari para cezalarının uygulanması" başlıklı 105. maddesinde, "(1)İdari para cezalarının uygulanmasından önce ilgilinin savunması alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmemesi hâlinde, ilgilinin savunma hakkından feragat ettiği kabul edilir. ..." kuralı bulunmaktadır.

Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği (VI-104.1)'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğ'in amacı, makul bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi ile bu eylem ve işlemleri gerçekleştirenler hakkında uygulanacak yaptırımların belirtilmesidir. "; "İletişim veya haberleşme yoluyla işlenen piyasa bozucu eylemler" başlıklı 6. maddesinde, "Sermaye piyasası araçlarının fiyatları, değerleri veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikte veya bunlara etki edebilecek piyasa göstergelerine ilişkin olarak yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi, söylenti çıkarılması, haber verilmesi, özel durum açıklaması yapılması, yorum yapılması veya rapor hazırlanması, bu fiilleri gerçekleştirenler tarafından söz konusu fiillerin gerçekleştirilmesinden önce veya sonra ilgili sermaye piyasası aracında her türlü emir verilmesi ve/veya işlem yapılması halînde piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir. (2) Birinci fıkrada belirtilen hususların yalan, yanlış veya yanıltıcı olduğunu bilen yahut bilmesi gerekenler tarafından yayılması, bu fiili gerçekleştirenler tarafından söz konusu fiilin gerçekleştirilmesinden önce veya sonra ilgili sermaye piyasası aracında her türlü emir verilmesi ve/veya işlem yapılması halînde piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir. (3) Kurul'un özel durumların açıklanmasına ilişkin düzenlemeleri kapsamında açıklamakla yükümlü olunan, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilerin açıklanmaması piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir. (4) Sermaye piyasası araçları hakkında gazete, televizyon, internet veya benzer nitelikte kitle iletişim araçları kullanarak yorum veya tavsiyede bulunduktan sonra, yorum veya tavsiyesini değiştirinceye kadar veya her halükarda 5 iş günü içerisinde,alım veya tut tavsiyesi verdiği halde satmak ya da satım tavsiyesi verdiği halde almak piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir. " kuralına yer verilmiştir. HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:

İdare Mahkemesince, davacının beyanının tek başına, ilgili hesaplardaki işlemler sayesinde davacının menfaat elde ettiğini ortaya koymak için yeterli olmadığı, davacının annesinin ve babasının hesapları üzerinden gerçekleştirilen işlemler neticesinde menfaat elde eden kişinin ya da kişilerden birinin davacı olduğunu ortaya koyan başkaca tespit, bilgi ve belgenin bulunmadığı dikkate alındığında, davacı tarafından annesinin ve babasının hesapları üzerinden bahsi geçen işlemler gerçekleştirildiği anlaşılmakla birlikte, bu işlemler neticesinde davacının menfaat elde ettiği hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığından dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış; Bölge İdare Mahkemesince, 6362 sayılı Kanun'da eylemlerin piyasa bozucu olarak nitelendirilmesi için eylem neticesinde menfaat elde edilmesi şartının aranmadığı, idari para cezasının miktarının artırılmasında menfaat temin edilmiş olması şartının arandığı, ancak menfaatin kim tarafından elde edildiği noktasında kanunda herhangi bir ayrım yapılmadığı, somut olayda da menfaat temin eden belirlenememekle birlikte, piyasa bozucu eylemi gerçekleştiren şahsın bu eyleminden sorumlu tutulmasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu kapsamda, 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesinde düzenlenen piyasa bozucu eylemler kapsamında gerçekleştirilen işlemler sonucunda elde edilen menfaatin, işlemi gerçekleştiren kişi lehine olması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Söz konusu 104. maddede, makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem olarak sayılmış ve bu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından idari para cezası verileceği, ancak bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarının bu menfaatin iki katından az olamayacağı düzenlenmiş olup, maddede piyasa bozucu eylemlerin türleri sayıldıktan sonra bu eylemleri gerçekleştiren kişilere idari para cezası uygulanacağı ve bu bağlamda da menfaat temin edilmiş olması durumunda idari para cezasının miktarının, menfaatin iki katından az olmayacağı kuralı getirildiği dikkate alındığında, menfaatin de piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişi tarafından elde edilmesi gerektiği açıktır.

Bu itibarla, davacı tarafından kendisi ve anne ve babasının hesapları üzerinden gerçekleştirilen işlemlerle 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesinde düzenlenen piyasa bozucu eylemlerin gerçekleştirildiği, Kurul'a sunulan savunmada "yazı içeriğinde ismi geçen ..., ... annem ve babam olmaktadır. İkametgahımız aynı olup aynı evde yaşamaktayız. .. Ben şahsım 10 yaşındayken bile borsada annem ve babam işlem yapmaktaydılar. Bu husus bile tek başına benim herhangi bir yönlendirme yapmadığımı net ortaya koymaktadır. ... Ben de ailemin borsa tutkusuyla birlikte onlardan onların ricasıyla ve izniyle babamın işlerinin yoğunluğundan dolayı işlemlerini onların adına yeri geldi yaptım. ... Orta ölçekli şirketleri araştırarak risk getirisini göz önüne alarak ..., ..., ..., ...bu hisse senetlerinde risk alarak işlem yaptım." şeklindeki ifadelerle anne ve babasının hesabından işlem yapıldığının kabul edildiği ve söz konusu savunması ile dava dosyası kapsamındaki dilekçelerinde anne ve babasının hesabından yaptığı işlemler sonucunda elde edilen menfaatin kendisine ait olmadığına yönelik bir iddiada da bulunulmadığı dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yönündeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yönündeki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog