8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kalecik Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli kararı sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/8091 Esas, 2021/6556 Karar sayılı kararı ile ''...basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında takdiren basit yargılama usûlünün uygulanmamasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, bozma kararı sonra Mahkemenin sanığı duruşmadan haberdar etmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, bozma kararı sonrası Mahkemenin uyma ya da direnme yönünden karar vermeden yargılamaya devam ettiğine, sanık hakkında hiçbir maddi gerekçeye dayanmaksızın lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; Kalecik Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın olay günü yapılan sayımda ceza infaz kurumu içerisinde ve kurumun çevre ve dış aramalarında bulunamadığı, bu suretle açık ceza infaz kurumundan kaçtığı anlaşılmakla atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınabilecek en ağır cezayı içeren ilamın İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/19 Esas, 2010/24 Karar sayılı kararı olduğu halde, daha hafif cezayı içeren ve Mahkemenin esas ile karar numaraları da hatalı olarak yazılan ilamın tekerrüre esas alınması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Mahkemece Dairemizce verilen 31.03.2021 gün ve 2020/8091 Esas, 2021/6556 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılarak takdiren uygulanmamasına karar verildiği, bozmanın sanık lehine olduğu gözetilerek Mahkemece de bozma ilamına uygun işlemler yapılması karşısında, sanığa bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan ve bozma kararına karşı savunması alınmadan hüküm kurulması şeklindeki sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz talebi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/98 Esas, 2021/164 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın