4. Ceza Dairesi
4320 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Malkara Sulh Ceza Mahkemesince verilen 21.05.2010 gün ve 2008/10 esas, 2010/361 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 22.11.2012 gün ve 2012/26526 esas, 2012/26842 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanıklara yükletilen yaralama, hakaret ve Ailenin Korunmasına Dair Yasaya aykırılık eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların yasal bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanıklar ... ve ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA," karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/04/2013 gün ve 2013/101196 sayılı yazısı ile; " Yüksek Dairenin yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerde verdiği onama kararlarına bir itirazımız bulunmamaktadır. Ancak sanık ... hakkında 4320 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına dair kararın yerinde olmadığını düşünmekteyiz. Şöyle ki; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 23. maddesi ile “ 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun” yürürlükten kaldırılmıştır. Anılan 6284 sayılı Kanun 28239 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 20/03/2012 tarihinde Yargıtay incelemesi sırasında yürürlüğe girmesi sebebiyle, sanık ... hakkında 4320 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiği gözetilmemiştir. Bu nedenle Yüksek Dairenin verdiği 4320 sayılı Kanuna aykırılıktan kurulan hükmün onanmasına dair ilamının kaldırılmasını CMK.nun 308. maddesine göre istemek zorunlu olmuştur. Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yüksek Dairenizin 22.11.2012 gün ve 2012/26526 E. 2012/26842 K. sayılı ilamının yeniden incelenerek sanık ... hakkında 4320 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin onama kararının kaldırılarak, hükmün “4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'un, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 23/1. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu” gerekçesiyle bozulması, eğer itiraz yerinde görülmez ise dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, itiraza konu sanık ve suç yönünden incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Sanık ... hakkında, 4320 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik, Dairemizce verilen 22.11.2012 gün ve 2012/26526 esas, 2012/26842 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, Malkara Sulh Ceza Mahkemesince verilen 21.05.2010 gün ve 2008/10 esas, 2010/361 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Hükümden sonra, 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 08.03.2012 gün ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 23/1. maddesi ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun tümüyle yürürlükten kaldırılması karşısında, TCK'nın 7/2. madde ve fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun görev hususu ile birlikte yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, itiraz yazısına uygun olarak, 4320 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, itiraza konu edilmeyen diğer suçlar yönünden, Dairemizin önceki kararında yer alan hususların aynen bırakılmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın