T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/315 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/06/2021
NUMARASI: 2018/234 2021/125
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... numaralı endüstriyel tasarımın tescili için 08/03/2018 tarihinde tescil başvurusunda bulunulduğunu, söz konusu tasarımın Türkiye'de ilk kez müvekkili tarafından kamuya sunulduğunu ve üretildiğini, davalı ...tarafından haksız olarak müvekkiline ait tasarımın aynısının üretilmesi ve ...'na ait ... adlı işyerinde ve @... isimli ... sayfasında satışı yapılmak suretiyle müvekkilinin tasarım hakkının ihlal edildiğini, davalı şirketin müdürü olan diğer davalı ...'ın haksız fiilden şahsen sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, davalıların tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 08/03/2018 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın ilanına karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ürünün kendi tasarımcıları tarafından tasarlandığı düşüncesiyle ... satıldığını, ihbar olunanın mahallinde yapılan bilirkişi incelemesi sonuncunda da ürünlerin satışının bir daha yapılmadığını, davacı tarafın her ne kadar oldukça büyük bir zararı olduğu iddia edilse de, davacının iddiasının ya gerçeği yansıtmadığını, ya da müvekkili şirket ile ilgisinin bulunmadığını, ürünlerin deneme amaçlı olarak az adette üretilerek ... satıldığını, daha sonrasında hem ürünlere talep olmaması, hem de tasarımın orijinal olmadığı iddiasıyla tespit edilmesi nedeniyle müvekkil tarafından ürünlerin bir daha satışının yapılmadığını, tasarımcı olmayan davacı tarafın direkt şirket müdürüne karşı dava açılmasının şartlarının oluşmadığını, kaldı ki şirket müdürünün herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davadan önce yapılan delil tespitinde ... isimli iş yerinde delil tespiti yapıldığı, davacı tarafa ait ... (22) numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ... (25) numaralı tasarım ve ürün ile davalı tarafa ait ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, davalı şirketin davacı adına tescilli tasarımların benzerlerini üreterek satışa sunması eylemi davacının endüstriyel tasarım tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacının bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı mevcut olduğu, davalı ...'ın davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle meydana gelen haksız fiilden sorumlu olduğu davacının ilk bilirkişi raporundaki 708,31-TL tazminat hesabına itiraz etmediği, tarafların cirosuna göre dava dilekçesinde talep edilen 1.000-TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalıların davacıya ait ... numaralı endüstriyel tasarımın koruma kapsamında kalan ürünlerin davalılar tarafından üretilip satılmak suretiyle davacının endüstriyel tasarım haklarına tecavüz ettiklerinin ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, 1.000-TL maddi tazminat ve 5.000-TL manevi tazminatın 08/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde masrafın davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayınlanan gazetelerden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Dosya içerisinde mevcut yasaya aykırı olarak düzenlenmiş bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden kısmen kabul kısmen red şeklinde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının hukuka aykırı olduğunu, -Davalıların tasarım hakkına tecavüzde bulundukları tespit edilmiş olmasına rağmen hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat çok düşük olduğunu,-Mahkeme tarafından, kesin süreye uymamanın sonuçları hatırlatılmadığından, bilirkişi raporuna süresinde cevap verilememesinin sonuç doğurmayacağını,-Yapılan maddi tazminat hesabında esas alınan tarihlerin ve hesap yönteminin yanlış olduğunu,-Mahkeme tarafından hükmedilen tazminatların hiçbir caydırılığı olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı adına tescilli ... numaralı endüstriyel tasarımın koruma kapsamında kalan ürünlerin benzerinin davalı tarafça üretilip, Butik Melike isimli işyerine satılmak suretiyle meydana geldiği iddia edilen tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminata ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,
HMK'nın 281.maddesi uyarınca bilirkişi raporuna itiraz süresinin iki hafta olduğu,
HMK'nın 94/1.maddesi uyarınca HMK'daki kanuni sürelerin kesin olduğu, bu nedenle bilirkişi raporuna karşı itiraz için verilen sürenin kesin olduğunun belirtilmesine ve ihtarat yapılmasına gerek bulunmadığı, davacı vekilinin 02/04/2020 tarihli bilirkişi raporundaki 708,31-TL tazminat hesabına itiraz etmemesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, bu nedenle hükmedilen maddi tazminat tutarına itirazın yerinde olmadığı, yine hükmedilen manevi tutarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.