Esas No
E. 2021/22543
Karar No
K. 2023/5387
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/22543 E.  ,  2023/5387 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/2074 E., 2017/2305 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama

Müşteki Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin kovuşturma aşamasında davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2017 tarihli ve 2015/442 Esas, 2017/91 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 27.11.2017 tarihli ve 2017/2074 Esas, 2017/2305 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.08.2021 tarih, 14-2018/17226 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Dosya kapsamında somut bir delil bulunmadığına, sanığın suç kastının olmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin ikamet ettiği evinin önünde bulunan parkta suç saatinde oturduğu sırada yanına sanığın gelerek mağdureye nereli olduğunu, anne ve babasının ne iş yaptığını, yaşının kaç olduğunu sorduğu, mağdurenin sorulan soru üzerine sanığa cevap verdiği sırada sanığın aniden mağdureye yaklaşarak elleri ile mağdurenin yüzünü tutup saçlarını okşadığı, akabinde mağdurenin her iki yanağından öptüğü, sonrasında mağdurenin dudaklarından öpmeye çalıştığı sırada mağdurenin geriye çekildiği, ancak sanığın tekrar mağdureye yaklaşarak yanağında ikinci kez öptüğü, o sırada parktan geçmekte olan kolluk görevlisi olan tanıkların olaya müdahale ettikleri, sanığın kendisine müdahale eden tanıklara mağdureyi tanıdığı yönünde beyanda bulunduğu, ancak mağdurenin kendisini tanımadığını beyan etmesi üzerine işlem yapıldığı, sanığın karakola götürüldüğünde adını ilk başta "(...) (...)" olarak verdiği, sanığın daha evvel aynı suçtan hakkında verilmiş mahkumiyet kararı ve takipsizlik kararının bulunduğunun anlaşıldığı, aşamalarda alınan tanık beyanları, mağdure beyanı ve çelişkili sanık savunması nazara alındığında cinsel saldırı eyleminin sübuta erdiği kanaatine varıldığı, sanığın aşamalardaki çelişkili ve dosya kapsamı ile uyumlu olmayan savunmaları, mağdurenin dudaklarından öpmeye çalışması, tanık anlatımları nazara alındığında sanığın olay esnasında cinsel arzularını tatmine yönelik davranışlar içerisinde bulunduğu ve amacının cinsel istismar olduğu, tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın mağduru öpme yönündeki ısrarı, davranışları, benzer olaylarla ilgili olarak Yargıtay Kapatılan 14 üncü Ceza Dairesinin (...) ilamları gözönünde bulundurulduğunda sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığı, eylemlerinin kesik kesik ve ani olmadığı, basit cinsel istismar boyutuna vardığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

2.Olay tanıklarının olayla ilgili birebir görgülerinin bulunması ve bağımsız kamu tanığı olmaları sebebiyle beyanlarına itibar edildiği belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mağdurenin "...25/11/1999 doğumlu olduğu, suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük olduğu, buna karşın gerekçeli kararda mağdure 15 yaşından küçük kabul edilerek suç niteliğinin belirlendiği anlaşılmış ise de, sanığın mağdureye yönelik cinsel istismar eylemine mağdurenin rıza göstermemesi ve suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması nedeniyle mağdurenin yaşının suçun niteliğinde bir değişiklik oluşturmayacağı anlaşıldığından bu husus duruşma açılarak yargılama yapılması nedeni olarak görülmemiştir..." şeklindeki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediği kabul edilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Bakanlık Vekili ve Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanunu'nun 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı ve suç tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin 17.04.2015 tarihli celsede davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekil ile Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin yerinde görülmeyen sanık müdafiinin ve sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2.Ancak; mağdurenin beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanığın mağdureye yönelik fiziksel temas içeren eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi de nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyip, ilk derece mahkemesince, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR

A. Bakanlık Vekili ve Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekili ve mağdure vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 27.11.2017 tarihli ve 2017/2074 Esas, 2017/2305 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.