Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C.

ANKARA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2021/524 Esas
KARAR NO: 2023/164
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... ...
DAVALI: ...
VEKİLLERİ: Av. ... - ...

Av. ... ...

DAVA: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti Davası
DAVA TARİHİ: 16/08/2021
KARAR TARİHİ: 14/03/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 22/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir taradığı vasıtasıyla 2006 yılında davalı kooperatife ortak olarak girdiğini, kooperatif tarafından kendisine ortaklığa kabul anlamında yönetim kurulu kararı verilmediğini, ancak 05.04.2006 tarihli banka dekontu ile davalı kooperatife 2.500,00 TL üye kayıt ücreti yatırdığını, müvekkilinin ortaklık tesis edildiği kooperatif yönetiminin kabulünde olduğunu, müvekkilinin banka kayıtlanna göre aynca aidat olarak 05.05.2006 tarihinde 1.500,00 TL, 15.06.2006 tarihinde 2.000,00 TL, 28.08.2006 tarihinde 2.000,00 TL, 22.09.2006 tarihinde 1.500,00 TL, 24.11.2006 tarihinde 1.500,00 TL, 28.01.2008 tarihinde 2.000,00 TL olmak üzere toplamda 13.000,00 TL ödediğini, kooperatif kayıtlarında 13.700,00 TL olarak görünen ve ödeme yapılan ödemeler yönünden banka makbuzları dışında başka ödeme makbuzlarına ulaşılamadığını, daha sonra müvekkilimin dava dışı ...Kooperatifine üyeliğinin devredildiğinden bahisle kooperatif hesabına 18.05.2010 tarihinde 20.000,00 TL havale yapıldığı, ancak kooperatifin bu ödeme karşılığı müvekkilini üye kaydetmediği, müvekkilinin ... isimli üyeden bedel karşılığı üyelik devir alarak ve bu kooperatife daha önce ödetilen 20.000,00 TL ile kooperatif eski başkanı ...’e elden ödenen tutarlar mahsup yapılmak suretiyle uzlaşma sağlandığı ve 06.03.2021 tarihli yönetim kurulu kararı, 08.03.2021 tarihli tutanak, ortaklık kabul formu, anlaşma belgesi ve ihtiyari arabuluculuk son tutanağının mevcut olduğunu, davalı kooperatifin sözde üye devri yapıldıktan sonra 2010 yılı Temmuz ayında müvekkili de olmak üzere 18 ortağın aidatlarım tam ve zamanında ödememeleri gerekçesiyle üyelikten çıkarılmasına karar verildiğinin haricen öğrenildiğini, ihraç kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, ortaklıktan çıkarılan diğer ortakların akıbetinin taraflarınca bilinemediğini, davalı kooperatifin dava dışı... Kooperatifine 25.02.2015 tarihli 2015/5 sayılı yazısı kapsamında, verilen cevabi yazıda “belirtilen Üye devirleri yapılmış olup, yazınız ekinde bildirilen cari hesap pusulaları da İncelendiğinde mutabık kaldığımız görülmüştür. Ancak, yazınızda belirtilen ... üyemiz değildir. Diğerleri üyemizdir.” denildiğini, müvekkilinin 2006 yılından itibaren genel kurullara katıldığı ve oy kullandığını, daha sonraki süreçlerde genel kurullara davet edilmediği ve genel kurullar hakkında bilgİlendirilmediğini, kendisine üyeliğinin devam ettiğini belirttikleri ve yöneticilerin aidat borcu olduğunu söylemelerine rağmen miktarını bildirmedikleri ve resmi bildirimde bulunmadıklarını, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin muallakta olduğunu öğrenmesi üzerine işlem evraklarının ve üyeliğinin usulsüz sonlandınlmış ise devamı yönünden 18.09.2020 tarihli dilekçe verdiğini ancak bu dilekçeye cevap verilmediğini, görüşmelerde davalı kooperatif 2012 yılı öncesine dair yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul tutanaklarına ulaşılamadığını müvekkiline sözlü olarak ifade edildiğini, müvekkilinin 1163 sayılı Kanun gereği ne kooperatif ortaklığından varsa ihracına dair karar, ne de ihraca dayanak herhangi bir ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, kooperatifin elinde boş üyelik bulunmadığı için müvekkilinin konutsuz kalan ortak durumuna düştüğünü, ortaklarına konut tahsis etmediği gibi kur’a da çekilmediğini, inşaata başlanılmamış ise de imar planları yapılıp arsa olarak teslim aşamasına gelindiğini belirtilerek, öncelikle müvekkilinin aleyhine haksız ve usulsüz varsa verilen ihraç karannın iptali ile müvekkilimin kooperatif ortaklığının tespitine, şimdiye kadar yapılan ödemelere dava tarihi itibariyle karşılık gelen menfaat bedelinin tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi İle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hiçbir yasal ortaklığının bulunmadığını, davacının yönetim kuruluna başvurarak yönetim kurulu kararı ile ortak olması gerektiğini, sözlü müracaatla ortak olunamayacağını, eğer ortaklığı varsa da genel kurul yapıldığını, bu genel kurula ait tutanaklar ve hazirun cetvellerine göre ortak olup olmadığının belli olacağını, kooperatif kayıtlarında davacının ortak olduğu dair bir delile rastlanılmadığından ortaklığını kabul etmediklerini, davacının, 2009 veya 2010 yılında ihraç kararı verildiğini, beyanına göre aradan 10 yılı aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen kooperatife uğramadığını, arayıp sormadığını, 11 yıl içinde bu hakkını hiç aramamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca TMK.'nın 2. maddesine de aykırı olduğunu, 10 yıl boyunca da bir kuruş para ödememiş olması, en az bugünkü tarih itibariyle diğer ortakların en az pay başına 500.000,00 TL ödeme yapacağını, davacının iddiasına göre ise 13.000,00 TL ödeme yaparak üye olmaya çalışmasının dürüstçe bir davranış olmadığı gibi K.K.

23.Maddesine de aykırı olduğunu, Kooperatiflerde eşitlik ilkesi esas olduğundan, davalı kooperatifin üzerinde konut yaparak üyelere konut tahsis edeceği arsayı almış olduğunu, ancak diğer ortaklara herhangi bir konut tahsisi yapılmadığı gibi ferdileşmenin de yapılmadığını, kooperatif üzerinde kayıtlı arsa olmadığı halde ve mimari projeleri olmadığı halde yapı ruhsatı almadığı halde, kat irtifakı kurmadığı halde, davacının tapu istemesi, kendisine diğer ortaklara eş değerde konut tahsis istemesi, eğer mümkün değilse para istemesinin hukuka uygun olmadığını, 1163 sayılı Kanunim 23. Maddesine göre eğer borcu varsa bu borçlanın tamamlamadan tapu iptal ve tescil istenmesi de mümkün olmadığını, Kooperatifin zaman zaman ortaklarına genel kurullarda alınan kararlara göre borçlarını ödemeleri için ihtarlar gönderdiğini, ama davacının bu ihtar gönderilenlerin içinde olmadığını, çünkü üye olmadığını belirtilerek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi talep ve beyan edilmiştir.

DELİLLER

Davalı kooperatif kayıtları, tanık beyanları, banka dekontları, bilirkişi raporu ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2006 yılında davalı kooperatife ortak olarak girdiğini, müvekkilinin ortak olarak kabulüne dair kendisine bir yönetim kurulu kararı verilmediğini, ancak müvekkili tarafından 05/04/2006 tarihli banka dekontu ile davalı kooperatife 2.500,00 TL üye kayıt ücreti yatırdığını, müvekkilinin daha sonra aidat olarak 05/05/2006 tarihinde 1.500,00 TL, 15/06/2006 tarihinde 2.000 TL, 28/08/2006 tarihinde 2.000 TL, 22/09/2006 tarihinde 1.500,00 TL, 24/11/2006 tarihinde 1.500,00 TL, 28/01/2008 tarihinde 2.000,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL aidat ödemesi yaptığını, kooperatif kayıtlarına göre toplam 13.700,00 TL ödeme yapıldığının görüldüğünü ancak banka aracılığı ile yapılan ödemeler dışındaki ödemelere ilişkin makbuzlara ulaşılamadığını, elden yapılan ödemelere ilişkin makbuz düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilemediğini, daha sonraki aşamada müvekkilinin dava dışı ...Kooperatifine üyeliğinin devredildiğinden bahisle anılan kooperatif hesabına 18/05/2010 tarihinde 20.000,00 TL havale yapılmasının sağlandığını, ancak ... Kooperatifinin bu ödeme karşılığından müvekkilini üye kaydetmediğini, anılan kooperatiften ...isimli üyeden bedel karşılığından üyelik devralınmak, bu kooperatife daha önce ödetilen 20.000,00 TL ile kooperatifin eski başkanı ...e elden ödenen tutarlar mahsup edilmek suretiyle uzlaşma sağlandığı ve bu şekilde kooperatife ortak olduğu, müvekkilinin anılan kooperatif ortaklığına alındığına dair 06/03/2021 tarihli yönetim kurulu kararı, 08/03/2021 tarihli tutanak, ortaklık kabul formunun bulunduğunu, görüldüğü üzere bu ortaklığın davalı kooperatifin üye devri ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalı kooperatifin sözde üye devri yaptıktan sonra 2010 yılı Temmuz ayında müvekkilinin de aralarında bulunduğu toplam 18 ortağın aidatlarını tam ve zamanında ödememeleri gerekçesiyle üyelikten çıkarılmasına karar verildiğinin haricen öğrenildiğini, verildiği söylenen ihraç kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek öncelikle müvekkilinin aleyhine haksız ve usulsüz varsa verilen ihraç kararının iptali ile müvekkilinin kooperatif ortaklığının tespitine, müvekkilinin şimdiye kadar yaptığı ödemelere dava tarihi itibariyle karşılık gelen menfaat bedelinin tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili daha sonra dosyaya sunduğu 13/01/2023 tarihli dilekçesi ve 14/03/2023 tarihli duruşmadaki sözlü beyanında; iş bu davadaki taleplerinin davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu ve talebin bu şekilde değerlendirmesi gerektiğinin bildirildiği görülmüştür.

Davalı taraf, cevap dilekçesinde bildirdiği nedenlerde davanın reddini talep etmiştir.

Buna göre dava, kooperatif ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Davacı tanığı ... talimat ile alınan ifadesinde; "Davacı annem olur. 2006 yılında ben ... ‘da görev yapıyordum. Davacı olan annem bir kooperatife üye olduğunu söyledi. Annemin yönlendirmesi ile ....Kooperatifler Üst Birliğine üye ve aynı yerde faaliyet gösteren 46 kooperatiften biri olan ...yapı Kooperatifine ortak oldum. Kendi adına ve benim adıma kooperatif ortaklığının gerektirdiği tüm işlemleri davacı annem yaptı. 2006 yılında annemin ortak olduğu kooperatifle ilgili tüm işlemleri yapan ve irtibat kurulan kişi ...Yapı Kooperatifinin o zamanki Başkanı ...’di. Davacı annemin ortak olduğu ... Kooperatifi’nin o zamanki başkanı ise ....idi. ...’in annemin ortağı olduğu ... Kooperatifinin o zamanki başkanı ....’i tanıdığını, ...’in bilgisi dahilinde ,üyeliğinin sonraki aşamada ...Yapı Kooperatifine devredileceği konusunda davacı annemi inandırdıklarını ve annemin bu inançla ... Kooperatifi’ne ortaklık işlemlerinin yapıldığını biliyorum. Kooperatiflerin kuruluş ve üye kayıt aşamasında .... Kooperatifi’nin başkanı ....Bey ile ... Kooperatifi başkanı ... Bey birlikte hareket eder tarzdaydılar. Süreç içerisinde .... arasındaki ilişkilerin bozulduğunu ve koptuğunu haricen öğrendik. Davacı annem ,benim ...dışında olmam nedeni ile ,uzun yıllar benim adıma ve kendi adına Genel Kurul toplantılarına katılmış ve oy kullanmıştır. Takip eden yıllarda davalı kooperatifin ve üst birliğin vadettiklerini gerçekleştirmemeleri;yıllar geçmesine rağmen kooperatif konutlarının yapılma süreci,ödenecek bedel konusunda söylenenlerin hiç birinin gerçekleşmemesi;genel kurul davetlerinin yapılmaması üzerine ;davacı annem ile Hasan Bey’in yaptığı görüşmeler sonucunda... Bey üyelikle ilgili hiçbir sorun olmadığı ve özel üye olarak bizzat kendisi tarafından haklarının korunduğu konusunda davacıyı inandırdı.Davacı annem ...Yapı kooperatifine çok kez gitmesine rağmen ;yetkilileri bulamadı,her seferinde çalışan konumunda olanların yanlış ve yetersiz izahlarına muhatap oldu.... Bey ile telefonla yaptığı görüşmelerde ortaklığı ile ilgili bir sorun olmadığı söylendiğinden ve yaşı ileri olduğundan söylenenlere inanmak durumunda kaldı. Süreç bu şekilde devam ederken ... vefat edince, davacı anneme ... Kooperatifi’nin üyesi olmadığı, ... Kooperatifi’nin üyesi olarak gözüktüğü söylendi.Yaptığımız araştırmada ... Kooperatifinin ... Kooperatifi ile üyelik devir işlemine ilişkin yazışma yapmasına rağmen, usulüne uygun bir üyelik devri yapılmadığı anlaşıldı.... Kooperatifi yönetimi ile yaptığımız görüşmelerde; davacı annemin ortaklıktan ihraç edildiği, buna ilişkin süreç ve ihraç kararının tebliğ edilmediği, Tursan Kooperatifinin 2012 yılından önceki evrakının bulunmadığı öğrenildi. Bu aşamada ... Kooperatifine 2015 yılında üyelik devri ile ilgili yazı yazılarak mahsuplaşma istendiği, ancak ... Kooperatifi’nin verdiği cevaptan ve yapılan görüşmelerden üyelik devrinin yapılmadığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine davacı annem 18.09.2020 tarihinde hakkında yapılan işlemlerle ilgili evrakın verilmesi, işlemlerin bildirilmesi ve ortaklığı ile ilgili usulsüz işlemler varsa düzeltilmesi için dilekçe verdi,verdiği dilekçeye cevap dahi verilmedi.Haricen yaptığımız araştırmada Kooperatif Üst Birlik delege sayısını artırmak amacı ile ,üyelere bilgi verilmeden, kooperatifler arasında üye devirleri yapıldığı öğrenilmiştir.Bu durum kooperatifler arasında yapılan yazışmalardan da anlaşılmaktadır. Davacı annemin yaptığı ödemeler dahi doğru kaydedilmemiştir. Yaptığı ödemelerin bir kısmı ... Kooperatifi, bir kısmı ... Kooperatifine kaydedilmiştir. Annemin ... Kooperatifine yaptırılan ve emanet hesabında gösterilen ödemesi ile ...’e elden yaptığı ödemeler mirasçıları tarafından ödendikten sonra mahsuplar yapılmış ve bakiye bedeli ödemesi koşulu ile ... Kooperatifinden bir üyeden devir sonucu yeni bir üyelik verilmiştir. Ancak bu yeni bir üyeliktir. Davalı ... kooperatifindeki üyelik ve yapılan ödemelerle bir ilgisi yoktur. Yaptığımız araştırmada ... kooperatifi üyelikleri ve ödemeleri bakımından benzer durumda olan kişilerin mağduriyeti giderilmeye çalışılmasına rağmen, davacı anneme bu konuda kooperatifçe hiçbir bildirim yapılmadığı gibi, hiçbir çözüm de üretilmemiştir. Davacı annemin davalı kooperatifin eski Başkanı ... ve yakın arkadaşı ... Kooperatifi eski Başkanı ...’e güvenmesi sonucu yanıltıldığını, hataya düşürüldüğünü, sonuçta yatırdığı para hiç edilmek suretiyle mağdur edildiğini biliyorum. Annem kooperatifle yaşadığı sıkıntıları bana hep anlatmıştır. Bu konuda çektiği sıkıntıları biliyorum. Dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Taraflarca ileri sürülen tüm deliller ve davalı kooperatifin tüm ticari defter ve belgeleri de incelenerek rapor düzenlenmek üzere dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş olup, düzenlenen 08/11/2022 tarihli raporda; davalı kooperatif tarafından 2006- 2014 yılları arasındaki yasal defterlerin incelemeye ibraz edilmediği, ibraz edilen yasal defterlerin 2015 yılı ve sonrasının içerdiği, 2015 yılı yevmiye defteri incelendiğinde: açılış kaydında davacı ... Kocumemik'e ait işlemlerin 331- Ortaklara Borçlar Hesabının alt kodu olan “331.02 ..." alt hesap kodunda takip edildiği ve bu hesabına açılış kaydma göre davacı tarafından 2015 yılından önceki yıllarda davalı kooperatife 13.000.00 TL yatırıldığının görüldüğü, hesabına 31.12.2015 tarihinde 01.01.2016 hesap dönemine devredildiği, 2016 yılı yevmiye defteri incelendiğinde;“331.02 ...” alt hesap koduna ait hesabın 01.01.2016 tarihinde açılış kaydı ile hesaplara işlendiği, 2016 yılında herhangi bir hareket görmeden 2017 yılına devredildiği, 2017 yılı vevmive defteri incelendiğinde; “331.02 ...” alt hesap koduna ait hesabın 01.01.2017 tarihinde açılış kaydı ile hesaplara işlendiği, 31.03.2017 tarihinde dayanağı bulunmayan mahsup fisi ile düzeltme kavdı acıİdaması ile “331.02 ...” alt hesap kodunun ters kayıt ile kapatıldığı, 2017 yılı ve sonrasında “331.02 ...” alt hesap kodunun başkaca hareket görmediği, davacının, 2006 ve 2008 yıllarında 7 ayrı işlemle davalı kooperatif hesabına 13.000.00 TL üye giriş aidatı ve diğer ödemeleri yaptığı, bu ödemeler dışında kooperatife başka ödemesi bulunmadığı, davalı kooperatif tarafından da davacının başka bir kooperatife devrinin yapıldığı, alınan aidat tutarlarının bu kooperatife ödendiği veya kendisine kooperatiften çıkarılma veya kendisi isteği ile ayrılması karşılığı yapılacak kesintilerden sonra kalan aidatın ödendiğini ortaya konulacak belge ve bilginin dava dosyasına ve bilirkişi heyetine ibraz edilmediği, davacının, aidat ödenmemesine bağlı kooperatif üyeliğinden çıkarılmayı gerektiren Yönetim Kurulu kararı veya genel kurul kararının, üyeliğinin sonlandırıldığı yönünden kendisine yapılan tebligat evrakının dava dosyasına kazandırılamadığı ve bilirkişi heyetine ibraz edilemediği, Kooperatiflerin yasal olarak bulundurulması gereken ve her ortağın üye olurken üye kayıt başvuru belgesine ve buna göre yönetim kurulu kararı sonrasında, kooperatif üyeliği kabul edilen üyenin kaydı yapılması gereken Ortaklar Kayıt Defteri ile Yönetim Kurulu Karar Defterinin incelemeye sunulamadığı, davacının davalı kooperatife ortak olarak 2006 ve 2008 yıllarında 7 ayrı ödeme 13.000,00 TL tutarında aidat ödemesi yaptığı, diğer ortaklardan her birinin dava tarihi itibariyle sunulamayan belgeler ile kısmi sunulabilen belgelere göre kısmi inceleme ve tespitler sonucunda davalı kooperatife her bir ortağın yapmış olduğu ödemenin 115.850.00 TL olarak hesaplandığı, davalı kooperatif tarafından sunulan belgelere göre; davacının üyelikten ihraç edilin edilmediği hususunun belirsiz olduğu, davacmm kooperatif üyesi olduğuna ve üyelikten ihraç edildiğine ilişkin belge sunulmadığından ihraç kararının yasaya uygun olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacın bu durumda, 2008 Ocak ayında yapmış olduğu son ödemeden sonra bir daha yaptığı ödeme olmadığı tespitlerine göre, davacının kooperatif ortağı olduğunun kabulü halinde temerrüt faizi hariç 115.850,00 TL- 13.000.00 = 102.850,00 TL tutarında davalı kooperatife ödeme yapması gerektiği, hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.

Tarafların rapora itirazı üzerine aynı bilirkişi kurulundan alınan 28/12/2022 tarihli ek raporda özetle; davalı kooperatif tarafından 2006-2014 villan ararımdaki yasal defterlerin incelemeye ibraz edilmediği, ibraz edilen yasal defterlerin 2015 yılı ve sonrasını içerdiği, 2015 yılı yevmiye defteri incelendiğinde; açılış kaydında davacı ...’e ait işlemlerin "331-Ortaklara Borçlar Hesabının alt kodu olan “331.02 ..." alt hesap kodunda takip edildiği ve bu hesabına açılış kaydına göre davacı tarafından 2015 yılından önceki yıllarda davalı kooperatife 13.000.00 TL yatırdığının görüldüğü, hesabına 31.12.2015 tarihinde 01.01.2016 hesap dönemine devredildiği, 2016 yılı yevmiye defteri incelendiğinde; “331.02 Fatma Bitsen Kocamemik" alt hesap koduna ait hesabın 01.01.2016 tarihinde açılış kaydı ile hesaplara işlendiği, 2016 yılında herhangi bir hareket görmeden 2017 yılına devredildiği, 2017 yılı yevmiye defteri incelendiğinde; “331.02 ..." alt hesap koduna ait hesabın 01.01.2017 tarihinde açılış kaydı ile hesaplara işlendiği, 31.03.2017 tarihinde dayanağı bulunmayan mahsup fişi ile düzeltme kaydı açıklaması ile “331.02 ..." alt hesap kodunun ters kayıt ile kapatıldığı, 2017 yılı ve sonrasında "... ..." alt hesap kodunun başkaca hareket görmediği, davacının 2006 ve 2008 yıllarında 7 ayrı işlemle davalı kooperatif hesabına 13.000,00 TL üye giriş aidatı ve diğer ödemeleri yaptığı, bu ödemeler dışında kooperatife başka ödemesi bulunmadığı, davalı kooperatif tarafından da davacının başka bir kooperatife devrinin yapıldığına, alınan aidat tutarlarının bu kooperatife ödendiği veya kendisine kooperatiften çıkarılma veya kendisi isteği ile ayrılması karşılığı yapılacak kesintilerden sonra kalan aidatın ödendiğini ortaya konulacak belge ve bilginin dava dosyasına ve bilirkişi heyetine ibraz edilmediği, davacının, aidat ödenmemesine bağlı kooperatif üyeliğinden çıkarılmayı gerektiren Yönetim Kurulu kararı veya genel kurul kararının, üyeliğinin sonlandırıldığı yönünden kendisine yapılan tebligat evrakının dava dosyasına kazandırılamadığı ve bilirkişi heyetine ibraz edilemediği, Kooperatiflerin yasal olarak bulundurulması gereken ve her ortağın üye olurken üye kayıt başvuru belgesine ve buna göre yönetim kurulu kararı sonrasında, kooperatif üyeliği kabul edilen üyenin kaydı yapılması gereken Ortaklar Kayıt Defteri ite Yönetim Kurulu Karar Defterinin incelemeye sunulamadığı, diğer ortaklardan ber birinin dava tarihi itibariyle sunulamayan belgeler ile kısmi sunulabilen belgelere göre kısmi inceleme ve tespitler sonucunda davalı kooperatife her bir ortağın yapmış olduğu ödemenin 115.850,00 TL olarak hesaplandığı, davacının davalı kooperatif üyesi olup olmadığı hususunda takdirin Mahkemeye ait olmak üzere; davacının aidat ödemesi olarak 2006-2008 tarihleri arasında 13.000.000 TL ödeme yaptığı, davalı kooperatif tarafından sunulan belgelere göre; davacının üyelikten ihraç edilip edilmediği hususunun belirsiz olduğu, davacının kooperatif üyesi olduğuna ve üyelikten ihraç edildiğine ilişkin belge sunulmadığından ihraç kararının yasaya uygun olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacının bu durumda, 2008 Ocak ayında yanmış olduğu son ödemeden sonra bir daha yaptığı ödeme olmadığı tespitlerine göre, davacının kooperatif ortağı olduğunun kabulü halinde temerrüt faizi hariç 113.850,00 TL-13.000,00 TL = 102.850.00 TL tutarında davalı kooperatife ödeme yanması gerektiği, hususları belirlenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun "C) Ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz" başlıklı 16.maddesinde; "(Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 - 3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır.

Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir. (Ek: 6/10/1988 - 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." hükmü yer almaktadır.

Yine aynı Kanunun "D) Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük" başlıklı 17.maddesinde ise; "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.

Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında; davacının 2006 yılı itibariyle davalı kooperatife üye olduğunu, bu yönde yönetim kurulu kararının kendisine verilmediğini, ancak davacının, davalı kooperatife üyelik aidatlarını ödendiğini, varsa kooperatif ortaklığından ihracına dair karar ve ihraca dayanak herhangi bir ihtarnamenin davacıya tebliğ edilmediğini, halen kooperatif üyeliğinin devam ettiğini, bu nedenle davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini istediği, davalı kooperatif tarafından ise; davacının hiçbir yasal ortaklığının bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında davacının ortak olduğu dair bir delile rastlanılmadığından ortaklığını kabul etmediklerini, davacının 2009 veya 2010 yılında ihraç kararı verildiğini, aradan 10 yılı aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen davacının kooperatife uğramadığını, arayıp sormadığını, hakkını hiç aramamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca TMK.'nın 2. maddesine de aykırı olduğunun ileri sürüldüğü;

Bu kapsamda dosyada yer alan deliller ve davalı kooperatifin 2006 yılından dava tarihine kadarki döneme ait ticari defter ve belgeleri de incelenerek rapor düzenlenmek üzere dosyanın bilirkişi kuruluna tevdi edildiği, davalı kooperatif tarafından sadece 2015 yılı ve sonraki yıllara ilişkin ticari defter ve belgelerin sunulduğu, önceki dönem kayıtlarının sunulmadığı, sunulan kayıtlar kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporuna göre; 2015 yılı yevmiye defterinin açılış kaydında davacı ...'e ait işlemlerin 331-Ortaklara Borçlar Hesabının alt kodu olan “331.02 ..." alt hesap kodunda takip edildiği ve bu hesabına açılış kaydma göre davacı tarafından 2015 yılından önceki yıllarda davalı kooperatife 13.000.00 TL yatırıldığının kayıtlı olduğu, hesabın bu şekilde 2016 ve 2017 yıllarına devredildiği, 31.03.2017 tarihinde dayanağı bulunmayan mahsup fişi ile düzeltme kaydı açıklaması ile “331.02 ..." alt hesap kodunun ters kayıt ile kapatıldığı, 2017 yılı ve sonrasında ... ..." alt hesap kodunun başkaca hareket görmediği, davacının 2006 ve 2008 yıllarında 7 ayrı işlemle davalı kooperatif hesabına 13.000,00 TL üye giriş aidatı ve diğer ödemeleri yaptığı, bu ödemeler dışında kooperatife başka ödemesi bulunmadığı, davalı kooperatif tarafından da davacının başka bir kooperatife devrinin yapıldığına, alınan aidat tutarlarının bu kooperatife ödendiği veya kendisine kooperatiften çıkarılma veya kendisi isteği ile ayrılması karşılığı yapılacak kesintilerden sonra kalan aidatın ödendiğini ortaya konulacak belge ve bilginin dava dosyasına sunulmadığı, diğer yandan davacının, aidat ödenmemesine bağlı olarak kooperatif üyeliğinden çıkarıldığına dair Yönetim Kurulu kararı veya genel kurul kararının ve buna ilişkin olarak davacıya yapılan tebligat evrakının dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen bilirkişi raporu ve ek raporu ile belirlendiği üzere; davacının 2006 yılından itibaren giriş aidatı ve diğer ödemeleri yapmak suretiyle davalı kooperatif üyesi olduğunun sabit olduğu, ancak 1163 sayılı Kanunun 16 ve 17.maddelerine uygun şekilde davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin bir kararın bulunduğunun ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından ispatlanamadığı, bu haliyle kooperatif üyeliğinin devam ettiği, diğer yandan davalı kooperatif tarafından 2015 yılından önceki dönemlere ait ticari defter ve belgelerin sunulmaması nedeniyle; davalı kooperatifin tüm defter, kayıt, belge, yönetim ve genel kurul kararları ve banka hesapları üzerinde, kooperatif ortaklarının kooperatife karşı düzenli aidat ve benzeri yükümlülüklerinin bulunup bulunmadığı, diğer ortakların ve davacının kooperatife ödeme yapıp yapmadığı hususunda bilirkişiler tarafından inceleme yapılamadığı, bu nedenle TMK'nın 2. maddesi kapsamında değerlendirme yapılamadığı, haliyle davalının bu yöndeki iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varılmakla, davacı tarafından ispatlanan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca:

1.Davanın KABULÜ ile, davacı ...'in; davalı ... ORTAĞI OLDUĞUNUN TESPİTİNE,

2.Alınması gereken 179,90-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 59,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4.Davacı tarafça yapılan 2.645,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,

7.Davanın kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin olduğu,

TTK'nın 5. Maddesine göre davanın zorunlu arabulucuya tabi olmadığı anlaşılmakla; davacı tarafından arabulucu yoluna başvurulmuş olması nedeniyle; toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/03/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
14.03.2023 KABULÜNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 1163 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu K1163 md.16 K1163 md.17 HMK md.333 K1163 md.23 TTK md.5