10. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, sanık tarafından sunulan temyiz dilekçesinde 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz sebeplerine yer verilmemiş ise de, sanık müdafii tarafından temyiz gerekçelerini havi dilekçenin sunulduğu anlaşılmakla, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2020 tarihli ve 2020/141 Esas, 2020/130 Karar sayılı kararı ile İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/421 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/421 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2020/421 Esas, 2020/215 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 14 ay 7 gün hapis ve 34.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2020/3814 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.02.2023 tarihli ve 2021/7595 Esas, 2023/720 Karar sayılı kararı ile; "Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi hükümden çıkarılarak yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanması" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/829 Esas, 2023/1264 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinin gerekçesiz olması nedeniyle temyiz talebinin reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda; 30.11.2019 günü polis ekibinin kendilerini görünce panikleyen sanığın yanına gittikleri, yapılan kaba üst aramasında, kendi rızası ile teslim ettiği, 3 parça halinde, satışa hazır şeffaf poşet içinde toz maddeler ile 5 adet tabletin ele geçirildiği; 15.01.2020 günü durumundan şüphelenilen ticari taksinin durdurulduğu, araçta sürücü ile arka koltukta biri bayan biri erkek iki şahsın görüldüğü, kimliği sonradan tespit edilen ...'nin araçtan indiği sırada kaçmaya başladığı ve etrafa cebinden çıkardığı materyalleri attığı, ...'nin attığı materyaller kontrol edildiğinde, 1 adet kilitli şeffaf poşet içinde daralı ağırlığı 18.5 gr, 1 adet kilitli şeffaf poşet içinde daralı ağırlı 4.2 gr, 1 adet kilitli şeffaf poşet içinde daralı ağırlığı 6.5 gr gelen uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ile 10 adet boş, kilitli şeffaf poşetin yakalandığı, ...'nin karakoldaki detaylı üst aramasında cebinden çıkardığı uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ile taksinin arka bölümünde pipe (payp) diye tabir edilen cam cisminin ele geçirildiği; Sanığın her iki olayda da ele geçen maddeleri kullanmak maksadıyla bulundurduğunu söylediği, Alınan uzmanlık raporunda, 30.11.2019 tarihinde yakalanan uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin net 2,5 ve 4 gram olanının eroin ve 6-MAM, 5 adet net 1 gr tabletin MDMA etken maddesi içerdiği, 15.01.2020 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin net 23.8 gr eroin ve 6-MAM, net 0,1 gr kokain net 0.1 gr metamfetamin olduğunun belirlendiği, olayın bu şekilde gerçekleştiği, Yukarıdaki şekilde gerçekleşen olayda, kişisel kullanım sınırlarının üzerinde uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bulunduğu, bulunan uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bulunuş şekilleri ve nitelikleri, tutanak tanıklarının görgüye dayalı net ve birbirleri ile iddiayı tamamlayan anlatımları ve kriminal raporlar nazara alındığında, sanığın eyleminin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu olarak değerlendirilmesinin isabetli olduğu ancak, sanıkta 30.11.2019 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde elde edildikten sonra, herhangi bir kullanıcıya temin edildiğine veya satışa arz edildiğine ya da yeni parti olarak temin edildiğine dair bir tespit bulunmadan, 15.01.2020 tarihinde de uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirildiği olayda, 15.01.2020 tarihli eylemde ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bakiye uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilmesi gerektiği halde, sanık hakkında dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayin edildiği belirlenmekle; İlk derece mahkemesi kararının tayin edilen fazla ceza nedeni ile kaldırılmasına, sanığın sabit olan eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin son cümlesinin uygulanmasına, 15.01.2020 tarihli eylemde ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddeler bakiye madde olarak nazara alınması gerektiğinden koşulları oluşmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde temyiz içeriğine yönelik bir meşruhat olmadığı gibi, sanık ve müdafiine de gerekçeli karara ilişkin herhangi bir tebligat yapılmadığı anlaşıldığından, sanık tarafından yapılan gerekçesiz temyiz talebinin akabinde sanık müdafiince de temyiz gerekçelerini havi dilekçe sunulduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun surette elde edilen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/829 Esas, 2023/1264 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap