9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2009/233 Esas, 2015/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafisinin Temyiz İstemi Dosyada mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarının aşamalarda değiştiğine ve müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın müsnet suçu işlediğine dair süpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme Kabulü "Sanık ...' in mağdure ...' in amcası olduğu, mağdurenin 15 yaşından küçük olduğu dönemlerde sanığın mağdurenin elbiselerini çıkarmadan göğüslerine, poposuna ve cinsel organına dokunmak ve kendi cinsel organını da mağdureye göstermek suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, mağdurenin ailesine ait evde sanığın mağdureyi dolaba yaslayarak öptüğü, bu sırada bu durumu mağdurenin annesi ...' in de gördüğü, yaşanan bu olayları mağdurenin okuldaki rehber öğretmeni olan ...' e daha sonra da Kaletepe Ana Çocuk Sağlığı Gençlik Merkezi' nde Psikolog ...' e anlattığı ve olayın bu şekilde ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Her ne kadar mağdure ... ve müşteki ... soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduklarını beyan edip yargılama sırasında ise sanığın hareketlerini yanlış anladıklarını, mağdurenin o dönemde psikolojik rahatsızlıklarının olduğunu, sanığın bir amca olarak hareket ettiğini beyan etmiş iseler de, mağdurenin soruşturma aşamasındaki anlatımları, bu beyanlara itibar edilebileceğine yönelik Sosyal Hizmet Uzmanı ... ...' nun görüşü, mağdurenin soruşturma aşamasındaki beyanlarını doğrulayan müşteki ...' nin soruşturma ve yargılama aşamasındaki beyanları ile diğer tanıklar ... ve Şule beyanları, Adli Tıp Kurumu' nun 30 Mart 2015 tarihli mağdurenin düşünce sürecinin, bilişsel yetilerinin, iç görüsünün yargısının ve zekasının normal olduğuna ilişkin raporu, mağdurenin öz amcası olan sanığa atfı cürümde bulunmasını gerektirir bir hal olmaması ve olayın ortaya çıkış şekli göz önüne alındığında mağdure ve müştekinin yargılama aşamasındaki beyanlarına ve sanık savunmalarına itibar edilmemiş sanığın sübut bulan zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı eylemini gerçekleştirdiği vicdani kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve özellikle süresi, mağdurenin aşamalardaki değişen ve başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, mağdure beyanlarını desteklemeyen genital muayene raporu içeriği, savunma, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın değişik tarihlerde yaşı küçük mağdureye karşı atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2009/233 Esas, 2015/131 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın