İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
Karar Etiketleri
24.11.2023
KABULÜNE
YERELHUKUK
DIGER
Ticaret Hukuku
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
2918 sayılı KTK’ nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 46/ b-c-f (banketi kullanarak şerit değiştirmek) maddelerini ihlal ettiği, 84/g-j maddelerinde (şeride tecavüz, hatalı manevra ) tarif edildiği gibi kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ---- Plakalı Araç Sürücüsü ----- ihlal ettiği trafik kuralının olmadığı, olan trafik kazasında herhangi bir kusurunun olmadığı, dava konusu ----- plakalı aracın marka ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre 02.12.2022 tarihli Yurt Dışı Hasar Ekspertiz Raporunda tespit edilen, aracın onarımı için gerekli yedek parça ve işçilik bedelleri toplamı olan 1.957,81 EUR hasar miktarının hesaplanan hasar miktarı ve piyasa koşullarına uygun olduğu, davacının yurt dışı ödemiş olduğu hasar miktarını, döviz cinsinden talep edebileceği yönünde kanaat oluşması durumu için; Davalının kalan bakiye hasar tazminatı borcunun, kaza tarihi itibarıyla 162,89 EUR karşılığı 2.972,53 TL ( ikibindokuzyüzyetmişiki lira elliüç kuruş) olduğu, davacının TL talebi doğrultusunda, kaza tarihi itibarıyla hasar miktarını TL olarak talep edebileceği yönünde kanaat oluşması durumu için; 35.727,48 TL olan hasar tazminatı için davalının 35.777,00 TL ödeme yapmış olmasından dolayı kalan bakiye borcunun olmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir. TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ----sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 t. ve -----sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanunu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
K2918 md.1481
TTK md.1472
K2918 md.1472