6. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2018 tarihli, 2018/12814 Soruşturma No.lu iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d,53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/341 Esas, 2018/531 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d, 62 ve 53.maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6 Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2018/4020 Esas, 20120/235 Karar sayılı kararı ile; "...Sanık ve müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; Sanığın, müştekinin belinden tabancasını alıp olay yerinden ayrıldıktan sonra, müştekinin şikayeti üzerine kolluk görevlilerinin telefonla kendisine ulaşması üzerine evde olduğunu söyleyerek gelen görevlilere tabancayı, şarjörünü ve mermileri eksiksiz olarak teslim ettiği anlaşıldığına göre, sanığın cezasından soruşturma aşamasında gerçekleşmiş etkin pişmanlık nedeniyle TCK'nun 168/3-1 maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, Hukuka aykırı, sanık ve müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın giderilmesi, Dairemiz tarafından yeniden inceleme ve araştırmayı gerektirmeyip, iadenin soruşturma aşamasında gerçekleşmesi, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi, etkin pişmanlığın gerçekleştiği aşama ve müştekinin zararının tamamının karşılanmış olması da gözetilerek TCK'nun 168/3-1 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sırasında en üst oranda indirim yapılması gerektiği anlaşılmakla, ayrıca bu aykırılığın giderilmesi durumunda ortaya çıkan sonuç ceza miktarı itibariyle de TCK'nun 50, 51 ve CMK'nun 231/5 maddelerinin uygulanma olanağının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 280/1-c maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan; Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan TCK'nun 149/1-d maddesi uyarınca temel cezanın belirlendiği bentten sonra gelmek üzere "Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösteren ve iadeyi sağlayan sanığın cezasından TCK'nun 168/3-1 maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesine, devamında gelen ve TCK'nun 62 maddesinin uygulandığı bentten "8 yıl 4 ay" ibaresi çıkartılarak yerine "4 yıl 2 ay" ibaresinin yazılmasına karar verilmek sureti ile diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE...," karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığa atılı yağma suçunun yasal unsurları bulunmadığı cihetle sanığın eyleminin mağdura yönelik TCK 6.madde kapsamında silahtan sayılan taş ile kasten basit yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında hata ile yağma suçundan cezalandırılmasına dair karar verilmesi; hukuka aykırı olduğunun ,sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulması görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Suçun manevi unsurlarının oluşmadığına, 3. Kesin delil bulunmadığına, eylemin suç oluştuğu düşünüldüğü takdirde ancak kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... ve mağdur ...'in oğlu arasında daha önceden araç devri konusundan kaynaklanan husumetin olduğu, suç tarihinde sanık ...'ın mağdurun oğlu ile ilgili aralarında olan alacak meselesi için mağdur ...'in evine gittiği, taraflar arasında tartışma çıktığı ve tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ...'ın mağdur ...'e yumruk atarak mağdurun yere düşürdükten sonra mağdurun belinde bulunan silahı alarak olay yerinden kaçtığı iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Mağdurun aşamalarda alınan beyanına göre olayın (1) numaralı paragrafta yazıldığı şekilde cereyan ettiği anlatılmıştır. 3. Tanık S.İ.'nin mahkeme aşamasında alınan beyanında "... kapıyı ben açtım. Kapıyı açtığımda eşim Hikmet'in nerede olduğunu sordu, ben de içeride uyuyor dedim, çağırayım dedim, bu esnada Allah sizin belanızı versin şeklinde sözler söyledi. Sonra eşimi çağırdım. Daha sonra eşimle aralarında tartışma çıktı. Eşime yumruk atıp yere düşürdü. Sonra eşimin belinde bulunan silahı alıp kaçıp gitti,.."şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. 4. Mağdurun ve sanığın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralandığına dair 25.02.2018 tarihli adli muayene raporu dosya içinde mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2018/4020 Esas, 20120/235 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösteren ve iadeyi sağlayan sanığın cezasından TCK'nun 168/3-1 maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesine, devamında gelen ve TCK'nun 62 maddesinin uygulandığı bentten "8 yıl 4 ay" ibaresi çıkartılarak yerine "4 yıl 2 ay" ibaresinin yazılmasına karar verilmek sureti ile diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE...." karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık Müdafiinin Diğer Temyiz Sebepleri Yerinde Görülmemiştir Ancak; Suç tarihinde sanıkla mağdurun oğlu Orhan arasında aracın devri konusunda anlaşmazlık bulunduğu, işbu ihtilafı çözüme kavuşturmak amacıyla borç ilişkisinin tarafı olmayan mağdurla meseleyi konuşmak amacı ile gittiği, sanık ile mağdur arasındaki tartışmanın karşılıklı kavgaya dönüştüğü, sanığın mağdurun üzerinden yere düşen tabancayı, kendini korumak amacı ile aldığı, sanığın silahla mağdura karşı herhangi bir eylemde bulunmayıp hızla olay yerinden uzaklaşması, olayın hemen sonrasında kolluk birimlerine rızası ile teslim etmesi gözetildiğinde, somut olayda sanığın tabancayı mal edinme kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, sanığın üzerine atılı yağma suçunun yasal unsurları oluşmadığı cihetle sanığın eyleminin mağdura yönelik kasten yaralama suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6 Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2018/4020 Esas, 20120/235 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap