4. Ceza Dairesi         2010/7579 E.  ,  2012/5725 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanık savunması, mağdur ve tanık beyanlarının alınarak esasa ilişkin işlemlerin yapıldığı 20.09.2007 tarihli oturumun 1,2,3 ve 4. sayfalarının zabıt katibi tarafından imzalanmayarak CYY.nın 219. maddesine aykırı davranılması,

2.Mağdurun, sanık ile yakın akraba olduklarını belirtmesi karşısında mahkemede dinlenilen mağdurun kardeşleri tanıklar ... ve ...'in sanık ile akrabalıkları açıklattırılıp tanıklıktan çekinme hakkı var ise bu sorulmadan CYY'nın 45. maddesine uyulmaması,

3.Kabule göre de; Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.

Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.

Somut olayda sanığın tartışma sırasında mağdura “seni öldüreceğim” biçimindeki sözlerle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, öfkenin suç kastını kaldırmayacağı, tehdit suçunda tasarlama öğesinin bulunmadığı, ayrıca tehditin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunduğu,bu nedenle olayda tehdit suçunun oluştuğu gözetilerek; hüküm kurulması zorunluluğu,

Yasaya aykırı ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
13.03.2012 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku