6. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.09.2011 tarihli ve 2011/61822 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık ve silahla tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 143 üncü ve 35 inci maddesi, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2012 tarihli ve 2011/631 Esas, 2012/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 143 üncü, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2012 tarihli ve 2011/631 Esas, 2012/169 Karar sayılı kararının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.04.2019 tarihli ve 2016/3984 Esas, 2019/2225 Karar sayılı kararı ile, "... Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2011 gün ve 2011/21993-9855 sayılı iddianame anlatımına göre; olay günü müştekinin, sanığın da aralarında bulunduğu arkadaşları ile birlikte denize gittikleri, sanığın denize girmeyerek eşyaların yanında oturduğu, müştekinin denizden çıktıktan sonra eşyalarını bulamayınca, eşyalarını aramaya başladığı, bunu gören sanığın olay yerinden kaçmaya başlaması üzerine müştekinin peşinden koşarak sanığı yakalamaya çalıştığı, bu esnada sanığın, müştekiye bıçak çekerek tehdit ettiği ve kaçmaya devam ettiği, sanığın kaçmaya çalıştığı sırada ayağının kayarak yere düşmesi üzerine etrafta bulunan vatandaşların yardımı ile yakalandığının ve üzerinde müştekiye ait eşyaların ele geçirildiğinin iddia edilmesi karşısında; sanığın eyleminin sübutu halinde yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin taktirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması," nedeniye bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2019/557 Esas, 2019/442 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen silahla yağma suçunu oluşturabileceği, bu suçun delillerinin takdirinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 5. Görevsizlik üzerine, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, 2. Suç vasfının yanlış tayin edildiğine, 3. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay günü gece vakti katılanın iki arkadaşı ve sanık ile birlikte denize gittikleri, sanığın denize girmeyerek eşyaların yanında oturduğu, katılanın denizden çıktıktan sonra içerisinde 650,00 TL bulunan cüzdanı ve cep telefonunu bulamayınca eşyalarını aramaya başladığı, bunu gören sanığın olay yerinden kaçmaya çalıştığı, bunun üzerine katılanın sanığın peşinden koşarak sanığı yakalamaya çalıştığı, bu esnada sanığın, katılana bıçak çekerek gelmesini engellemeye çalıştığı ancak etrafta bulunan vatandaşların yardımı ile yakalandığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür. 3. Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Katılanın beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/233 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın