1. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2018/529 Esas, 2019/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/162 Esas, 2021/385 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun sabit olmadığına, meşru savunma, sınırın aşılması, hata, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mağdur ...'un, sanık ...'un babası olduğu, evlerinde birlikte alkol aldıkları, sanık ...'ın annesi olan Fikriye'nin banka kartını alarak alkollü içki almaya gittiği, ...'nin bu duruma kızarak oğluna bir daha geri gelmemesini söylediği, sanık ...'ın dışarıdan eve telefon ederek kart şifresini sorduğu, sanık ...'nin şifreyi söylemediği, bunun üzerine Uğur Can'ın da sinirlenerek eve geldiği ve babası ... ile tartışmaya başladıkları, oluşun olaya tanık olan anne ... tarafından da doğrulandığı, daha sonra baba oğul arasında çıkan tartışmanın kavgaya döndüğü, sanık ...'ın mağdura vurduğu ve bıçakla saldırdığı, ...'nin de karşılık verdiği ve aile içinde çıkan ani bir tartışma sonucunda sanığın babası olan mağduru bıçakla ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı sabit görülmüş, dava konusu olayın bu şekilde gerçekleştiği değerlendirilerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır. 2. Mağdur hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 03.09.2018 tarihli " Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı kanaatini bildirir rapordur." görüşünü içeren raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 2. Sanık savunmaları, mağdur ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporları, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu değerlendirilen delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mağdur ve tanık anlatımına göre ilk haksız hareketin sanıktan geldiği, mağdurla sanık arasında gerçekleşen olayda etki-tepki dengesini sanık lehine bozacak, mağdurdan sanığa yönelen olay anında herhangi bir haksız söz ya da davranış bulunmaması nedeniyle sanık lehine meşru savunma, sınırın aşılması, hata hali ya da haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmadığı anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/162 Esas, 2021/385 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap