9. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2015/151 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararı İle; a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; i) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ii) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelenmesine karar vermiştir. b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; i) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ii) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b ve f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelenmesine karar vermiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.08.2020 tarihli ve 14-2016/191309 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk hakkında Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 04.08.2013 tarih ve 8300 sayılı raporda suça sürüklenen çocukların davranışlarının yönlendirme yeteneklerinin gelişmediği yönünde kanaat bildirir rapor düzenlenmesine rağmen sonradan alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24.03.2014 tarihli düzenlenen raporunda ise her iki suça sürüklenen çocuğun 21.08.2013 tarihinde işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildiği ve raporlar arasında çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genel Kuruluna göndermesi gerektiğine, mağdurun mahkemede dinlenmesi gerektiğine, mağdurun ifadesi yönlendirme ile alındığından mağdura cinsel istismarın kim tarafından yapıldığının tam anlamıyla tespit edilmesi gerektiğine, dosyada suça sürüklenen çocukların savcılık beyanı dışında delil bulunmadığına ve diğer hususlara ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması için dosyada her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, mağdurun savcılık beyanının yönlendirme ile alındığına, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen rapor ile stanbul Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen rapor arasında çelişki bulunduğuna ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in mağduru sıkıştırarak boş bir daireye götürdükleri, mağdurun ağzına cinsel organlarını soktukları ve anal yolla birlikte oldukları, suça sürüklenen çocuklardan ... savcılık savunmasında; yanlarında ... ve iki çocuk daha olduğunu, hep beraber yukarı çıktıklarını, ... .......’in birinci kattaki boş dairede mağdur ... ile bu işi yaptıklarını söylediğini, onların kendisine ve ...’e sizde yapın polise söyleriz dediklerini, kendisinin arkadan sürtünmek ve ağzına vererek bu işi yaptığını, içine girmediğini ancak ağzına verdiğini, ...’inde ağzına verdiğini beyan ettiği, Sulh Ceza Hakimliğinde ve mahkeme beyanında suçlamaları kabul etmediği, diğer suça sürüklenen çocuk ...'in de ... ve ... .......’in mağduru alarak birinci kattaki boş daireye çıktıklarını, kendilerinin de arkalarından çıktığını ve ... ....... ile ...’ı mağdur ile arkadan birlikte olurken gördüğünü, ...’u görmediğini, sizde yapın polise söyleriz dediklerini, kendisinin arkadan yapmadığını ancak cinsel organını ağzına verdiğini beyan ettiği, sulh ceza hakimliğinde ve Mahkeme beyanında suçlamaları kabul etmediği, Diyarbakır Adli Tıp Kurumundan alınan raporda; belirtilen anal muayenede diz dirsek pozisiyonunda iperianal bölgede saat 11 hizasında 0.1 cm çapında, saat 12 hizasında 0.1x0.2 cm ebatında ve saat 1 hizasında 0.1 cm çapında cildi sıyrıkların tespit edildiği, sfinkter tonusunun doğal bulunduğu, 21.08.2013 tarihinde tespit edilen cildi sıyrıkların anal yoldan ilişkiye girilmesine bağlı oluşmuş olabileceği gibi kişide mevcut alerjik reaksiyonlar, bazı cilt hastalıkları ile parazitik enfeksiyon reaksiyonlar nedeniyle ortaya çıkan kaşıntıya bağlı kişinin kendi eylemiyle de oluşturulmuş olmasının da tıbben mümkün olduğu dikkate alındığında; anal yoldan ilişkiye girilip girilmemesi hususunun adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun bulunduğu, vücudunda tespit edilen sıyrıkların basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, hayati tehlikesini olmadığının belirtildiği, Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda mağdurun olay nedeniyle beden veruh sağlığının bozulmadığının tespit edildiği, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 04.08.2013 tarih ve 8300 sayılı raporda suça sürüklenen çocukların davranışlarının yönlendirme yeteneklerinin gelişmediği yönünde kanaat bildirir rapor düzenlenmiş ise de daha sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulundan 24.03.2014 tarihinde alınan raporda; her iki suça sürüklenen çocuğun 21.08.2013 tarihinde işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildiği, tanıkların dinlendiği, Mahkemece suça sürüklenen çocuklar hakkında atılı suçlardan mahkumiyetine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden Suça sürüklenen çocuklar hakkında Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2013 günlü müzekkeresi ile talep edilen ve dosyada fotokopisi bulunan Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim edilen 04.09.2013 günlü raporuna göre, işediği iddia edilen fiilin hukuken anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmediği tıbbi kanaatine varıldığının belirtilmesinin ardından Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 24.03.2014 tarihli raporunda ise suça sürüklenen çocuk ...'in 21.08.2013 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın ise sınır-hafif derecede zekâ geriliği saptandığı, dava dosyasının tetkikinde de olayın türü, niteliği, şiddeti, oluş şekli tümüyle değerlendirildiğinde; kendisinde tespit edilen zekâ geriliğinin sanığı bulunduğu suçun hukukî anlam ve sonuçlarını algılamasını veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek mahiyet ve derecede bulunmadığı, bu duruma göre 21.08.2013 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirtilmesi karşısında, anılan raporlar arasında çelişki oluştuğu gözetilip dava dosyasının Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kuruluna gönderilerek rapor alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabule göre de; Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulmasının zorunlu olduğu, bu doğrultuda mahkemenin gerekçesinde cebir veya tehdit unsurlarının nasıl gerçekleştiğine ilişkin açıklama yapılması gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde ise aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının tatbiki hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. III. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2015/151 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap