T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1122
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Av. ... - ...
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemi davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
Davalı Erenada İnş Tic. A.Ş ... Ada ... Parselin tapuda kayden sahibi olduğunu, davalı Turkuaz Geoteknik Sistem Anal. Meta. Yap. Müh. Mim.Tic.Ltd Şti ise davalı şirkete ait arsada yapılması planlanan yapının müteahhidi olduğunu, davalı şirketler arasında taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme konusu işte Turkuaz Müh. Ltd. Şti'nin alt yüklenicisi olduğunu, D Blok’un bütün inşaat işleri, A ve E blokların temel açım/atım işlemleri, arsanın tüm hafriyat ve hafriyatın nakliyesi işlemlerinin tamamının yapıldığını, arsa sahibi ile asıl yüklenici arasında sözleşmenin feshi davasının görüldüğünü, arsa sahibinin arsası üzerinde inşa edilen D bloktaki 10 dairenin yapı bedeli, A ve E blokların temel açım/atım işlemleri ve arsadaki tüm hafriyat ve hafriyat nakliye işlemleri sebebiyle arsa sahibi sebepsiz olarak zenginleşeceğini beyanla Davalı şirketlerden müteselsilen ve müştereken fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL (ıslahla 778.472,89 TL) yapı ve inşaat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Erenada İnş Tic. A. Ş. vekili cevap dilekçesinde; Davacı taraf ne yazılı ne de sözlü anlaşma bulunmadığını, davacı tarafın muhatabı diğer davalı Turkuaz olduğunu, bu davada husumeti bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı Turkuaz Geoteknik Sist. Tic. Ltd. Şti. yargılama aşamasında;
Şirketin şirket yetkilisi ...'ya iki adet daire sattığını, bu satım da kardeşi ... üzerinden gösterildiğini, bu araçların satışı için şirket yetkilisi ...'a vekalet verildiğini, şirketin, ... bey ile sözleşmesi olan ve inşaatı yapan kişi olduğunu, davacı şirketin hiçbir şekilde hakkı olmadığı halde inşaatta hak iddia ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''davanın reddine'' karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Yerel Mahkemenin gerekçesine dayanak oluşturduğu tek husus fatura olduğunu, davayı açtıklarını ve bu yapılanların bedelini hem arsa sahibinden hem de ana müteahhitten talep ettiğini, Davalı Erenada İnş. Tic. A.Ş ... ili ... ilçese ... Mahallesi ... Pafta ... Ada ... Parselin tapuda kayden sahibi olduğunu, Keşif ile de sabit olduğu üzere işbu arsa üzerine müvekkil tarafından inşa edilmiş yapılar mevcut olduğunu, işbu arsa üzerinde müvekkil tarafından yapılan başkaca iş ve işlemlerin olduğunu, vekil eden şirket D Blok’un baştan sona inşaası, A ve E blokların temel açım/atım işlemlerinin yapılması, arsanın tüm hafriyat ve hafriyatın nakliyesi işlemlerini yaptığını, bu işlerin vekil eden tarafından yapıldığına dair itirazları bulunmadığını, davaya konu inşaatta yapılan işlere yönelik malzeme tedarik ettikleri firmalarca tarafımıza kesildiğini, faturalar ile gerek işbu faturalarda yer alan malzemelerin teslim-tesellüm tutanakları ve irsaliyeli faturaları ile faturada yer alan malzemelerin teslim edildiği yerin adres itibarıyla davaya konu taşınmazın bulunduğu adres olması gerekse de tanık beyanları ile davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının tarafça inşa edildiği ispatlandığını, davalılar arasında Yalova 6. Noterliğinin ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile 19.09.2018 tarihinde akdedildiğini, vekil eden şirket ise bahse konu sözleşmede müteahhit olarak yer alan davalı Turkuaz Müh. Ltd. Şti'nin alt müteahhiti konumunda olduğunu, davalı arsa sahibi ile davalı müteahhit arasında Gölcük 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/232 esas sayılı dosyası ile Sözleşmenin Feshi/İptali konulu dava halen derdest durumda olduğunu, davanın sonucu beklenmeden ve işbu davadaki tarafların, davadaki davalıların beyanları ve sunulan deliller incelenmeden sonuca gidilmesi de hatalı olduğunu, Yerel Mahkeme dar kapsamda salt fatura odaklı inceleme yapmış ve hatalı bir sonuca ulaştığını, mahkemenin verdiği kararın kaldırılarak davanın mahkemece yeniden görülmesi veya dosyanın yeniden görülmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, Tehiri İcra talepleri kabul edilerek istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar mahkeme kararının uygulanmasının geriye bırakılmasına mahkemenin kararının kaldırılarak, davanın mahkemece yeniden görülmesi veya dosyanın yeniden görülmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı Erenada İnş Tic. A. Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın istinaf dilekçesinde beyan ve itirazları hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olup, haksız ve hukuka aykırı yarar elde etmeye yönelik olduğunu, mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olduğu gibi aynı zamanda da yerleşik yargıtay kararlarına da uygun olup, davacının istinaf başvurusunun esastan reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmesini talep ettiğini, vekil eden ile diğer davalı arasındaki dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğine yönelik istinaf gerekçeleri yerinde olmadığını, vekil eden "Ereneda İnşaat Ticaret A.Ş" ile dosyanın diğer davalısı "..." arasında Yalova 6. Noterliği’nin 19.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusu ... İli, ... İlçesi, .... Mah. ... Pafta, ... Ada, ... Parselin üzerine 86 dairelik sitenin inşasına ilişkindir. İşbu sözleşmede belirtilen yükülülüklerin yerine getirilmemesi ve yerine getirilmeyeceğinin de anlaşılmasının akabinde vekil eden şirket tarafından "Turkuaz" Şirketi aleyhine Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/575 E. Sayılı dosyası nezdinde "Sözleşmenin İptali" konulu dava ikame edildiğini, bu dosyanın ilgili dava açısından bekletici mesele yapılması noktasında hiçbir hukuka uygunluğu olmadığı gibi bekletici mesele yapılması gerektiği kabul edilse de ilgili davanın vekil eden açısından reddi hukuka uygun düşeceğini, vekil edenin davada borçlu olabilmesini, arsası üzerine yapılan harcamalardan fayda sağlamasına bağlı olduğunu, somut durumda fayda bir yana, vekil eden de mağdur durumda olduğunu, Diğer davalı firmanın sözleşmeye aykırı eylemleri yüzünden vekil eden de mağdur durumda olup yapıldığı iddia edilen yapılar vekil eden lehine bir iktisap doğurmadığını, vekil eden arsası üzerinde davalı "turkuaz" şirketi yüzünden eksik yapıldığını ve "teknik yükümlülüklere" uyulmamış bir blok söz konusu olduğunu, işlemler vekil edenlerin lehine değil aleyhine olarak yapıldığını, davacı tarafça yapıldığı iddia edilen harcamaların vekil edence kullanımı mümkün olmadığını, ortada bir zenginleşmenin söz konusu olduğu da söylenemediğini, davalının ticari defterlerinde davacı alacağının bulunmadığı tespiti yapıldığını, davacı tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen iş ve işlemler vekil eden nezdinde herhangi bir zenginleştirmediği tam tersine bir külfet getirdiğinin aşikar olduğunu, davacı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olup reddine karar verilmesini ve tüm istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi ile usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK
3.Değerlendirme Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Kural olarak eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibin beşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibin beşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.
Somut olayda, taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi D bloktaki 10 dairenin yapı bedeli, A ve E blokların temel açım/atım işlemleri ve arsadaki tüm hafriyat ve hafriyat nakliye işlemleri sebebiyle arsa sahibi sebepsiz olarak zenginleşeceğini beyanla eldeki alacak davasını açmışmıştır.
Davalı tarafın aşamalarda taraflar arasında akdi ilişki kurulduğuna dair davalının açık kabul beyanı bulunmamaktadır.
Davalı tarafça dava başından bu yana, eser sözleşmesi ilişkisi inkar edilmekte, akdi ilişkinin kurulmadığı savunulmaktadır. Yanlar arasında eser sözleşmesine ilişkin yazılı sözleşme bulunmadığı çekişmesizdir. Davacının ticari defterleri incelemesinde davacının yaptığını iddia ettiği işlerle ilgili olarak davalılara satış faturası tanzim etmediği, davalıların ticari defterleri incelenmiş ve davacının iddia ettiği alacaklara ilişkin ticari defterlerinde bir kaydın bulunmadığı tespiti yapılmıştır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan eser sözleşmesine konu inşaat işinde kullanıldığına dair mal ve hizmet faturalarının davalılardan sadır belgelerden olmadığı, her zaman dava dışı üçüncü kişilerden temin edilebilmesi ebebiyle davada delil başlangıçı olarak kabul edilemez. Alacak miktarına göre akdî ilişkinin tanıkla ispatlanması mümkün olmadığı gibi, davacının açık rızası ve delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmadığından tanık beyanlarına dayalı olarak akdî ilişkinin varlığı ispatlanamaz. Davacı iddiasını, müddeabihin miktarına göre 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi hükmü gereği, senetle ya da yemin deliliyle ispat etmek zorundadır. Sözlü olarak yapıldığı ileri sürülen sözleşme işin yapıldığının iddia edildiği 2018 yılında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde tanımlandığı üzere niteliğince bir eser sözleşmesidir. İşin yapıldığı ileri sürülen 2018 yılında yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 200 ve izleyen maddeleri hükümleri gereğince, miktar itibariyle yüklenici davacının davalı Turkuaz Geometrik Ltd. Şti. ile arasında eser sözleşmesi yapıldığını yazılı delille kanıtlaması gerekir. Davacı, davalı Turkuaz Geometrik Ltd. Şti. tarafından akdi ilişki inkâr edildiğinden akdî ilişkinin varlığını alacağın miktarına göre yazılı belge ile ispatlayamamıştır. Ayrıca davacının, dava dilekçesinde ayrıca ve açıkça yemin deliline dayanmadığı da görülmüş olup, yemin teklif hakkının hatırlatılması da söz konusu olmayacaktır. Bu sebeplerle, mahkeme yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmayıp davacının istinaf sebepleri yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2023 tarih, 2020/491 E - 2023/278 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Davacıdan alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.Kararın tebliği ve diğer işlemlerin dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 28/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. * ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Katip
...
(e-imzalıdır)