Esas No
E. 2023/7503
Karar No
K. 2023/6536
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/7503 E.  ,  2023/6536 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/421 E., 2023/560 K.
SUÇLAR: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2018 tarihli ve 2017/345 Esas, 2018/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı

Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdure ... ...'a yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.07.2018 tarihli ve 2018/1248 Esas, 2018/1154 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında mağdureler ... ve ... ...'a yönelik ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.06.2019 tarihli ve 2019/2485 Esas, 2019/10338 Karar sayılı kararı ile özetle, mağdurelerin oturduğu sitede güvenlik görevlisi olarak çalışan sanığın, mağdurelere karşı koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunmadığı ve sanığın mağdure ... ...'ı olay anında bisikletin koltuğuna oturup mağdureyi kucağına alarak göğsünü okşamaktan ibaret eyleminin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.10.2019 tarihli ve 2019/2221 Esas, 2019/1905 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kısmi direnilmesi ile sanık hakkında mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdure ... ...'a yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.10.2019 tarihli ve 2019/2221 Esas, 2019/1905 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/551 Esas, 2020/2890 Karar sayılı kararı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek direnme kararıyla ilgili hükümler kurulmak üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2022 tarihli ve 2020/14-314 Esas, 2022/428 sayılı kararı ile sanığın mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararına konu hükmünün bozulmasına, sanığın mağdure ... ...'a yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hüküm "yeni hüküm" niteliğinde olduğundan bahisle temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

7.Dairemizin 01.12.2022 tarihli ve 2022/12554 Esas, 2022/10810 Karar sayılı kararı ile özetle, sanığın mağdure ... ...'a yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılan incelemede, mağdurenin oturduğu sitede güvenlik görevlisi olarak çalışan sanığın, mağdureye karşı koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunmadığı gözetilmeden hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca artırım yapılması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

8.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2023/421 Esas, 2023/560 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdure ... ...'a yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Bakanlık Vekilinin İstemi

Sanığın mağdure ... ...'a yönelik eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığına, sanığın her iki mağdureye yönelik koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğuna, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasının suretiyle eksik ceza tayin edildiğine ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Bölge Adliye Mahkemesince; ''...Dairemizce yapılan yargılamada toplanan deliller, sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdurelerin aşamalardaki anlatımları, tanık anlatımları, tutanaklar, nüfus kayıtları ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile delillerin değerlendirilmesi neticesinde; Suç tarihlerinde 10 ve 11 yaşlarında olan mağdurelerin aynı site içerisinde oturdukları, sanığında bu sitede özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, 14.09.2017 tarihinden bir ay kadar önceki bir tarihte site içerisinde paten kayan mağdure ...'in yanına gelerek onu orada bulunan bir araca yaslayarak cinsel bölgesini ellediği, ona sarıldığı, cinsel organını mağdureye sürttüğü, üşüyorum şeklinde beyanda bulunduktan sonra mağdureyi sarıldığı, kaçmaya çalışan mağdurenin kolunu bükerek kendisine çevirdiği, mağdurenin yere düştüğü akabinde yerden kalktığı sırada arkadaşı ... i'n oraya gelmesi üzerine sanığın eylemlerine son verdiği, bir başka gün diğer mağdure ...'nın site içerisinde bisiklet sürdüğü bir esnada yanına gelerek ona sorular sorduğu, bisikletine oturduğu, mağdureyi kucağına alarak göğüslerini okşadığı, mağdurenin sanığın ellerini ittirmesi sonrasında eylemlerine son verdiği, ...'a karşı eylemleri diğer mağdurenin gördüğü şeklinde Dairemizce kabul edilen olayda;

Sanık vermiş olduğu savunmalarında özetle; suçlamaları kabul etmediğini, mağdur çocukları tanıdığını, sürekli mağdurların girişe geldiklerini, onlara bisiklet sürmenin yasak olduğunu söylediğini, bazı kişilere alkol aldıkları için tutanak tuttuğunu, muhtemelen mağdurların bu kişilerin çocukları olduğunu bu sebeple iftira attıklarını söylemiştir. Sanık savunmaları incelendiğinde aşamalarda devamlı surette değişmeler gösterdiği ve aşama aşama eklemeler yapıldığı, inkara dayalı ve hiç bir delille desteklenmeyen beyanlar içerdiği kanaatine varılmıştır...'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

1.Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2023/421 Esas, 2023/560 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.