6. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme - Onama 1. Şikâyetçi sanık ...'nun, 22.02.2022 tarihli celsede alınan beyanında şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesi katılmanın hükümsüz kaldığı, anlaşılmakla, müdafiinin katılan sanık ... ve şikâyetçi sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş, bu hükümler inceleme dışı bırakılmış, temyiz incelemesi sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır. 2. Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.10.2011 tarihli ve 2011/1393 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, kasten yarlama ve hakaret suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu maddenin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesi uyaınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2014 tarihli ve 2011/302 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yet olmadığına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/341 Esas, 2021/10901 Karar sayılı ilâmıyla; "05.10.2011 tarihli iddianame içeriğine göre; “Bir alışveriş nedeniyle aralarında alacak verecek anlaşmazlığı bulunan müşteki şüphelilerden ... ve üvey oğlu ...'in, müşteki şüpheli ...'nun yağ satış dükkanının önüne olay günü birlikte geldikleri, alacaklarını istedikleri ... ile bu nedenle tartışmaya ve kavga etmeye başladıkları, üzerine yürüdükleri ...'yu zorla iş yerinin içerisine soktukları, sinkaflı hakaretler edip onu öldürmekle tehdit ettiklerinin” iddia edilmesi karşısında sanıkların eyleminin yağmaya teşebbüs suçu yahut 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150/1. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususundaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/500 Esas, 2021/550 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. 5. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/510 Esas, 2022/254 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan sanık ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen cezada indirim yapılmaması gerektiğine, hakaret suçundan ceza verilmesi gerektiğine, B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin değerlendirilmesine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, C. Vesaire, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Aralarında alacak/verecek ilişkisi olan taraflar arasında tartışma çıktığı, sanığın katılanı silahla yaraladığı, anlaşılmıştır. 2. Sanığın yargılama konusu hakaret eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Zamanaşımını kesen en son kesen sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 20.01.2012 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 4. Sanığın yargılama konusu kasten yaralama eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suç tarihi olan 22.06.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Şikâyetçi sanık ... Müdafiinin Şikâyetçi Sanık ... ve Katılan Sanık ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Ön inceleme bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenle temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyiz istemleri ile Vesaire Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/510 Esas, 2022/254 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile katılan sanık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap