9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2021/424 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2023/910 Esas, 2023/854 Karar sayılı oy çokluğuyla verilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin İstemi Sanığın cezasının üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanmasının isabetli olmadığına ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanında ismi geçen müvekkilinin arkadaşı ile ailesinin tanık olarak dinlenmeden karar verildiğine, mağdurenin ilk cinsel ilişki tarihinden uzunca bir süre sonra şikayetçi olduğuna, aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen anlatımlarda bulunduğuna, bu nedenlerle beyanlarına itibar edilemeyeceğine, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne, suçu kabul etmemekle birlikte eylemin dönüşen hali ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında kaldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece ''...İddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Katılan ... ...'nın olay tarihinde koruyucu ailesi yargılama aşamasında ise kendisini evlat edinen ...'ya 24/11/2021 tarihinde, sanığın kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattığı, bunun üzerine ...'nın durumu 25/11/2021 tarihinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bildirdiği, müdürlük görevlileri tarafından Katılan ... ...'nın kolluk birimine intikal ettirildiği, katılan ... ...'nın soruşturma aşamasında alınan beyanında özetle, sanık ... ile ilk olarak 25/05/2021 tarihinde koruyucu aile olarak kaldığı evde rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, daha sonra cinsel ilişkiye girdiklerini annesine, okuldakilere söylemekle kendisini tehdit etmesi nedeniyle 6-7 kez daha sanıkla cinsel ilişkiye girmek zorunda kaldığını, sanığın silahla tehdit etmek suretiyle de kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini, sanığa cinsel ilişkiden önce 15 yaşında olduğunu söylediğini belirterek şikayetçi olduğu, katılan ... ...'nın yargılama aşamasında alınan beyanlarının da soruşturma aşamasında alınan beyanlarıyla tutarlı olduğu, katılanın iç beden muayenesine ilişkin adli tıp raporuyla Hymen anüler tarzda olup saat kadranına göre 1, 3, 6, 9 ve 12 hizalarında vajen duvarına varan eski yırtıkların bulunduğunun, bakire olmadığının tespit edildiği, Adli Görüşme Değerlendirme Raporunda katılanın fiziksel ve zihinsel gelişiminin yaşı ile uyumlu olduğunun belirtildiği, katılanın Çerkezköy Devlet Hastanesine ait doğum raporuna göre 14.10.2006 tarihinde doğduğu, sanığa ait dijital materyal incelemesine ilişkin bilirkişi raporuyla sanıkla katılan arasında gerçekleşen mesajlarda cinsel ilişkiye girdiklerine dair içeriklerin bulunduğunun, sanığın katılanı cinsel ilişkiye girmek konusunda tehdit ettiğine dair bir içerik bulunmadığının, katılanın yaşı ile ilgili olarak 19/03/2021 tarihinde, doğum tarihinin 14/10/2005 olduğuna ilişkin mesaj gönderdiğinin, bu tarihten sonra ancak olay tarihinden önce 21/04/2021 ve 11/05/2021 tarihinde katılanın 15 yaşında olduğuna dair, sanığın da 15/06/2021 tarihinde "15 yaşındasın, ne kan şekeri sevgilim" biçiminde mesaj gönderdiğinin belirlendiği, tanık ...'nın beyanında, sanık ile ilk olarak 2021 yılının Haziran ya da Temmuz ayında tanıştığını, ilk tanıştığında sanığa katılanın 14.10.2006 yılında doğduğunu, 15 yaşından küçük olduğunu söylediğini, 24/11/2021 tarihinde katılanı ağlarken gördüğünü, sanıkla cinsel ilişkiye girdiğini anlattığını, ertesi gün sosyal hizmetleri aradığını, katılanın kendisine ilk beyanında sanığın tehdit etmesi nedeniyle cinsel ilişkiye girdiğini anlatmadığını, yurda verildikten sonra katılanın tehdit etmesi nedeniyle sanıkla cinsel ilişkiye girmek zorunda kaldığını anlattığını beyan ettiği, sanığın savunmasında özetle; katılanın sosyal medyada yaşını 15 olarak belirtmesine rağmen ilk görüştüklerinde yaşını 16 olarak söylediğini, bu şekilde görüşmeye başladıklarını, ilk kez 25 Mayıs 2021 tarihinde cinsel birliktelik yaşadıklarını, 4-5 kez cinsel ilişkiye girdiklerini, bu birlikteliklerde cebir ve tehdit kullanmadığını, 2021 yılının Eylül ayında okulların açılması ile katılanın gerçek yaşını öğrendiğini, katılanın gerçek yaşını öğrendikten sonra cinsel birliktelik olamadığını, katılanın abisini daha öncesinden tanıdığını, ancak katılanın kardeşi olduğunu sonradan öğrendiğini, üzerine yüklenen suçu işlemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır... Sanığın katılanın gerçek yaşını bilmediğine, yaşta hataya düştüğüne ilişkin savunmasına, tanık ...'nın beyanları, dijital inceleme raporuyla cinsel ilişkiden önce katılanın 15 yaşında olduğunu açıkladığına dair tespit edilen mesaj içerikleri, katılanın fiziksel gelişiminin yaşı ile uyumlu olduğununa ilişkin Adli Görüşme ve Değerlendirme Raporu, katılanın hastanede doğduğuna ilişkin doğum belgesi göz önüne alınarak itibar edilmemiş, sanığın, gerçek yaşını bilerek katılanla ilk olarak 25/05/2021 tarihinde cinsel ilişkiye girdiği, sonrasında başka tarihlerde de cinsel ilişkiye girmeye devam ettiği, cinsel ilişkinin gerçekleştiği tarih itibarıyla katılanın 15 yaşını tamamlamadığı kabul edilmekle sanığın Vücuda Organ Sokmak Suretiyle Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçunu işlediği kanaatine varılmıştır...'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2023/910 Esas, 2023/854 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın