9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 295 inci maddesinin birinci fıkrasındaki gerekçeli hükmün tebliğinden işlemeye başlayan yedi günlük süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair düzenlemenin bildirilmediği dikkate alındığında sanıklar müdafiinin gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde oldukları kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yardım etmekten kurulan beraat hükmüyle ilgili istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kesin nitelikte olduğu belirtilmişse de; iddianameye konu müsnet suçları düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hapis cezalarının ağırlaştırıcı halleri de gözetildiğinde on yıldan fazla olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince temyize tabi olduğu belirlenmiştir. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde reşit olan katılanın hükümlerin vekilince temyizinden sonra sunduğu 16.08.2023 tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, buna bağlı olarak katılan sıfatının hükümsüz hale geldiği anlaşıldığından, vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanıklar müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli ve 2021/524 Esas, 2021/518 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yardım etmekten, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/1413 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yardım etmekten, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.03.2023 tarihli ve 9-2022/117651 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi Katılandan alınan sürüntü örneklerinde sanığın menisinin bulunmaması nedeniyle organ sokma olmadığını, katılan ve annesinin olaydan sonra sanıktan para talep ettiklerini, katılanın aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğunu ve hakkında aldırılan raporda eski yırtık izlenmesi nedeniyle bakire olmadığını, adli raporda katılanda taze yırtık olup olmadığının belirtilmediği bu nedenle kesin raporda tespit edilen eski yırtığın sanığın eylemi nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin şüphede kaldığı, intikalin 16 saat sonra olması nedeniyle katılanın bu süreçte başka bir kimseylede ilişki yaşamış olma ihtimalinin bulunduğunu, katılanın rızasının bulunmaması durumunda sanığa direnmesinin gerektiğini, araçta zorla tutulduğunu iddia etmesine rağmen adli raporda darp izine rastlanmadığını, katılanın olay sonrasında kendisini ve kıyafetlerini yıkayıp delilleri ortadan kaldırmasının olağan akışa aykırı olduğunu ve olaydan sonra sanıkla birçok kez yüz yüze görüştüğünü, katılanın şizofreni tedavisi gördüğünün kullandığı ilaçlar nedeniyle sabit olduğunu, annesinin fuhuş suçundan birçok sabıkasının bulunduğunu ve katılanla birlikte geçimlerini bu şekilde sağladıklarını, katılanın daha öncesinde aynı kapsamda başka bir şahıstan şikayetçi olması nedeniyle yargılama yapıldığını, sanık ... yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik esastan ret kararı nedeniyle lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu, sonuç olarak kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in olay günü eğlence mekanında tanıştığı katılana "Annenin haberi var, gel çorba içmeye gidelim" demesi üzerine sanıklar ve katılanın sanık ...'in evine gittikleri, aracı kullanan kişinin de sanık ... olduğu, burada katılanın sanık ...'e bakire olduğunu söyleyip cinsel birliktelik kurmak istemediğini belirtmesine rağmen sanığın katılanla zorla vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği iddiasıyla sanık ...'in nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ...'in ise bu suçlara yardım etmekten haklarında kamu davası açıldığı, sanıkların atılı suçlamaları reddettikleri, katılanın kolluk kuvvetlerine başvurusu ile intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan beyanlarında sanık ...'e bakire olduğunu ve birlikte olmak istemediğini söylediğini, olaydan sonra vücudunda kan gördüğünü beyan etmiş ise de; Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporunda bakire olmadığının belirlenmesi nedeniyle vajinasında kan görmesinin mümkün olmadığı, katılanın iç çamaşırlarını yıkadığı ve kendisi de duş aldığı için sürüntü örneklerinin incelenemediği, katılanın sanıkların evine rızasıyla gittiği, dosyadaki mesaj içerikleri ve video kayıtlarından taraflar arasında herhangi bir husumet olmadığı dikkate alınarak sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan yargılama neticesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yardım etmekten, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiş, sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme ilişkin olarak katılanın olay gece alkollü olduğunun ve sanığa bakire olduğu için ilişkiye girmek istemediğini söylediğinin sanık ve katılan beyanı ile sabit olduğu, dosya içerisindeki raporlardan katılanın kızlığının olay gecesi bozulduğunun anlaşıldığı ve katılanın olayın hemen akabinde şikayetçi olduğu dikkate alınarak sanığın atılı nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Suç tarihinde reşit olan katılanın hükümlerin vekilince temyizinden sonra sunduğu 16.08.2023 tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, buna bağlı olarak katılan sıfatının hükümsüz hale geldiğinin anlaşılması karşısında, katılan vekilinin sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Ret sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarına Yardım Etmekten Kurulan Hüküm Yönünden 1. Hakkında atılı suçlardan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilen sanığın kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettirdiğinin dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Düzeltilerek onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Katılanın aşamalardaki çelişkili beyanları, sanıkların istikrarlı ve birbirlerini doğrular nitelikteki savunmaları, dosya içerisinde Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 13.09.2021 tarihli ve Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 04.10.2021 tarihli raporlarından katılanın olay gecesi cinsel saldırıya uğrayıp uğramadığına dair kesin bir tespit yapılamaması nazara alındığında; sanığın üzerine atılı suçu katılanın rızası hilafına zorla gerçekleştirdiğine dair cezalandırılmasına yeter, katılanın soyut beyanından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek istinaf başvurusunun esastan reddi yerine kabulüne karar verilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Oluşa uygun kabule göre; 12.09.2021 olması gereken suç tarihinin karar başlıklarında 13.09.2021 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarına Yardım Etmekten Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/1413 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.500 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettiren sanık ...'e verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/1413 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın