Aramaya Dön

Danıştay 3. Daire Başkanlığı

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2022/3311 E.  ,  2023/244 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2022/3311
Karar No: 2023/244
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av…
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av…

İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak mal varlığı hazineye intikal ettirilen ve ticaret sicil kaydı terkin edilerek tüzel kişiliği sona eren ... Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak kanuni temsilcisi sıfatıyla 2016 yılının Mayıs dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcisi olduğu … Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi'nin 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticaret sicil kaydının 31/08/2016 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği hususunun 08/09/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, buna göre tüzel kişi kanuni temsilcisi adına tarhiyat yapılabilmesi için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 9. fıkrasında aranan şirketin tasfiye edilme koşulu gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının şirket adına önerilen vergi ve cezalardan sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyat kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına re'sen salınan vergi ve kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Tasfiye" başlıklı 17. maddesinde tasfiyeye giren şirketler için tasfiye dönemleri, tasfiye beyannamelerinin verilmesi, tasfiye kararının tespiti ve tasfiye memurlarının sorumluluğu ile ilgili düzenlemelere yer verilmiş, maddeye 5904 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle eklenen ve 03/07/2009 tarihinde yürürlüğe giren 9. fıkrayla, tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak salınacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezaların, müteselsilen sorumlu olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılacağı kurala bağlanmıştır. 667 ve 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile kendine özgü bir tasfiye ve ticaret sicilinden silinerek tüzel kişiliğin sona erme süreci öngörülmüştür.

Kanun koyucunun 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticaret sicilinden silinen şirketlerin hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu sicilden silinmeden önceki dönemler için salınacak vergileri 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 9. fıkrası kapsamının dışında bırakmayı amaçladığı düşünülemeyeceğinden, ticaret sicilinden silinme şartının gerçekleştiği olayda davacı adına silinme öncesi dönem için tarhiyat yapılabileceğinden, uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.

Karar Etiketleri
03.07.2009 ONANMASINA DANISTAYKARAR IDARI Vergi Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 5904 sayılı Kanun 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticaret sicilinden silinen şirketlerin hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu sicilden silinmeden önceki dönemler için salınacak vergileri 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticaret sicil kaydının 31/08/2016 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği hususunun 08/09/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, buna göre tüzel kişi kanuni temsilcisi adına tarhiyat yapılabilmesi için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu K2577 md.49 K5904 md.6 K5520 md.17 K29804 md.17 K670 md.17 K2577 md.45 K2577 md.50