11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/8662 E. , 2023/5495 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 18.02.2011 tarihli beş yıl süreli "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi" imzalandığını, davalı şirket istasyon için 17.02.2011 tarihli protokol ile yıllık 700 m³ beyaz ürün satın almayı taahhüt ettiğini, davalı ...'nın taşınmazını bayilik sözleşmesi nedeniyle davalı şirketin borçlarına karşılık müvekkil şirkete ipotek verdiğini, davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı ve haksız olarak fesh ettiğini, sözleşme hükümlerine uygun davranmadığını ve cari borçlarını zamanında ödemediğini, müvekkil şirketten sözleşmeye uygun mal alımı yapmadığını, asgari mal alım taahhüdüne uymadığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davrandığını hem de haksız olarak sözleşmeyi fesh ettiğini ileri sürerek taraflar arasında yapılan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokol uyarınca müvekkil şirketin mahrum kaldığı kâr miktarı yönünden belirsiz alacak davalarının kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... yönünden ipotek bedeli ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesine, 212.696,54 TL cari hesap borcunu 18.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... yönünden ipotek bedeli ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.10.2016 havale tarihli dilekçesi ile kâr mahrumiyeti talebini 80.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin sözleşmede yüklendiği hususları yerine getirmediğini, müvekkil şirketin davacı şirkete ihtarname göndererek ürün teslimlerinin yerine getirilmesini aksi takdirde sözleşmenin feshedilerek doğacak zararlarla ilgili kanun yoluna başvurulacağının ihtar edildiğini; ancak verilen sürede davacı şirketin sözleşmede üstlendiği taahhütlerini gereğini yerine getirmediğini ve müvekkil şirket tarafından sözleşmenin fesh edildiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 17.02.2011 tarihli protokolün 3 üncü maddesinde " Bayi adayı, bayilik sözleşmesinin imzalandığı tarihten itibaren her yıl yediyüz m3 beyaz ürünü( motorin-benzin) şirketten satın alarak, piyasaya satmayı kabul ve taahhüt etmektedir. Bayi adayı, ayrıca 400 m3 ihrakiyeli satış taahhüt etmektedir. Satış taahhüdü toplamda 1100 m3'tür." şeklinde olduğu aynı protokolün 7 nci maddesinde "Bayi adayının vereceği satış taahhüdünün 5 yıllık sürenin sonunda tutmaması durumunda eksik kalan satış nispetinde bayilik sözleşmesinin uzayacağını bayi adayı kabul ve taahhüt eder." olarak düzenlendiği yine taraflar arasında imzalanan 18.02.2011 tarihli bayilik sözleşmesinin 16 ncı maddesinde " Bayi hiçbir şekil ve surette yasalara ve sair mevzuata hükümlerine aykırı hareket edemez. Bayi, şirket tarafından çıkarılan yönetmelik, genelge, talimatname hükümlerine riayet etmeyi peşinen kabul ve taahhüt eder. Aksi takdirde bayi mevzuata uygun olarak iş bu sözleşmede zikredilen yaptırımlar ve/veya feshe ilişkin hükümler ile genelge ve talimatlarda yer alan para cezası ve idari cezalar uygulanır.", 24 üncü maddesinde " Bayinin iş bu sözleşmede yer alan hükümlerden herhangi birine uymaması halinde, şirket bayiye mal teslimatını durdurabilir, zarar ve ziyanını talep edebilir, iş bu sözleşmede belirtilen ceza yaptırımlarını uygulayabilir. Şirket, bu yaptırımlardan herhangi birini, birkaçını veya hepsini bayiye uygulamak hakkını veya hem bu yaptırımları uygulayıp hem de bayiden akdin ifasına devam edilmesini talep hakkına ya da feshi ihbar etme hakkına haizdir." şeklinde olduğu, sözleşmenin 25 inci maddesinde ise "Şirket, bayinin sözleşme hükümlerine aykırı davranışı halinde sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih hakkına sahip olduğu gibi fesih hakkını kullanmayarak yalnızca aşağıdaki yaptırımlardan birini, birkaçını veya hepsini bayiye uygulama ve sözleşmenin feshinin yanı sıra bu yaptırımları uygulama hakkına sahiptir" şeklinde olduğu 25/b maddesinde ise "Ürün teslimatını dilediği kadar bir süre için durdurabilir." şeklinde olduğu, davalı şirketin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle hakkında Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılması akabinde de davacı şirketin aynı konu hakkında bayi davalı şirket hakkında şikayette bulunması ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalının feshinin haklı olmadığı 03.02.2020 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacı şirketin cari hesap alacağının 168.344,29 TL, kâr mahrumiyeti alacağının 276.017,40 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının talebine bağlı kalınarak davanın kısmen kabulü ile 168.344,29 TL cari hesap alacağının 18.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı ... yönünden ipotek bedeli ile sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 80.000,00 TL kâr mahrumiyeti alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava tarihi olan 16.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı ... yönünden ipotek bedeli ile sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket davacıdan birçok kez akaryakıt talebinde bulunduğunu ancak davacı şirketin sözleşme gereği teslim etmesi gereken akaryakatı teslim etmediğini, davacı tarafın davalı şirkete olan diğer sözleşme gereği taahhütlerini de yerine getirmediğini, davacının mahrum kaldığını iddia ettiği kâra ilişkin talebi usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının, davalı şirketten var olduğunu iddia ettiği cari hesap alacağı taleplerinin de gerçeğe aykırı olduğunu bu taleplerin de reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin, davacının, davalı şirkete taahhüt ettiği malı vermemesi sebebiyle sona erdiğini, davacının mahrum kaldığını iddia ettiği kâra ilişkin talebinin usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının, davalı şirketten var olduğunu iddia ettiği cari hesap alacağı taleplerinin de gerçeğe aykırı olup bu taleplerinin de reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.