16. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin yasanın öngörmüş olduğu prosedürü eksiksiz olarak yerine getirmek sureti ile çeki devir aldığını, müvekkili şirketin, takibe konu çeki faktoring sözleşmesi kapsamında devraldığını, taraflar arasında ticari ilişki de bulunmadığından müvekkilinin davacı tarafından inkar olunan imzanın sıhhatini bilme şansı olmadığını, bu nedenle davacının imza incelemesine esas olmak üzere ilgili tüm resmi kurumlardan davacının ıslak imzalarını ihtiva eden belgelerin celbini talep ettiklerini, davacının dava konusu çekteki imzayı inkar ettiğini, ancak çekin ne surette yetkisiz kişilerce imzalanarak piyasaya sürüldüğü konusunda herhangi bir beyanda bulunmadığını, davacının dava konusu çekin dayanak tutularak başlatıldığı icra takip dosyası kapsamında yapmış olduğu ödemenin huzurdaki dava ile iadesini talep ettiğini, bu talebine dayanak olarak da çekteki imzanın kendilerine ait olmadığını, çekin yetkisiz kişilerce imzalandığını iddia ettiğini, davacının bu iddia da bulunurken çekin ne surette ellerinden çıkarak yetkisiz kişilerin eline ulaştığı konusunda herhangi bir beyanı bulunmadığını, bu durumda davacının çekin bile isteye yetkisiz kişilere imzalatıldığını, daha en başında davacının çeki ödeme niyetinin bulunmadığını, amaçlarının müvekkili şirketten finansman sağlamak olduğunun açıkça ortaya koyduğunu, bu konuda herhangi bir hukuki ya da cezai başvurularının olmamasının da bu niyetin açık ispatı olduğunu, bu nedenle davacı ve dava dışı fatura borçlusu ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenerek taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, aynı şekilde yine davacı ve dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin banka kayıtlarının incelenerek taraflar arasında para transferinin olup olmadığının da incelenmesi gerektiğini, davaya konu çekin düzenlenme tarihinden önceki döneme ait mukayese belgelerin asıllarının celp edilmesi gerektiğini, davacı tarafça aynı imzaları taşıyan ödenmiş çeklerin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tespit edilmesi halinde davacı tarafça borcun kabul edilmiş sayılacağını, Mahkemenin yetkili mahkeme olduğunu ve görevli olduğunu, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, ödemenin, davacı tarafından hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin, rızaen yapılmış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; süresinde açılmayan davanın usulden reddini, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddini, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. MAHKEME KARARI: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarihli 2023/259E. - 2023/510 K. sayılı kararıyla; "... toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalıya 16/01/2018 tarihinde ödediği bedeli, ödediği tarihten itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde en geç 16/01/2019 tarihinde talep etmesi gerektiği, ancak davacının, istirdat davasını hak düşürücü süreden sonra, 07/04/2023 tarihinde açtığı,istirdat davasının koşullarının oluştuğu durumlarda davanın sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirilemeyeceği, (İstanbul BAM 44.HD 13/04/2023 T.,2023/163 E.-2023/360 K.), davacının istirdat davası açma imkanı varken 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde istirdat davası açmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap