T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/313

KARAR NO: 2023/1241
KARAR TARİHİ: 13/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/09/2020

NUMARASI : 2014/... Esas, 2020/... Karar

DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...: ...
DAVALI: ... ...
VEKİLİ: Av....:
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 13/12/2023
YAZIM TARİHİ: 13/12/2023

... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2020 tarih ve 2014/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya ait, ... plakalı aracın, ... nolu Mecburi Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigorta poliçesi gereği müvekkili şirketin 3. şahısların maruz kalacakları trafik kazalarından dolayı bedeni zararlar için 175.000,00-TL'ye kadar tazminat ödemek zorunda olduğunu, davalının sahibi olduğu aracı, davalı ...'in sevk ve idaresindeyken, 05/04/2010 tarihinde, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrasında, 3. şahsın yaralanmasına ve maluliyetine sebebiyet verdiğini, bu kazadan sonra 3. şahsın şirketine müracaat ettiğini, gerekli incelemeler sonucunda 3. Şahısa 22/08/2012 tarihinde 194.081,50.TL tazminat ödendiğini, davalıya ait aracı, ...'ın, alkollü olarak kullandığını, bu hususun poliçe genel şartlarına göre 3. şahıslara ileri sürülmediğini, ancak gerekli ödeme yapıldıktan sonra davalıdan rücuen geri istenebileceğini belirterek, 175.000,00.TL'nin 22/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ... plakalı vasıta üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin Trafik Kanununu anlamında işleten sıfatını taşımadığını, müvekkilinin, maliki bulunduğu ... Renault Clio marka aracının 20/12/2009 tarihli kira sözleşmesi ile ... Oto Kiralama-...'ya kiraladığını ve aracı fiilen teslim ettiğini, ... isimli şahsın, aracı ... isimli şahsa kiraya verdiğini ve bu şahsın 05/04/2010 tarihinde kaza yaptığını, bu kaza üzerine müvekkili tarafından, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/...

D. İş sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını, aracın pert halinde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine 21.500-TL toplam zararın tahsili için .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/03/2013 tarih ve 2011/... Esas 2013/... Karar sayılı kararı ile, aracın 03/12/2010 tarihinde satıldığını, 9 ay 13 günlük belirlenen kira dönemi için hesaplanan 7.075-TL ile tespit dosyasında belirlenen değer kaybı bedeli olan 14.000-TL olmak üzere toplam 21.075-TL nin ...'dan tahsiline karar verildiğini, bu kararın kesinleşmesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün 2013/... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin, maliki olduğu aracı kiraya verdiğini ve aracı ... isimli şahıs tarafından alkolü olarak kullanıldığını, bu nedenle sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmaması gerektiğini, kaza sırasında alkollü sürücünün aracına binen ve kendisi de alkollü olan 3.şahsın meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından müvekkilinin temerrüde düşürülmemiş olduğunu, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin de usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2020 tarih ve 2014/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne ve 140.000,00 TL ödeme tarihi olan 22/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf talebi ile; Somut olayda kaza zedenin alkollü olduğunun belli olmadığını, sürücünün ne kadar alkollü olduğu ve bunun kazaya sebebiyet verebileceğini müvekkilinin bilebilecek durumda olmadığını, bu nedenle mahkemece mütarafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, bunun yanında gerçek zararın 204.902,87.TL olup, ödenen 175,000,00.TL'nin gerçek zararın altında olduğundan indirim yapılmaması gerektiğini, indirim yapılması gerekli ise bunun 175.000,00.TL üzerinden değil gerçek zarar üzerinden yapılması gerektiğini, öte yandan davalı taraf lehine reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf talebi ile; davalının işleten sıfatının olmadığını, aracı 20/12/2019 tarihinde kira sözleşmesi ile ... Oto Kiralama şirketine kiralayıp teslim ettiğini, bu kişinin de aracı kaza yapana kiraladığını, işleten sıfatı olmayan davalının sorumluluğunun olmadığını, mağdurun alkollü olduğunu bildiği 3. kişinin aracına bindiği, mütarafik kusurlu olduğu, sigorta şirketinin ödeme yapmaması gerektiğini, hem sürücü hem de yaralanan şahsın alkollü olduğunu, % 20 kusur indiriminin az olduğunu, maluliyet raporlarının çelişkili olduğunu, maluliyet oranına itiraz ettiklerini, mahkemece çelişki giderilmeden hükme esas alınamayacak rapora göre karar verildiğini, müvekkili temerrüde düşürülmemiş olup, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında olduğuna dair raporun yetersiz olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılmamasının usul ve hukuka aykırı olduğunu, soruşturma kapsamında alınan ifadelerden de anlaşılacağı üzere sürücü ... ve kazazede ...'ın eğlenmek için bir araya geldiklerini, mahkemece bu hususun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2020 tarih ve 2014/... Esas, 2020/... Karar sayılı dosyası

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, sigorta şirketi tarafından kazada zarara uğrayan 3.kişiye yapılan ödemenin sigortalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın ksıman kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulundulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Somut olayda, davalıya ait olan ve davacı tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalanan aracın 05/04/2020 tarihinde alkollü olan sürücüsünün karıştığı trafik kazası sonucu davacı ... şirketi tarafından kazada zarar gören 3.kişiye 175.000,00.TL ödeme yaptığı ve yapılan ödemenin rücu istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı tarafça, aracın 3.kişiye kiralanması nedeniyle davalının işleten sıfatı bulunmadığı, bu nedenle kendisinden rücuen talepte bulunulamayacağı, davacının kazaya sebep olan sürücünün ve mağdur olan 3.kişinin alkollü olması nedeniyle ödememesi gereken bir borcu ödediği, %20 müterafik kusur indiriminin az olduğu, maluliyete ilişkin çelişkili raporlar bulunduğu ve çelişki giderilmeden karar verildiği, kazanın münhasırın alkolün etkisi altında gerçekleştiği tespitini içeren raporun yetersiz olduğu, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılmamasının hatalı olduğu ve davalı temerrüde düşürülmediği halde ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir. 2918 Sayılı KTK.’nin 91. maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1 maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu düzenlenmiştir. KTK.’nin 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmektedir.

Görüldüğü üzere, davalı sigortalının işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigorta ettiren olduğundan davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Bu nedenle davalı yanın, aracın işleteni olmadığı, bu sebeple bir sorumluluğu bulunmadığı ve davacının ödememesi gereken bir borcu ödediğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/02/2019 tarih ve 2016/6811 esas, 2019/1637 karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/05/2014 tarih ve 2013/8389 esas, 2014/7471 karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) İlk derece mahkemesince maluliyet oranına, kusura ve tazminat hesabına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporları açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunduğundan davalı yanın bilirkişi raporlarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.

Kaza sırasında kendisi de alkollü olan kazazede ...'ın, alkollü olduğunu bildiği arkadaşı sürücü ...'ın aracına binmekle müterafik kusurunun bulunduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince TBK.nin 52.maddesi gereğince tazminattan takdiren %20 oranında indirim yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmayıp, davalı tarafın %20 müterafik kusur indiriminin az olduğuna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.

Dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olduğundan, mahkemece ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gibi, davalı tarafça ilk derece yargılaması sırasında hatır taşıması savunmasında bulunulmadığından ve mahkemece de re'sen hatır taşıması gerekçesiyle indirim yapılamayacağından ve yine HMK'nin 357.maddesine göre, istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceğinden, davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine ve hatır taşımasına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.

Davacı vekili, ilk derece mahkemesince müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, indirim yapılması gerekli ise de bunun gerçek zarar üzerinden yapılması gerektiğini ve ayrıca davalı taraf lehine reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Yukarıda da açıklandığı üzere ilk derece mahkemesince TBK.nin 52.maddesi gereğince tazminattan takdiren %20 oranında indirim yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmayıp davacı vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiş ise de, kazada yaralanan ...'ın gerçek zararının 204.902,87.TL olduğu, mahkemece gerçek zarar miktarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken poliçe limiti olan 175.000,00.TL üzerinden indirim yapılmasının doğru olmadığı, buna göre gerçek zarar miktarı olan 204.902,87.TL'den takdiren %20 oranında yapılan indirim sonucu rücu edilebilecek miktarın 163.922,29 TL olduğu ve bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği halde 140.000,00.TL yönünden kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davada reddine karar verilen miktar, müterafik kusur indirimi sebebiyle olduğundan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince, mahkemece kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın 163.922,29.TL için kabulüne, kalan kısım yönünden reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1.-a) Davalı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2020 tarih ve 2014/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun REDDİNE

b)Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2020 tarih ve 2014/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2.-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2020 tarih ve 2014/... Esas, 2020/... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

3.-HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

4.-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 163.922,29.TL'nin 22/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

5.-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 11.197,53.TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 2.988,60.TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.208,93.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

6.-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2020 tarih ve 2014/... Esas, 2020/... Karar, 2020/... Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise mahsubuna,

7.-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.988,60.TL peşin harç ile 25,20.TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.013,8.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8.-6100 Sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından 242,45.TL posta gideri, 1.400,00.TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.642,45.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

9.-6100 Sayılı HMK'nin 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 26.227,57.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

10.-Müterafik kusur indirimi nedeniyle dava kısmen reddedildiğinden davalı lehine vekalet ücreti TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA, İstinaf incelemesi yönünden;

1.a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan peşin alınan 54,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,

b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 11.197,53.TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 2.391,00.TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.806,53.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

2.a)6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 148,60.TL istinaf başvuru harcı ve 39,70.TL posta gideri olmak üzere toplam 188,30.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,

b)İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

3.-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4.-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,

5.-2004 sayılı İİK.'nin 36/5 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafın istinaf başvurusunun haklı görülmesi nedeniyle davacı tarafından ... . İcra Dairesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyasına yatırılan 6.750,00.TL nakit teminat üzerinde ihtiyati tedbir veya haciz bulunmaması halinde, istinaf eden DAVACIYA İADESİNE,

6.6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 238.730,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 13/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
13.12.2023 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Trafik Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 2918 sayılı KTK.’nin 91. maddesinde, işletenlerin bu Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.333 HMK md.359/4 HMK md.357 HMK md.330 HMK md.355 K6100 md.326/1 K6100 md.333 K2004 md.36/5 K6100 md.359/4 K2918 md.91 HMK md.326/1 K6100 md.330 K6100 md.2 HMK md.362/1 K6100 md.355