5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan sanık S.. N..'nun, anılan Kanun'un 3/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine dair Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/09/2010 tarihli ve 2009/513 esas, 2010/778 sayılı sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12/06/2013 gün ve 37148 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2013 gün ve KYB. 2013/25182 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/1. maddesinde yer alan “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklindeki düzenleme nazara alınmadan, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının hapis cezası ile birlikte ertelenmesinde isabet görülmemiş ise de, olağanüstü ve istisnai kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği düşünülerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;