5. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.06.2013 tarihli ve 2013/14588 Soruşturma, 2013/5827 Esas, 2013/2489 numaralı İddianamesiyle sanıklar ... ve ... hakkında nüfuz ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 255 inci maddesinin birinci ve sonuncu fıkraları, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 255 inci maddesinin 4 üncü fıkrası ve 37 nci maddesinin 1 inci fıkrası delaletiyle 255 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, tüm sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53 üncü ve 63 üncü maddeleri gereği hak yoksunlukları ve mahsup hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/288 Esas, 2016/573 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında nüfuz ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 255 inci maddesinin birinci ve sonuncu fıkraları, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 255 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4 tam gün karşılığı 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafii, kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuşlardır. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'in, hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...'e, yürütülmekte olan bir ceza soruşturmasında menfaat karşılığı delillerde değişiklik yapılacağı hususunda dosya kapsamındaki diğer sanık ... ile anlaşmaya varmasında aracılık ettiği, sanıklar ... ile ...'ın ise ...'e menfaat temin ettikleri, sanık ...'in, sanık ... nezdinde bir işin görülmesi ve karşılığında haksız olarak belli bir paranın verilmesi için temyiz dışı sanık ... ile anlaşmaya varmak suretiyle nüfuz ticareti suçunu işlediği kabul edilmiş, sanıklar ... ve ...'un ise eylemleri neticesinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri mahkemece kabul edilmesine rağmen haklarında nüfuz ticareti suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Hükmün gerekçe kısmında, inceleme dışı kamu görevlisi sanık ...'in herhangi bir nüfuz kullanımında bulunmadığı, görevi kapsamında olmayan bir iş nedeniyle menfaat temin ettiği, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olduğu, diğer sanıklar ... ve ...'un yardım eden sıfatıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna iştirak ettikleri belirtildiği halde, hüküm fıkrasında nüfuz ticareti suçundan cezalandırılmaları suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/288 Esas, 2016/573 sayılı Kararına yönelik sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, eylemler arasındaki hukuki ve fiili bağlantı sebebiyle sair yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın