3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle;Öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerekeceğini, iş bu davada görev yönünden yetkili mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, nitekim, tüketici kavramı, TKHK m. 3/k’da “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlandığını, o halde, ticari veya mesleki amaç dışında yapılan tüm işlemlerin, TKHK’nın kapsamına girdiğinin açık olduğunu, müvekkili de bu işlemin tüketici işlemi olduğunu ihtarnamesinde açıkça belirttiğini, kadı ki, davacı şirketin tıbbi hizmet sunduğunu, davalı müvekkili şirketin ise eğitim ve tercümanlık hizmeti sunduğu gözetildiğinde müvekkilin almış olduğu hizmeti ticari faaliyet olarak kabul edilmesinin abesle iştigal olduğunu, davacı şirketin ünvanı "... Ltd. Şti. dir" Bilindiği üzere, doktrin ve ... uygulamasında hakim görüş, hasta ile hekim arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği vekalet sözleşmesi olduğunu, hekim bu sözleşme ile hastanın hastalığını teşhis ve tedavi etme yükümlüğü altına girdiğini, vekâlet sözleşmesi de kanunda ismen özel olarak belirtilmiş olan tüketici işlemlerinden birisi olduğunu, müvekkilinin gıda intoleransı testini Şirket adına ticari bir işlem gibi yapması söz konusu olmadığını, nitekim bu test toplam 6 kişiye yapıldığını, bu kişiler : ... olduğunu, müvekkili davacı şirketi arayarak Doktorlarla görüştüğünü, kendisi ve 5 kişinin yedikleri yemek sonrasında sağlık problemleri yaşadığını belirdiğini, bunun üzerine davacı, gıda alerjisi testi yapabileceklerini söylediğini, davanın husumet yokluğundan dolayı reddi gerektiğini, ayrıca, genel kanun - özel kanun, eski tarihli kanun- yeni tarihli kanun ilişkisi net ilkelere tabii olduğunu, bu bağlamda, özel kanun hükümleri genel kanun hükümlerine, yeni kanun hükümleri ise eski kanun hükümlerine tercih edileceğini, TKHK yeni tarihli özel bir kanun olduğunu, TTK ise eski tarihli genel bir kanun olduğunu, dolayısıyla, TKHK hükümlerinin, TTK hükümlerine tercih edilmesi gerektiğini, bu bakımdan, şirketler de dahil olmak üzere hiçbir ayrım gözetmeksizin ticari veya mesleki amaç dışında hareket eden tüm tüzelkişilerin icabında tüketici sayılması gerektiğini, ..., davacıyı arayarak doktorlarla görüştüğünü, kendisi ve 5 kişinin daha sağlık problemleri yaşadığını, bazı gıdalara karşı hassasiyeti olabileceğini belirttiğini, görüşmüş olduğu .... isimli kişinin, ise bu konuda gıda intolereansı testi yapabileceklerini ve hatta hemşirenin taksi parasının ödenmesi halinde ise bu testin iş yerinde yapılabileceğini bildirdiğini, ...'nun bunu kabul ettiğini, davacı şirketten gelen sağlık görevlisi bu testi iş yerinde yaptığını, ancak gelen testlerde sadece 2 kişi bakımından sonuç çıktığını ancak diğer 4 kişide herhangi bir bulgu bulunamadığını, müvekkili yapılan işleme ilişkin, seçimlik hakkını davacı şirkete telefon aracılığıyla belirttiğini, iş bu durum ve diğer sair hususlar da tanık aracılığıyla ispat edilebilir nitelikte olduğunu, iş bu durumun öncelikle hakkaniyete ve dürüstlük krallarına ve sonrasında tıp etik kurallarına da aykırılık teşkil ettiğini, testi yaptıran kişilere herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, yapılacak testlerin geçerliliği konusu açıklığa kavuşturulmadığını, zira, ... tarafından yayınlanan Hekimlik Meslek Etiği Kuralları 19. maddesinin (e) fıkrasında “Konsültasyon sonuçlarından hastalar da yeterli ölçüde bilgilendirilir” denilerek bu durum açık ve net bir şekilde belirtildiğini, ayrıca yine tıbbi etik kuralları gereği, bilgi vermenin usulü: Bilgilendirme hastanın bulunduğu bölgenin yerel kültürüne ve hastanın anlama kapasitesine uygun olarak, yabancı ve teknik terimler en aza indirilerek yalın bir dille yapılması gerektiğini, davacı Şirket, müvekkiline fatura keserek 29.03.2023 tarihinde ilettiğini, müvekkili ise 06.04.2023 tarihinde itiraz ettiğini, müvekkili 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini, arz ve izah edilen nedenler ile; öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştri. DELİLLER; Fatura örnekleri Dava/İcra Takibi Faturaların Gönderimine dair e-mail çıktısı

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap