Aramaya Dön

Hukuk Genel Kurulu

Hukuk Genel Kurulu         2023/538 E.  ,  2023/1034 K.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
16.03.2006 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 1744 sayılı Kanun 6831 sayılı Kanun 208 sayılı kararla, Vakıflar idaresinin davası ve dayandığı ... Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden tahdidinin iptal edildiği, bu tahdide karşı davacı ve/veya murisinin bir itirazı bulunmadığı, davacı ve/veya murisi yönünden orman tahdidinin kesinleştiği ve taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı sabittir (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.03.2006 tarih 2005/15158-2006/349 Karar sayılı kararı ve birçok kararında bu hususa değinilmiştir). 1976 yılında 7 No.lu orman aplikasyon ve 2/B kadastro komisyonunca dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge 2/B madde uygulaması ile 1961 yılından önce orman niteliğini kaybettiği kabul edilerek P(II) Parsel numarası verilerek orman sınırları dışına çıkarılma işlemlerinin yapıldığı ancak ilan edilmezden önce vakıflarla ilgili tahdidin iptali kararı üzerine tüm tahdidin iptal edildiği kabul edilerek ikinci kez orman kadastrosu yapılarak orman sınırları dışında bırakıldığı, sonrasında taşınmazın kadastro tespitinde davacı taraf adına tespit gördüğü bu tespite karşı Hazinenin davası üzerine tarla niteliği ile Maliye Hazinesi adına tescil kararı verilmekle kesinleşen bu mahkeme kararı, sonucu itibariyle taşınmazın orman dışına çıkarılması sonucunu doğurmuştur. Bu durumda taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu 3402 sayılı Kanun 3402 sayılı Kadastro Kanunu 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunu 208 sayılı kararla Vakıflar İdaresinin dayandığı ... Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan orman tahdidinin hâlen geçerliliğini sürdürdüğü, orman kadastro çalışmaları ışığında dava konusu parselin içinde bulunduğu anlaşılan II nolu parselin itirazları inceleme komisyonunca önceki ekip çalışmasının düzeltilmesine karar verilmiş olması nedeniyle 2 nci madde ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olmadığı ve 1989 yılında yapılan çalışmalarda 2/B uygulamasına da konu edilmediği açıktır. Çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline ilişkin mahkeme kararı incelendiğinde ise hüküm fıkrasında belirtilmeyen, ancak gerekçe kısmında yer verilen ve taşınmazın 2 nci madde ya da 2/B alanında olduğu yönündeki belirlemenin kesin hüküm olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ayrıca 1942 yılından beri orman sınırları içinde olan bir taşınmazın 6831 sayılı Kanunu 5831 sayılı Kanun 2896 sayılı , 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunu 3116 sayılı Orman Kanunu 1744 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, tahdit ve 2 nci madde uygulamasının 15.07.1976 tarihinde ilan edildiği, bu çalışmaya süresi içinde itiraz edilmesi üzerine komisyonca 09.11.1976 tarihli itirazları inceleme tutanağında belirtildiği üzere “2 nolu parselin 6831 sayılı Kanunu 5831 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile eklenen Ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, 6831 sayılı Orman Kanunu 5653 sayılı Kanun 6292 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinde Kanun’un amacı; 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre ilk kez 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğu, Vakıflar İdaresinin ... Vakfına ait tapu kaydına dayanarak 1942 tahdidine itiraz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarihli ve 208 sayılı iptal kararının sadece vakfın tapulu taşınmazlarına ilişkin olduğu, bu itibarla Vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden tahdidin kesinleştiği ve geçerliliğini sürdürdüğü, 1952 yılında makiye tefrik çalışmalarına konu edildiği,makiye tefrik işleminin bir tespit niteliğinde olup orman sınırları dışına çıkarma işlemi olmadığı, bu hususa 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas 2010/1 Karar sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında “3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp orman tahdidi içinde kaldığı kesinleşen, ancak, tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Kanun ile değişik 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit niteliği taşıdığına, teknik ve hukuki anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığına” şeklinde de işaret edildiği, 1976 yılında orman kadastro komisyonunca “Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının 19.12.1947 tarih ve 208 nolu hakem kararı gereğince eski tahdit hattı iptal edilen Devlet ormanının tekrar kadastrosu yapılmak üzere” nitelendirilmesiyle 03.06.1976 tarihli işe başlama tutanağı ile orman kadastrosuna başlanıldığı, bu çalışma kapsamında 1942 yılında yapılan orman tahdidinin tamamen iptal edildiği kabul edildiğinden, önce çekişmeli taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonra 14.07.1976 tarihinde II nolu parsel sahası olarak 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunu 6831 sayılı Orman Kanunu 5653 sayılı Kanun ile değişik 1 inci maddesinde ise; "Kendi kendine yetişmiş veya emekle yetiştirilmiş olup her hangi bir çeşit orman hasılatı veren ağaç ve ağaççıkların toplu halleri yerleriyle birlikte orman sayılır" şeklinde tanımlanmıştır. 31.08.1956 tarihli 6831 sayılı Orman Kanunu 6100 sayılı Kanun K6831 md.1 K3402 md.4 K5831 md.8 K3116 md.2