T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı tarafın vekili aracılığı ile Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2021/. Esas nolu dosyası ile müvekkili aleyhine Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını ve Örnek 10 Ödeme Emri müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkiline tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içerisinde Gaziantep 3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/434 esas sayılı dosyası ile borca ve imzaya açıkça itiraz ettiğini, müvekkilinin hayatında hiçbir zaman davalıya kambiyo senedi (bono) vermediğini, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, aralarında hiçbir ticari ilişki de olmadığını, ayrıca Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/89639 Soruşturma Nolu dosyası ile davalı hakkında resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin 5 ton kabuklu fıstık karşılığında lehtar kısmı boş olacak şekilde 150.000,00 TL bedelli, 01/08/2019 düzenleme tarihli, 03/08/2020 vade tarihli bir bono düzenleyerek dava dışı ..... ..... ..... teslim ettiğini, müvekkilinin senet bedelinin bir kısmını elden nakit şeklinde ..... ..... ..... , kalan kısmını ise ..... ..... ..... kardeşleri olan ..... ..... ve ..... ..... banka hesabına yatırdığınıy, tüm senet bedelinin ödemesi tamamlanınca ..... ..... ..... söz konusu senedi ...'ya vermesi için yanına gelen ...'a teslim ettiğini, bu hususta imza incelemesi yapılması gerektiğini, davaya konu senet davalı adına düzenlenmemiş olup müvekkilinin davalıya herhangi bir şekilde borcu bulunmadığını, müvekkilinin şahsını borçlandırmak maksadı ile başlatılan işbu icra takibinde davalı-alacaklı taraf tamamen kötü niyetli olduğunu, davalı ile müvekkil arasında ticari veya hukuki bir ilişkisinin bulunmadığını, işbu sebeplerle davalı tarafından haksız olarak başlatılan icra takibi nedeniyle dava açma zorunluluğunun doğduğunu beyanla müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %100 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu davanın tamamen kötü niyetli olan ve borçlunun borcunu ödememek için işin haksız da olsa bütün hukuki mekanizmaları kullanmayı amaçlayan davacının ikame etmiş olduğu haksız bir dava olduğunu, davaya konu olan 01.08.2019 düzenleme tarihli ve 03.08.2020 vade tarihli bono borçlu ...' nın müvekkili ...' a olan borcundan dolayı ... tarafından düzenlenerek verildiğini, davacı borçlu hakkında Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2021/. Esas sayılı dosyasıyla borçlu ... hakkında girişilen bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlanmış ve 18.08.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve sonrasında borçlu tarafından 23.08.2021 tarihinde imzaya ve borca itiraz edildiğini ardından davacı-borçlunun açmış olduğu borca itiraz davasının reddine ve takibimizin devamına karar verildiğini, verilen kararda da iş bu senetteki imza haksız dava açan ...' ya ait olduğunu, borçlu, alacaklı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını söylediğini, senetten dolayı bir borcu olmadığını dile getirdiğini, senetten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisi asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklanan borcun sona ermeyeceğini, beyanla davanın reddine ve davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İİK uyarınca alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: İşbu dava Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasıdır.
Davacı vekili tarafından dosyaya UYAP sistemi üzerinden e-imzalı olarak 07/07/2023 tarihli dilekçesi ile dava konusu edilen icra takibinden davalının feragat ettiğini mahkememize bildirmiştir.
Davalı vekili 06/07/2023 tarihli dilekçesi ile dava konusu edilen icra takibinden feragat edildiğini mahkememize bildirmiştir. Taraf vekillerinin vekaletnamesi tetkik edilmiş olup 6100 sayılı HMK m.74 hükmü uyarınca feragat konusunda özel yetkiyi haiz olduğu tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK m.307 hükmünde "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." şeklinde tanımlanmıştır. Davanın niteliğinin takipten sonra açılmış menfi tespit davası olması ve takipten feragat edildiğine göre davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Davanın esası hakkında karar verilmemesine ilişkin olarak yapılan tespitler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. Fakat davacı ve davalı vekili vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından taleplerinin olmadığını mahkememize bildirmiştir. Harç ve vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirme; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı başlıklı III. kısmının 1. fıkrasında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı;
2.a fıkrasında ise, 1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlar ve davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda; konusu belli bir değerle ilgili bulunan davada esas hakkında karar verilmesi halinde nispi harç alınacağı, usule ilişkin nihai kararlarla, davanın konusuz kalması halinde verilecek kararlarda maktu harç alınacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle maktu harca hükmedilmiştir. Neticeten;
Dosya kapsamındaki tüm deliller, yukarıda anılan mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davalının dava konusu takipten feragatinin dava ikame edildikten gerçekleşmiş olması, tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmaması nazara alındığında davanın konusuz kaldığına kanaat edinilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
1.Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Talep olmadığından kötü niyet tazminatı bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca gereken 269,85 TL ilam harcının dava açılırken yatırılan 2.963,17 TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 2.693,32 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5.Taraf vekillerince vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta hüküm kurmaya YER OLMADIĞINA,
6.Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 12/07/2023