T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/414 Esas - 2023/1235
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Av. ........ - [16166-61161-......] UETS
Av. ...... - [16128-21662-......] UETS
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket ... Dış Tic. Ltd.Şti. arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu ve davalıya yönelik davacı şirketin lojistik hizmeti ile nakil konusunda emtialar verilen adreslerine teslim edildiğini, davacının ticari ilişkinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin faturalara dayalı cari hesap bakiyesin ödememesi üzerine şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı taraf faturalarla ve muhasebe kayıtlarıyla sabit olan borcuna karşılık icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak davacıya herhangi bir borcu olmadığından bahisle 20.06.2019 tarihinde kısmi itiraz ettiğini, ve takibi durdurduğunu, itiraz edilmeyerek icra dosyasın ödenen kısmın mahsubu akabinde itiraza uğrayan kısım yönünden dava yoluna gidildiğini. Davacı şirketin muhasebe kayıtları incelendiğinde davalı şirketin müvekkile 2.698,00 Euro borcu bulunduğunun sabit olduğu halde icra takibi öncesi ve sonrasında davalının borcunu ödememekte ısrar ettiğini, arabuluculuk ile anlaşma sağlanamadığını. Bu nedenle; davanın kabulüne, davalı borçlunun Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2019/6098 E. sayılı dosyasına vaki itirazınıniptali ile takibin devamına ve borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; davacıya dava konusunu teşkil eden ve bahis olunan faturalara dayalı bir borcunun olmadığını, tarafların kendi ticari işleyiş içinde ne isim altında olursa olsun hesap özeti düzenlemesi bu özete cari hesap sözleşmesi değeri taşımadığını, ödeme konusunda taraflar arasında bir teamül oluştuğunu, davacı tarafından düzenlenen aylık fatura bedellerinin toplamı, bir sonraki ayın 10. günü ile 20. günü arasında kur karşılığı toplu olarak ödendiğini, bu ödemelerinde belli tarihlerde eft yolu ile gönderildiğini, icra takibi akabinde davalı tarafından itiraz edilmeyen bakiye kısım olan 1.638,66TL 20.06.2019 tarihinde icra müdürlüğünün hesabına yatırıldığını, davaya dayanak teşkil ettiği iddia edilen faturaların bedelleri davacıya eksiksiz ödendiğini, icra takibinin dayanağı olan faturalar sebebi ile ödenmemiş başkaca bir borcu bulunmaması sebebi ile icra takibine kısmi itirazda bulunulduğunu ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, taraflar arasında bağlayıcı nitelikte döviz karşılığı aynen ödeme yapılacağı yolunda bir anlaşma bulunmamakla birlikte faturanın davacı tarafından müvekkile gönderilmesi ile müvekkilce yapılan ödeme arasında esasa etkili bir süre geçmemiş olmakla bu husus taraflarca tolereedildiğini, bununla birlikte ilke olarak yabancı para ile borçlanıldığını ya da temelde yabancı para cinsinden ödeme yapılması gerektiğine ilişkin zımni beyan ve iddiayıda kabul etmediklerini, ödemenin Türk lirası olarak yapılması da TBK gereği genel prensip olduğunu, banka ve ödeme kayıtları ile ödeme tarihli kur bilgilerinin celbi sağlandığında davalının takibe konu faturalardan ötürü davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşılacağını, bu nedenle inkar tazminatı da dahil olmak üzere davacı tarafın tüm taleplerinin külliyen reddine, haksız ve kötü niyetli davacının %20 ‘den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller; Bursa 12. İcra Dairesi'ne, Garanti Bankası'na, azılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
SMMM bilirkişisi ...'ın raporunun sonuç kısmı: "1- Davacı ... Logistic N.V. firması Belçika’da bulunan şirket olduğundan dolayı bulunduğu ülkenin yasa ve mevzuatına göre elektronik ortamda tuttuğu defter kayıtlarından, davalı tarafa ait cari hesap dökümünü apostille şerhli olarak sunmuştur.
2.Davacı tarafın 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait cari hesap kayıtlarını sunduğu görülmüştür.
3.Tarafımıza sunulan apostille şerhli kayıtlarda bakiye sütunu yer almadığından dolayı 2013, 2013 ve 2014 yılları ayrı ayrı incelenmiştir. Davacı tarafın incelemeye konu 2014 yılı kayıtlarının tetkiki neticesinde 2014 yılı sonunda davalı taraftan 974,28 Euro tutarında bakiye alacağının olduğu, Merkez Bankası tarafından yayınlanan kur değerlerine göre yaptığımız hesaplamada bu bakiye 31/12/2014 tarihli Merkez Bankası Kuru; 2,8207 Euro/TL 31/12/2014 tarihli 974,28 Euro bakiyenin TL karşılığı; 974,28 x 2,8207 = 2.748,15 TL 14/05/2019 tarihli Merkez Bankası Kuru; 6,8324 Euro/TL (İcra Tarihi) 14/05/2019 tarihli 974,28 Euro bakiyenin TL karşılığı; 974,28 x 6,8324 = 6.656,67 TL 24/07/2020 tarihli Merkez Bankası Kuru; 7,9191 Euro/TL (Dava Tarihi) 24/07/2020 tarihli 974,28 Euro bakiyenin TL karşılığı; 974,28 x 7,9191 = 7.715,42 TL olarak hesaplanmıştır.
4.Davalı tarafın incelemeye sunduğu 2014 yılına ait Ticari Defterlerinin açılış tasdiklerinin T.T.K. ile V.U.K.’nun ilgili maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kapanış tasdiki zorunluluğu bulunan yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinin ve Kebir defterinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve ticari defterlerin davalı taraf lehine delil olma niteliği taşıdıkları tespit edilmiştir.
5.Davalı tarafın ticari defter kayıtlarının tetkiki neticesinde 2014 yılından 2015 yılına devir eden ticari borç bakiyesinin 1.638,66 TL olduğu tespit edilmiştir. 6- 2014 yılı ticari defter kayıtlarının tetkiki sonucunda; Davacı tarafın düzenlemiş olduğu 03.02.2014 tarih 2014000730 no.lu 480,00 Euro tutarlı satış faturasının davalı taraf ticari defter kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. 2014 yılına ait önceki yıldan devir eden borç/alacak bakiyeleri arasında da farklılık olduğu tespit edilmiştir. 2014 yılına ait kayıtlarda başkaca farklılıklar tespit edilmemiştir.
7.Dava dosyasının tetkikinde; Davalı tarafın dava dosyasına sunduğu dekonta göre; Davalı firmanın, 1.638,66 TL tutarında ödemeyi 20.06.2019 tarihinde Bursa 12. İcra Müdürlüğü banka hesabına ödediği görülmüştür.
8.Davalı firmanın dosyaya sunmuş olduğu; 13.06.2014 tarih 24.468,57 TL tutarlı ödeme, 14.07.2014 tarih 5.251,29 TL tutarlı ödeme, 12.09.2014 tarih 1.084,96 TL tutarlı ödeme ve 13.11.2014 tarih 1.553,09 TL tutarlı ödemelerin davacı taraf kayıtlarında tahsilat şeklinde yer aldığı tespit edilmiştir.
9.İcra takip tutarının 2.950,00 Euro olduğu görülmüştür. Davacı kayıtlarının tetkiki sonucu davacı alacak bakiyesinin icra takip tutarı ile uyumlu olmadığı tespit edilmiştir.
10.Davalının İcra Müdürlüğüne ödeme yaptığı 20.06.2019 tarihindeki Merkez Bankası tarafından yayınlanan Euro kurunun 6,5549 Euro/TL olduğu, 974,28 x 6,5549 = 6.386,30 TL alacak bakiyesinden 1.638,66 TL tutar düşüldüğünde kalan alacak bakiyesinin 4.747,64 TL olduğu tespit edilmiştir.11- Davacı tarafın davalı tarafı temerrüde düşürdüğü tespit edilemediğinden dolayı davacı tarafın alacağı tutar için herhangi bir faiz hesaplaması yapılmamıştır." şeklindedir.
SMMM bilirkişisi ...'un raporunun sonuç kısmı; "1- Davacı taraf ... Logıstıcs N.V.’nin faaliyet gösterdiği Belçika yasalarına ve mevzuata göre elektronik ortamda tuttuğu ticari ilişkilerine dair defter kayıtlarının dökümünü Apostille Şerhli olarak 30.04.2021 Tarihli dilekçesi ekinde dava dosyasına sunduğu ticari ilişkinin 15.04.2012 tarihinde başladığı görülmektedir.
Davalı taraf ... Dış Tic. Ltd.Şti’nin.incelenmek üzere 2012 yılı 2013-2014 yılarına ait yasal defterleri olan Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter defterlerini beyan ettiği 2012 yılı yasal defterlerinin 6102 sayılı TTK nu 64/3 maddesine ve V.U.K 220-221-222 Maddelerine göre açılıŞ tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu ,kapanış tasdikinin yapılmamış olduğu 2013-2014 yıllarına ait yasal defterlerinin 6102 sayılı TTK nu 64/3 maddesine ve V.U.K 220-221-222 Maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu görülmektedir 2-Davacı taraf ... Logıstıcs N.V’nin 2012-2013-2014 cari hesap. kayıtlarına göre davalı ... Dış Tic.Ltd.Şti.’inden icra takip tarihi itibari ile 2.801,46 EURO alacaklı olduğu davalı taraf ... Dış Tic. Ltd.Şti’nin 2012-2013-2014 yılı resmi defter kayıtlarına göre davacı taraf ... Logıstıcs N.V’ne 1.638,66 TL borçlu olduğu görülmektedir.İcra takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 20.06.2019 tarihinde Bursa 12.İcra Dairesi hesabına .1.638,66 TL ödenmiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, ticari satımdan kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip dayanağı belgelere bakıldığında; 8 ayrı faturadan kaynaklı icra takibi başlatıldığı görülmektedir. Davacı şirket merkezi Belçika'da olan bir şirkettir ve Belçika Devleti 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesine taraf olduğundan davacı şirketin teminattan muaf olduğu anlaşılmış ve yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı satıcı, davalı alıcıya sattığını iddia ettiği ve açık hesap ilişkisinde kaydettiği her bir faturadaki malların alıcıya teslim edildiğini yazılı olarak ispatlamalıdır. Davalı alıcı da ödeme iddiasında bulunuyor ise ödeme iddiasını yazılı olarak ispatlamalıdır. Davacı, açık hesaba kaydettiği her bir faturaya ilişkin faturadaki malların teslim edildiğine dair davalıdan sadır yazılı teslim belgesi sunmamış, ancak ticari defter kayıtlarına dayanmıştır. Ticari defter kayıtlarına dayanılmış olduğundan ticari defterlerin delil olma durumu ile ilgili yasa maddesine de değinmekte fayda vardır. Şöyle ki; HMK m.222'de aynen, "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür. Bu açıklamalar ışığında; her iki şirket de ticari defterlerini sunmuş ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Davacının defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 2.801,46 Euro alacaklı olduğu, davalının defter kayıtlarına göre ise davacının davalıdan 1.638,66 TL alacaklı olduğu görülmektedir.
Her iki tarafın ticari defterleri birbiri ile uyuşmamaktadır. Davacının defterinde kayıtlı olup da davalının defterinde kayıtlı olmayan 250,00 Euro, 260,00 Euro ve 480,00 Euro'luk 3 faturanın söz konusu olduğu, davacının bu faturalardaki malları davalıya teslim ettiğine dair davalıdan sadır yazılı teslim belgesi sunmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı ve bu nedenle davacının defterlerindeki alacağının kendi defter kayıtlarına göre mahkememizce 1.811,46 Euro olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının defterinde olup da davacının defterinde olmayan ödemeler ile ilgili davalı tarafa ödeme belgelerini sunmak üzere süre verilmiş ve davalı taraf ödeme dekontlarını sunmuştur.
Bilirkişi raporunda, 19.05.2012 tarihinde yapılan ödeme ile ilgili; davalının 672,03 TL ödediği belirtilmiş, ancak mahkememizce davalının defter kayıtlarına bakıldığında 19/05/2012 tarihinde yapılan ödemenin 2.993,48 TL olduğu, bilirkişinin raporda davacı tarafından 16/04/2012 tarihinde davalıya gönderilen 672,03 TL'lik faturanın sehven davalı tarafından yapılan ödeme gibi raporun 7. Sayfasında yer aldığı anlaşılmıştır. Keza davacının defter kayıtlarına bakıldığında 2012 yılının 5. Ayında davalı tarafından herhangi bir ödemenin deftere kaydedilmediği görülmektedir.
Davalının defterine kaydettiği ancak davacının defterinde kayıtlı olmayan ödemeler; 19/05/2012 tarihinde yapılan 2.993,48 TL'lik ödeme, 14/06/2012 tarihinde yapılan 589,98 TL'lik ödeme ve 13/07/2012 tarihinde yapılan 1.823,80 TL'lik ödemelerdir. Bu 3 ödemeye dair davalı taraf dekontları mahkememize sunmuştur. Bu ödemelerin yapıldıkları gün itibariyle Euro cinsinden değerleri bulunmuş ve 2.367,17 Euro ödemenin davacının defterinde kayıtlı olmadığı, ancak davalı tarafından ödeme yapıldığının yazılı dekontlarla ispatlandığı kanaatine varılmıştır.
Bu durumda davacının, davalının da defterinde kayıtlı olan faturalarından kaynaklı bakiye alacağının toplamı 1.181,46 Euro iken; davalı tarafından yapılan ve davacının defterinde kayıtlı olmayıp dekontlarla ispatlanan ödemeler toplamı ise 2.367,17 Euro'dur. Bu durumda davalının söz konusu açık hesap ilişkisinden kaynaklı fazla ödeme yaptığı ve davacıya borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı her ne kadar takibe dayanak olarak açık hesap ekstresine dayanmamış ve faturaları miktar belirterek dayanak yapmış olsa da; davalı tarafından yapılan ödemelerin söz konusu faturalara istinaden yapıldığı ödeme belgelerinden anlaşılmadığından TBK m.100 gereği yapılan kısmi ödemelerin önce bakiye borçlardan mahsup edildiği, ancak davacının defterinde kayıtlı olup davalının defterinde kayıtlı olmayan 3 faturadaki malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı ve yemin deliline de dayanmadığı, davalının ise yaptığı ödemelerin kendi defterine kaydettiği faturalardan fazla olduğu, davalının açık hesap ilişkisinden kaynaklı davacıya fazla ödeme yapmış olmasına rağmen takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce kendi defter kayıtlarına göre 1.638,66 TL davacıya borçlu olduğu ve bu borcu da takip dosyasına ödediği, bu bağlamda davacının ödenmemiş alacağının olmadığı aksine teslimi ispatlanan mallara karşılık davalıdan fazla ödeme aldığı kanaatiyle aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1.Davanın reddine,
2.Davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3.Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcı, 321,14 TL peşin harç ile alınmış olduğundan fazla alınan 51,29 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan 55,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
7.6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
8.HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9.Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/10/2023 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim ......
(e-imzalıdır)