3. Ceza Dairesi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararının kaldırılması ile hükmün bozulması İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarih ve 2021/8223 Esas, 2022/9302 ... Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.06.2021 tarihli ve KD-2019/605 Karar Düzeltme ... itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 ... Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (kapatılan) ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre "örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükumet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek" Yukarıda beyanları yazılan 09.10.2017-08.11.2017-29.12.2017 tarihli Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin talimat duruşmalarında dinlenen tanıklar ile duruşmada dinlenen tanıkların bir kısmının sanığın örgütsel faaliyeti hususunda bilgi sahibi olmadığını, bir kısım tanıklar ise sanığın sohbetlere geldiğine, bir kısım tanıkların ise sanığın mütevelli heyetinde olduğunu ancak 2013 yılından sonra faaliyetleri hususunda bilgi sahibi olmadıklarını beyan etmeleri, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesini 05.10.2017 tarihli talimat duruşmasında beyanda bulunan tanık ....ın ise " Ben Çorum Osmancık'ta bulunduğum süre içerisinde (darbe girişiminden 2 sene önce) sanığın bu yapıya dahil olduğunu biliyorum ancak ben Osmancık'tan taşındıktan sonra herhangi bir irtibatım olmadığından dolayı ayrılıp ayrılmadıklarını bilmiyorum, sanık Osmancık'ın önde gelen iş adamlarından biriydi, tüm Osmancık tarafından tanınırdı. Sanığın bu yapıya finansal destek sağladığı hususu doğrudur ancak ben bu konuyla ilgili görgüye dayalı bilgi sahibi değilim sadece bu yapıya yakın olduğu ve bağış yapıp maddi destek sağladığı herkesçe biliniyordu, sanığın sohbet toplantılarına katıldığına dair herhangi bir bilgim ve görgüm yoktur, sanığın himmet ya da başka bir şekilde para topladığına ben görgü dahilinde şahit olmadım ancak tüm Osmancık tarafından bu şekilde çevreden bağış topladıkları biliniyordu" tanık ....nin beyanında ise "sanığın mütevelli olduğu ancak kendisinin 2013 yılı 17-25 aralık tarihinden sonra irtibatını kestiği" şeklindeki beyanları nazara alındığında; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde mütevelli heyeti üyesi olup olmadığı, örgütsel sohbetlere katılıp, himmet verip, bağış toplayıp toplamadığının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılmasının temini, örgütsel faaliyette bulunduğunun tespiti halinde ise örgütsel konumunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması, örgütsel faaliyette bulunduğunun kabulü halinde ise örgütün kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra da faaliyet gösterdiğine ilişkin başkaca delil bulunup bulunmadığı araştırılarak ayrıca, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi yahut beyan bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra tespit edilen bilgi, belge ve ifade tutanaklarının CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık olarak anlatımlarına başvurulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken birbirleriyle çelişen tanık beyanlarına dayanarak, söz konusu beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... lehine 5271 ... Kanun’un 308 inci maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. II. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2018 tarihli ve 2017/457 Esas, 2018/439 ... Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun (5237 ... Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 ... Kanun ) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/2896 Esas, 2018/2196 ... Kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dairemizin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/8223 Esas, 2022/9302 ... Kararı ile yapılan inceleme neticesinde sanık yönünden kurulan hükme yönelik olarak sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 ... Kanun'un 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir. 4.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması görüşünü içeren 14.06.2023 tarihli, KD-2019/605 ... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İtiraznamesi ile dava dosyası, Daireye tevdi edilmiştir. III. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Sanığın eylemlerinin, gerçekleştiği tarihte suç sayılmadığına; sanığın ByLock kullanmadığına, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine; 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. V. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 ... Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/8223 Esas, 2022/9302 ... ret Kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın