Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Kabul ve Uygulamaya göre; 4926 sayılı yasanın 34. maddesi uyarınca ön ödeme müessesinde 30 günlük sürenin belirlendiği, soruşturma aşamasında sanıklara ön ödeme önerisinin 28.02.2006 tarihinde tebliğ edildiği, 10.03.2006 tarihinde de iddianamenin düzenlendiği, buna göre 30 günlük yasal ön ödeme süresi beklenilmeden kamu davası açıldığı gibi; 4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasma esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin 30/12/2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18/09/2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, ön ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ile belirlenen Cif değerin Gümrük İdaresinin resen belirlediği cif değerine göre sanığın lehine olduğu gözetilerek, dava konusu eşyanın bilirkişinin belirlediği CİF değerine göre gümrük idaresine hesaplattırılan gümrüklenmiş değerin 4,5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere sanıklara yeniden usulüne uygun ödeme önerisi tebliğ edilerek, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 34. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 30 günlük sürenin beklenmesinin ardından, sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekmesi karşısında yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre; 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunuda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;